« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Dünya futbolunun temiz rengi: Şenes Erzik

ANGEL Villar...

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Serhan Asker

Serhan ASKER

Bir zamanlar İspanya futbolunun bir numaralı ismiydi. Hem de 29 yıl! Matadorlar, onun döneminde 2 Avrupa, 1 kez de Dünya şampiyonu oldu. En son UEFA Hakem Komitesi’nin başkanıydı. Rio 2014’te Mehmet Arslan, grup aşamasında elenen İspanyolların halini sorduğunda “Oley, Oley next Champion” (Yaşasın yeni şampiyon) diyerek verdiği cevap, hâlâ hafızamda..

2015’te FIFA’yı sarsan yolsuzluk soruşturmasıyla bütün görevlerinden ayrılmak zorunda kaldı..

Michael Platini... Dünya futbolunun göz bebeklerinden. Fransa’yı 1984’te Avrupa şampiyonu yaptı. UEFA Başkanı’yken adı yolsuzluk skandalına karıştı. Görevden el çektirildi.

Sepp Blatter... 2014 Dünya Kupası’nda tanıştık. Herkes ona saygı duyuyordu. Dünya medyası peşindeydi. O sadece Hürriyet’e konuşmuştu. Ne havalıydı o günlerde. Ancak kupadan hemen sonra kendisini yönetim kuruluyla birlikte yolsuzluk iddialarının içinde buldu. Direndi. Fakat futbol dünyasını suçsuzluğuna ikna edemedi. Bıraktı...

Görevlerini bırakmak zorunda kalan bir çok isim içerisinde sadece bu üçünü yazdım. Hem FIFA hem de UEFA’da bir çok ünlü isim gitti. Gidenlerin hepsi de deve dişi gibi adamlardı. Hepsi de yolsuzlukla suçlandı.

INFANTINO’NUN ELİNİ ÖPTÜĞÜ ADAM

Bu kadroların içinde bir isim vardı ki tüm suçlamalardan alnının akıyla çıktı. Onu da didik ettiler ama bir sey bulamadılar. O bir Türktü. 30 yıldan fazladır UEFA ve FIFA’da bizi başarıyla temsil eden Şenes Erzik...

Onun dünya futbolundaki saygınlığına defalarca şahit oldum. Efsane futbolcular Beckenbauer, Davor Şuker, Dassaev, Boniek, Lato, Pele gibi isimler için Erzik, ‘büyük, saygın bir futbol adamı’.

Görevinin bitmesi üzerine UEFA, onuruna görkemli bir veda gece düzenledi Viyana’da..

2017 Şampiyonlar Ligi finalinde şeref tribününde UEFA’nın yeni başkanı Infantino’nun elini öpmesi, dünya futbolunun en üst perdeden Şenes Erzik’e hürmetinden başka bir şey değildi.

KARABAĞLILARIN GÖNLÜNDEKI YERİ AYRI

Sadece ülkesi için kafa yormadı. Dost ülke Azerbaycan’ın Avrupa futbol platformunda yer alması adına büyük emeği var.

“Azerbaycan Avrupa kupalarında yer alıyorsa bunu Sayın Erzik’e borçluyuz” diyen kişi devlet başkanı İlham Aliyev’dir.

Bu yıl Şampiyonlar Ligi’nde ilk kez gruplara kalan Karabağ, üst akıl olarak daima Şenes Erzik’e başvurdu. Erzik’in önerisi doğrultusunda Serpil Hamdi Tüzün modeliyle nereden nereye geldiklerini gördük.

Tıpkı 1990’lı yıllarda özerk ilk Futbol Federasyonu Başkanı olarak, Türk futbolunda başlattığı zihniyet devriminde olduğu gibi...

Geçen günlerde TRT Haber için yaptığım ‘Futbolun Masalları’ programına konuk olan Erzik, “Merhum Turgut Özal, futbolun özerkleşmesine büyük katkı yaptı. Sayın Recep Tayyip Erdoğan da modern stadyumlar konusunda kişisel olarak çok büyük gayretler gösterdi. Onların hakkı inkâr edilemez” dedi.

Bu destekle yapımı süren bir çok stadyum inşaatı var. İşte bunlardan birisinin adı mutlaka Şenes Erzik olmalı.

Altyapı konusunda Turkiye’ye model olan Altınordu Kulübü bünyesindeki sahalardan birisinin adını Şenes Erzik olarak ilan etti. Başkan Mehmet Sait Özkan, Erzik’i doğum gününde tesislere davet etti ve bu jesti yaptı. Vefa böyle olur işte...

Ama yetmez. Bir “Şenes Erzik Stadyumu”, ona çok yakışır.

ARTIK DÜNYA FAIR PLAY DİPLOMASI VAR

“Çünkü” diyerek, yazının başına döneceğim. İsmini saydığım o büyük futbol aktörleri yolsuzluk belası yüzünden uzaklaştı futboldan. Onların arasında bir tek Şenes Erzik temiz kaldı. Ve Olimpiyat Komitesi toplanıp bir karar aldı. Oy birliğiyle ona minnet duygularını takdim etti: Dünya Fair Play Diploması verdi. Ve bu haber ne yazık ki bizim medyada yeterli ilgiyi görmedi. Oysa haber, bizim için muazzam bir gurur değil mi?

Özdemir Asaf diyor ya, “Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler”...

İşte o Şenes Erzik dünya futbolunun o karmaşasında, o çalkantılı atmosferinde hiç kirlenmedi. Bizi mahcup etmediği gibi örnek ve temiz olduğu sporun en büyük nişanıyla taçlandırıldı.

O renklerin en güzelinden olan ‘mavi’ kaldı.. “Şiirin rengi olsa mavi olurdu” diyen Edip Cansever tadında. Sezai Karakoç çelebiliğinde. Federico Garcia Lorca duygusallığında. Pablo Neruda kibarlığında.. Teşekkürler Şenes Erzik...


Bunları da Beğenebilirsiniz