GeriYazarlar EuroLeague Beklemez
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

EuroLeague Beklemez

NBA’de takımların sezon içinde temel problemleri çözecek kadar vakti yoktur. Neredeyse iki günde bir maç olduğu için takımlar sezon başladıktan sonra oyun şablonlarını ancak geliştirebilirler – sıfırdan bir kurgu yaratamazlar. Bu nedenle sezon planlaması kritiktir. Benzer bir durum artık EuroLeague için de var. Yerel lig ve kupa maçlarının yanında 30 maçlık EuroLeague sezonunda maçlar arka arkaya geliyor ve lig sizin yapısal problemlerinizi çözmenizi beklemeden cezayı kesiyor.

Bu sezonki 16. EuroLeague maçına Efes halen oyun kurucu, şutör ve atlet oyuncu eksikliklerini çözebilmiş değil. Hatta sezon ortasında gelen ve bir önceki koça göre oyun kurgusu çok farklı olan bir koçtan takımı düzlüğe çıkarması bekleniyor. Sorunu şöyle netleştirelim: 2006’dan beri kazanamadığınız OAKA deplasmanına şartlar gereği göndermeyi planladığınız guard Josh Adams ile başlıyorsunuz! Dahası rakibin saha içi yöneticisi Calathes’in sakatlıktan döndüğü maçta Efes’in temel skoreri McCollum muhtemelen aşırı yüklenme nedeniyle sakat olunca oyuna çeşitlilik getirme noktasında büyük bir fark olacağı baştan belli oluyor.

Daha ilk çeyrekte 10-0’lık seri ile çift haneye çıkan maç 40 dakika boyunca ne skor olarak ne de oyun kontrolü olarak ortaya geldi. Türk takımlarına karşı genelde üstün performansla oynayan KC Rivers bu sefer gününde olmasa da PAO takım halinde 23 asist ile 35 saha içi isabeti bulurken Efes sadece 13 asist ile 31 saha içi isabeti buldu. Üstelik Pascual rahat bir şekilde rotasyona da giderek takımı yormadan Efes’e 90 atmayı başardı. Özellikle dokuz dakika parkede birlikte kalan mobil/adam değişebilen ve şut atıp sahayı açabilen Calathes-Lojeski-Ante-Gist-Singleton beşinin (modern basketbol beşi) Efes’e 12 sayı fark atması gözden kaçmamalı. Ataman ise maçın ölü dakikaları hariç böyle bir beş çıkaramadı.

Ligdeki geçen 15 maçta ortalama offensive rating’i (hücum verimliliği) 98 olan PAO’nun bu maçta bu istatistiği 120’ye çıkarması Efes’in rakiplerini olduğundan çok daha iyi gösterdiğinin bir kanıtı olarak ele alınabilir. Buna rağmen Efes halen kadrosunu netleştirebilmiş değil. Açıkçası lig bitene kadar bu iş başarılırsa yetkililere üstün hizmet madalyası verilebilir. (Efes’in kadrosunu kuranlar ne kadar kalitesiz-yetenek tavanı EuroCup takımlarını geçmeyen ve tek yönlü bir kadro kurduğunun farkına varmıştır umarım.)

PAO’nun gücü ne olursa olsun OAKA Avrupa’nın en zor üç-dört deplasmanından biridir. Ayrıca Yunan takımları her zaman iyi savunma yapan takımlar olduğu için deplasmanda 90 yediğiniz bir maçta PAO’yu yenmek neredeyse imkansızdır. Bu çok güçlü takımların da başına gelebilir. Ancak Efes gibi EuroCup’a katılsa bile zorlanacak bir kadro yapısı olan takımın başına Ataman değil Popovich veya Carlisle bile gelse böyle maçları almak mümkün olmuyor. Zira başta da dediğim gibi EuroLeague takımları sizin “hazırlanmanızı” beklemiyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle