GeriOnat Bolat İzmir'de deniz çalındı!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İzmir'de deniz çalındı!

Onat Bolat yazdı.

‘’İzmir benim rüyalarımın sahil şehriydi. Kordonboyu’ndaki iki katlı seyrek binalar, bahçeler içindeydi. Ağaçlar ve çiçekler arasındaydı.’’ Aydın Boysan, gitmeden bize bıraktığı Aynalar adlı kitabında İzmir’i böyle tanımlamıştı. Şehir, o eski nostaljik yapı artık yerini daha yükse katlı binalara bırakmış olsa da, şehrime geri döneceğim için çok heyecanlıydım. Çünkü İzmir benim için hala rüyalarımın sahil şehriydi. Karşıyaka ise basketbol sevdamın başladığı durak. Hafta sonu o duraktaydım. Pınar Karşıyaka’yı evinde izlemek için… O ruhu, o atmosferi bir kez daha tatmak için…

Pınar Karşıyaka evinde oynadığı karşılaşmada play off hattındaki ekiplerden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni 84-76’lık skorla mağlup ederek sekizinci basamak ile arasındaki galibiyet farkını ikiye indirdi.

Geçtiğimiz haftalarda Karşıyaka’nın tekrardan yeni bir takım olduğundan bahsetmiştim. Banic ve Byron Allen transferleriyle setlerin dahi değişeceğini, bu yüzden Karşıyaka’nın zamana ihtiyacı olduğunu vurgulamıştık. Bu nedenlerden dolayı hafta içi Petkimspor ile yapılan hazırlık karşılaşmasında Byron Allen’ın tarak kemiği kırıldı ve bir süre sahalardan uzak kalacak. Her şeye rağmen haftalar sonra ligin alt sıralarından kurtularak play off barajına doğru sessiz sedasız yaklaşan Yeşil Kırmızılı ekip beşinci galibiyeti için parkedeydi. Tribünlerle beraber bütünleşmeyi başaran oyuncular, galibiyeti adeta söktü aldı. Top için yere atlayan oyuncularla her pozisyon için boğazını yırtan taraftarı bir arada görmek, boş salona oynayan büyük bütçeli takımların olduğu ligde basketbol severleri mest etti. Ayrıca merhum Münir Özkul ve Aydın Boysan’ı, yaptırdıkları yüz maskeleriyle anan Karşıyakalılar yüzlerde tebessüm bırakmayı başardı.
Genel olarak takımın havasına geldiğimizde, Karşıyaka her geçen gün uyum sorunlarını azaltan bir takım hüviyetinde. Oyuncuların ilk haftalardaki bireysel tavırları yerini bir bütün olmaya bırakmış durumda. Takımın bu performansını sezon sonuna kadar yayması halinde Karşıyaka’yı bahar döneminin sonuna kadar izleyebiliriz. Camianın da hakkettiği budur.

Oyuncu özelinde bir değerlendirme gerekirse Türk oyuncular rollerini benimsemişler. Metin, Berk ve Egemen’in hücumda zaman zaman liderliği almaları, yabancı eksenli giden bir lig için umut verici. Wood’un son haftalardaki performans düşüşünü önceki yazılarımda söylemiştim. Rotasyona katılan yeni oyuncularla birlikte hücumda rolünün azaldığını, bu tarz bir saf şutörün devre dışı kalmasının Karşıyaka’ya olumsuz yansıyacağını söylemiştim. Korkulan olmadı ve Wood’un üstüne çizilen yeni setleri görmek içimi ferahlattı. Wood’un pota altına yaptığı penetrelerle boş sayılar bulması ve klasik üçlüklerini tekrar potaya yollaması galibiyetin anahtar parçalarından biriydi. 12 sayı bulan Amerikalı oyuncunun bu takımdaki rolü gerçekten çok önemli. Bugün, ilk haftaki Anadolu Efes maçını saymazsak, sahada gerçekten komple bir takım vardı.

Her ne kadar çok kaliteli ve güzel bir oyun izlesek de, rakip takım oyuncularının hakemi etki altına almaya çalışması, Karşıyaka oyuncularının ve taraftarının tahrik edilme denemeleri basketbola yakışmayan detaylardı. Neyse ki taraftar tribünde, oyuncular sahada en iyi cevabı verdiler.
a
Jones, Kennedy ve Waters takımın liderliğini üstlenmiş oyuncular. Roller artık çok keskin ve önemli anlarda bu üçlü sorumluluk almaktan çekinmiyor. Byron Allen’ın dönüşüyle de hücum opsiyonları artacak, dakikalar daha iyi dağılacaktır. Tabii burası Karşıyaka. Yarın her şey tersine dönebilir. Bir sonraki gün ise zafere yürünebilir. İki duruma da hiçbir Karşıyakalı şaşırmaz. İkincisi ise herkesin ortak isteği… Karşıyaka hüznün ve sevincin aynı anda yanabileceği nadir yerlerden. Haftaya alınacak olası bir Banvit galibiyeti ligin orta sıralarını bir hayli karıştıracaktır.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle