GeriUğur MELEKE 2020’lerde ligler hafta içi, Avrupa kupaları hafta sonu oynanabilir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

2020’lerde ligler hafta içi, Avrupa kupaları hafta sonu oynanabilir

Ülke olarak yeni bir futbol düzenine hazırlıklı olmalıyız.

232 üyeli Avrupa Kulüpler Birliği, ‘Avrupa Süper Ligi’ni konuşmak üzere Malta’da bugün toplanıyor. Bu lig kuralamasa bile Avrupa’nın devleri Şampiyonlar Ligi için UEFA’dan yeni ve büyük tavizler kopartacaklardır.

Bugün Malta’da, Avrupa futbolunun kaderini derinden etkileyebilecek bir toplantı var: 232 üyeli Avrupa Kulüpler Birliği’nin 48 saat sürecek oturumlar silsilesinin bir numaralı gündem maddesi, ‘Avrupa Süper Ligi’...

Avrupa Süper Ligi projesi, esasında yeni bir fikir değil. Hatta en kuvvetli seslendirildiği zamanlar da bugünler değil, 2000’lerin başıydı. Yeni milenyumun ilk yıllarında Juventus, Real Madrid, Lyon ve Manchester united gibilerinin başını çektiği G14 (ve sonra G18) isimli elitler paktının da ülküsü hemen hemen aynıydı: “Avrupa futbolunun lokomotifi bizleriz. Şampiyonlar Ligi tarihinde oynanan tüm finallerin biri dışında hepsinde biz varız. 2006 Dünya Kupası’na giden tüm futbolcuların yüzde 22’si bizden. Seyirci bizim için statlara geliyor, futbolsever bizim için dekoder alıyor. Eğer Avrupa futbol pastasının esas aşçıları olan bu 15-20 kulübe hak ettiğini vermezseniz, pastamızı alıp gitme niyetindeyiz”

KENDİNİ FESHETTİ

G14’ün ömrü 8 yıl sürdü. Jean-Michel Aulas’dan başkanlığı devralan son lider David Dein’in uEFA ve FIFA ile yaptığı görüşmeler sonucu bu pakt, 2008’de kendini fesih kararı aldı. Ama fesih öncesi alınan tavizler de önemliydi: Dev kulüpler, yeni bir başarı modeli aracılığıyla Şampiyonlar Ligi gelir havuzundan aldıkları payı artırdılar. Ayrıca FIFA’yı milli takımlara verdikleri oyuncu başına günlük 40 bin Euro tazminat ödemeye ikna ettiler. Yaklaşık 20 yıl sonra bugünkü tablo da benzer. Devler 

yine masada, pastadan yine daha fazla pay almak istiyorlar. Doğrusu ben de bir ara Avrupa Süper Ligi fikrinde ciddi olduklarını zannetmiştim. Ama artık düşüncem farklı: Avrupa Süper Ligi, ete-kemiğe büründürülmek istenen gerçek bir proje değil. Sadece bir tehdit aracı. Büyükler, uEFA ve FIFA’yı ‘pastamızı alır gideriz’ tehdidiyle köşeye sıkıştırıp, aldıkları payı artıracaklar sadece.

YERELE YENİ MODEL

2000’lerde Juventus ve FIAT’ın sahibi Agnelli ailesinin avukatı Franzo Stevens’ın kanaat önderleri içinde olduğu Avrupa Süper Ligi fikrini, son 1 yıldır da oğul Agnelli canlı tutuyor. 44 yaşındaki Andrea Agnelli, 9 yıldır Juventus’un, 2 senedir de ECA’nın (Avrupa Kulüpler Birliği’nin) başkanı. Ve birkaç ay önce guardian’a bir röportaj vererek tehditlerini sıralıyor: “Avrupa’nın devleri, kendi liglerinde daha az maç oynamalılar. Yerel ligler yeniden dizayn edilmeli, takım ve küme sayısı azaltılmalı. Avrupa Süper Ligi katılımcısı takımları, kendi liglerinde 6 tane U23 oyuncuyla oynamaya mecbur olmalı.”

FIFA başkanlık seçimi ve ECA toplantısı arifesinde, Mayıs-Haziran döneminde seslendirilen görüşler de aşağı yukarı şöyle: “2024-2’le birlikte Şampiyonlar Ligi’nin 32 takımının 24’ü kalıcı bilet sahibi olmalı. Her yıl sadece kalan 8 bilet için elemeler oynanmalı. 64 takımlı Avrupa Ligi de kıtanın ikinci kümesi fonksiyonunda çalışmalı”

20 takımlı Spor-Toto Süper Lig mümkün değil

AVRUPA Süper Ligi’ projesinin karşıtları içindeyse Avrupa Ligleri Birliği Başkanı Lars-Christer Olsson, İngiltere Futbol Federasyonu adına David gill ve Almanya Futbol Ligi Başkanı Reinhardt Rauball var. Makaleyi buraya kadar okumaya zahmet ettiyseniz zaten şu anda aklınızda şu fikir de belirmiştir: İngiltere ve Almanya’nın desteklemediği bir Avrupa Süper Ligi mümkün olabilir mi ki? Elbette olamaz. Zaten böyle bir lig de muhtemelen kurulmayacak. Esas mesele, 2024’te mevcut Şampiyonlar Ligi sponsor anlaşmaları ve takvimi bittiğinde, yeni üç yıllık döngüden alınacak ekonomik pay.

Tekrar edeyim, 2024’te Avrupa Süper Ligi’nin kurulacağını zannetmiyorum. Ancak bizim gibi ikinci halka ülkelere daha fazla sıkıntı verebilecek şu gelişmelere de hazırlıklı olmamız gerekebilir:

1- Wild card benzeri bir uygulamayla Manchester united, Milan, Lyon gibi kulüplere her yıl bilet garantisi.

2- Şampiyonlar Ligi’nin 4’lü 8 grup yerine 8’li 4 gruptan oluşması. Gruplardaki maç sayısının 6’dan 14’e çıkışı. Grupların biraz daha sürprize kapalı hale gelmesi.

3- Şampiyonlar Ligi grup maçlarının bir kısmının Cumartesi-Pazar’a kaydırılması.

4- Hatta bu tezimi biraz daha ileriye götüreyim: Orta vadede hafta sonları daha çok Şampiyonlar Ligi, hafta içi daha çok yerel lig maçının oynanması.

5- Bu gelişmelerin endirekt bir sonucu olarak yerel lig takviminin sıkışması. Top 5 ligin 18, bizim gibi ikinci halka turnuvaların da maksimum 16 takımlı yapılanmak zorunda kalması. Yani biz kendi sığ gündemimizde 20 takımlı Süper Lig’i tartışırken, bir süre sonra 18’e bile razı olacak hale gelmemiz.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle