"Orhan Efe Özenç" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Orhan Efe Özenç" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Orhan Efe Özenç

Galip yine galip

Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nin sekizinci haftasında Beşiktaş Sompo Japan, deplasmanda Bandırma Banvit’i zor da olsa 87-83 mağlup ederek ligde üst üste beşinci galibiyetini elde etti. Maçın kahramanı 24 sayı ve 9 asistle oynayan ve maçın bitimine doğru en kritik anda eli titremeden üçlüğü atan Boatright (6/8 üçlük) olurken, maça ilk beşte başladıktan sonra 27 dakika sahada kalıp 14 sayı 4 ribaunt 2 top çalma ile oynayan Earl Clark da nihayet sakatlığın tüm etkilerinden kurtulduğunu ispatladı.

 

Milli maçlar için verilen bir buçuk haftalık aranın ardından, Semih’in Letonya maçında sakatlanması ve bu arada İBBSK ile oynanan hazırlık maçının en skoreri Can Mutaf’ın da bu maça getirilmemesi sebebiyle, Beşiktaş normalin üzerinde bir dezavantajla maça çıktı. Fakat, gerek Clark’ın geçen sezonki formuna dönüş sinyalleri vermesi, gerek en sonunda rotasyona (zaruretten de olsa) giren Samet’in kısa zamanda oyunun her alanında fark yaratması, gerekse de Boatright’ın muhteşem bir gününde olması sayesinde, Beşiktaş, sonlarda ilk kez geri düştüğü maçta çabuk toparlanarak önemli bir galibiyet daha elde etti. Bu da bizlere, galibiyet kültürünün Kara Kartallar’da bir alışkanlığa döndüğünü gösteriyor.

Her iki takımın da nispeten yumuşak bir savunma kurgusuyla başladığı maçın ilk dakikalarında taraflar topu pota altına indirmeyi tercih etti ve Siyah-Beyazlılar’ın ilk sayılarını Lima’dan geldi. Fakat Beşiktaş’ın kısaları karşılarında baskısız bir müdafaa görünce ardı ardına üçlükler sıralamaya başladı; Banvit ise, Vidmar’ı boyalı alanda topla buluşturmakta ısrarcı davrandı ve dış şutörlerin maça hızlı girememesi sonucu fark Beşiktaş’ın lehine giderek açıldı. Her iki takımın da ilk beşindeki tek Türk oyuncu olan (Ukrayna maçıın kahramanı) Tolga’nın şanssız ıskalarına bir de Rautins’in ve Taylor’ın suskunluğu eklenince, ilk çeyrek 31-25 Beşiktaş lehine sonuçlandı.

Bu noktadan sonra savunmayı agresifleştiren ve baskıyı arttıran Banvit, Vidmar’ın kendisinden daha çabuk olan Lima’yı zekâsıyla faul problemine sokması ve onun yerine oyuna giren Sertaç’a da sertlikle üstünlük sağlaması sonucunda farkı azaltmaya başladı. Bu bölümde Caloiaro ve benchten gelen Kulig takımın skor yükünü üstlenirken, özellikle Kulig’in hareketliliği ve geniş hücum yelpazesi Beşiktaş’a bir hayli sorun yarattı. Vidmar-Kulig ikilisinin yan yana denendiği iki uzunlu sistemde ise, Beşiktaş’ın ikili oyun savunmaktaki zaafları iyide iyiye nüksetti ve fark 4-6 sayı bandında kilitlendi. Bu bölümde Tolga ve Can’ın asistleri kadar, benchten gelip X-Faktör olan Thomas’ın ekstra sayıları da maça damga vurdu. Beşiktaş ise bu ivmeye, Boatright’ın yüksek tempodan gelen isolation temelli üçlükleri ve Sertaç’ın orta mesafe isabetleri ile karşılık vererek devreyi 42-48 önde kapattı. Diebler’ın orta mesafeden dribbling üstü isabetleri, Beşiktaş adına kilit bir unsur oldu.

Savunmayı keskinleştirmek için Weems ve Kenan’ı oyuna alan koç Ufuk Sarıca, bu ikilinin hücumda geceyi sönük geçirmesi nedeniyle rotasyonu genişletmekte zorlanırken, üçüncü çeyrekte tam bir Strawberry – Boatright fırtınası esti. İçeriye top indirmeyi fazlaca ihmal eden Beşiktaş’ta bu ikilinin Clark’a asistleri ve düzen dışından gelen ekstra sayıları, farkın bir anda 15’e kadar çıkmasını sağladı. Banvit ise, doğru oynamasına karşın, başta Taylor ve Rautins’in ıska geçtiği şutlar yüzünden aradığını bulamadı.

Lakin Vidmar’ın Lima’yı son çeyrekte 5 faulle oyun dışı bırakması sonrasında, topsuz koşularını her defasında sayıya çeviren dâhi Caloiaro önderliğinde Thomas ve Kulig (ve de teknik faulü en iyi şekilde cezalandıran Rautins) farkı azar azar kapatıp önce skoru 79-79’a getirdi. Ardından da Diebler’ın üst üste üç pozisyonda erken, düzen dışı ve zorlama üçlük deneme (ve de hepsini kaçırma) vakası sonrasında Thomas’ın sayılarıyla Banvit maçta ilk kez öne geçti. Fakat Strawberry ve Boatright’ın clutch anlarındaki dev isabetleri (özellikle de Boatright’ın üçlüğü kırılma ânıydı) ve Diebler’ın faul çizgisinden teklememesi sonucunda, sonlarda üst üste iki kritik top kaybı yapan Banvit maçı kazanma şansını elinden kaçırdı.

İnatçılığı ve geri dönüşlerdeki ustalığı ile takdirleri bir kez daha toplayan, bilhassa son topların müdafaasında elinden geleni yapan Bandırma temsilcisinde Caloiaro (17s 8r – büyük takımlara tavsiye olunur) ve Thomas (16s) en skorer isimler olurken, bench katkısı kilit unsur oldu. Beşiktaş ise galibiyete dış şut yüzdesi (11/15) ve serbest atış isabetlerinin (20/25) yanı sıra, Strawberry-Boatright ikilisinden toplam 16 asistin gelmesi ve de sadece 8 top kaybedilmesi ile ulaştı. Kısaca özetlemek gerekirse:

1) Milli maçlar herkese zarar vermiş; Semih’in sakatlığı, Vidmar ve Tolga’nın yorgunlukları bunun delili oldu.

2) Semih sakatken, hücum yelpazesi ondan daha geniş olan Samet’in böyle oynaması Beşiktaş için gerçekten çok önemli. Samet, Tofaş günlerindeki gibi hücum ederse, takım bambaşka bir seviye yakalar.
3) Beşiktaş seyircisi, küfürlü tezahürattan anonsa sebep olsa bile, takımını yine yalnız bırakmadı.

4) Dış şutlar ve dış savunma, yine galibiyetin anahtarı oldu. Fakat pota altı savunması ve hücum ribauntları (ribauntlarda 25-34 Banvit üstündü) riske edildiği için, maçın koparılması, farkın korunması zorlaşıyor ve rakibe kolay ikinci şans sayıları ve de geri dönüş fırsatları armağan ediliyor. Clark ve Samet’in rotasyonda öne çıkması buna bir panzehir olabilir.
Avrupa maçları da dahil edilirse, Beşiktaş üst üste 9. galibiyetini aldı. Galip, yine galip gelmeyi bildi. Herkese tebrikler...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI