GeriMustafa Çulcu Biz şimdi kime inanacağız?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Biz şimdi kime inanacağız?

Hakem adaylarına verilen ilk derslerde 'Havadaki topa değil aşağıya bakın. Faulü havadaki top değil aşağıdaki oyuncular yapar' diye anlatılır.

Anlı şanlı FIFA hakemi Mete Kalkavan hala daha havadaki topa bakıyor, aşağıda Atiba'nın yaptığı penaltıyı kaçırıyorsa, Quaresma'nın hareketine kırmızı yerine sarı kart çıkarıyorsa hakemlerimizde büyük sıkıntı var demektir. 

 

Pozisyonun doğruluğuna yanlışlığına bakmanın ötesinde, hakemin verdiği penaltı ile kırmızı yerine çıkardığı sarı kart esnasındaki vücut diline bakmak lazım. 

 

İlginç olan ise sanki dünya tersine döndü. Hakemleri bağlı olduğu kurumlar değil de kulüpler korumaya başladı. Kulüplerimize teşekkür ediyoruz da sanki bu işte bir tuhaflık var!

 

Beşiktaş-Antalyaspor maçında Tosic'in kayarak gelip aldığı topa İtalyan eğitmen Roberto Rosetti "Faul yok" diyor. Bu cevap anında bazı özel yorumculara MHK başkanı tarafından servis ediliyor. 

 

ÖZEL YORUMCULARA SERVİS!
Sayın Rosetti şu an Türkiye'de. Bakalım bu haftaki pozisyonlarla ilgili yorumları da o özel yorumculara servis edilecek mi? Madem başlattınız, kurumsal saygınlık adına bari devam edin. Edin ki kamuoyu aydınlansın.

 

Rosetti, geçen ayki seminerde İzlanda-Finlandiya maçında İzlanda'nın attığı 3. golden sonra ensesinden çekilip çevrilen Norveçli hakem Oddvar Moen'in pozisyonunu gösterip, "Bizim bu şekilde hata yapan hakemlerle yolumuza devam etmemiz mümkün değil" diyerek hakemlerin dikkatini çekmişti.

 

'En çok gelişim gösteren hakem' diye işaret ettiği Ali Palabıyık bu hafta saha içinde M.Başakşehirli Emre'den resmen sözle dayak yedi. Bakalım aynı Rosetti bu pozisyona ne diyecek? 

 

Kalesinden çıkıp 50 metre ilerideki yardımcı hakeme itiraza gelen Muslera'ya çıkmayan sarı karta ve olayı görmezlikten, duymazlıktan gelen yardımcı Hakan Yemişken'e ne diyecek?

 

22 HAKEMİN ÜÇÜ HİÇ MAÇ ALAMADI
Profesyonel 22 kişilik kadroda bulunmalarına rağmen üç hakem (biri sakat) şu ana kadar hiç maç alamadı. 

 

Üç hakem ancak 1'er maç, iki hakem ise 2'şer maç yönetebildi. Ama skandal hatalarına rağmen 10-12 hakem her hafta maç yönetmeye devam ediyor. Deniz Ateş Bitnel "Geçen sezonki Galatasaray-Trabzonspor maçında beni yardımcılarım yaktı" diyor. O yardımcılardan Ceyhun Sesigüzel bu demeçten bir hafta sonra Beşiktaş-Trabzon maçında yine yardımcı hakem! 

 

Volkan Bayarslan şu ana kadar ligde 2 maç yönetti. İkisi de Gaziantepspor'un maçları. Şaka gibi...

 

Evet, hakemler hatalı ve kötü gidiyorlar. Peki hakemleri bu duruma düşüren, hatalı atamalarla 10 hafta gibi kısa bir sürede bu derece yıpratan hakem yöneticilerinin hiç mi günahı yok?

 

İŞİMİZE GELİNCE UEFA, İŞİMİZE GELMEYİNCE YERLİ MALI...
UEFA hakemliğinin en tepesi Collina, "Bir oyuncu kayarak geliyorsa, ceza alanı içinde eline koluna dikkat edecek" diyor. Bizimkilerin yorumları ise Collina'nın anlatımlarına değil de esen rüzgarın yönüne göre değişiyor. Biz şimdi kime inanacağız?

 

İşimize gelince UEFA, işimize gelmeyince yerli malı olmaz...

 

20 Ekim 1991'deki genel seçim için rahmetli Süleyman Demirel meydanlara çıktığında, "Seçildiğimde her aileye üç anahtar vereceğim. Ev, iş, araba anahtarları bunlar" der. Oyların yüzde 27 sini alarak 20 Kasım 1991'de SHP ile bir koalisyon hükümeti kurar. İktidara gelen rahmetli Demirel anahtarları vermeyince sorular yağmaya başlar. O da, "Seçim öncesi böyle vaatlerde bulunulur. Söz verdik yerine getiremedik n'apalım" der. Bu sefer gazeteci, "Bu yalana, kandırmacaya girmez mi?" diye sorduğunda, "Fazla ileriye gitme ben bir Başbakanım" der.

MHK Başkanımız da eski bir siyasetçi, ben de rahmetli Demirel'e soru soran gazeteci gibi daha fazla ileriye gitmeyeyim. Ama şimdilik...

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle