GeriMetehan Şahin İdrak edememek
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İdrak edememek

İdrak edememek

Artık Trabzonspor maçlarını başka bir gözle izlemeye başladım. Takımın kazanıp kazanmayacağı değil de, Rıza Çalımbay'ın yaptığı hataları, yanlış taktik tercihlerini, saçma oyuncu yerleştirmelerini ne zaman idrak edeceği, hatasından ne zaman döneceği, herkesin açık açık gördüklerini ne zaman göreceğini ve bu akıl tutulmasından nasıl kurtulacağını merak ile bekliyorum.

Gençlerbirliği maçında o kadar fazla saçmalıklar, o kadar fazla hatalar var ki Rıza Hoca'nın ne yapmaya çalıştığını hala anlamıyorum. Ama tek bir şey artık garanti artık. Rıza Hoca'nın Trabzonspor kariyeri maksimum bu sezon sonuna kadar gidecektir. Dahada ileriye gitmesi çok mümkün görünmüyor. En azından böyle umut ediyor Trabzonspor taraftarı.

BERO?

Son haftalarda takımın en önemli silahı sağ açıkta gerek vizyonu, gerek çabukluğu, gerek yaratıcılığı ile Abdülkadir idi. Hücumda her oyuncu için bir soru işareti koyarken ilk formayı aldığından beri istikrarlı bir şekilde oynayan tek oyuncu olan Abdülkadir'in yerini değiştirip, onu solda başlatmak nasıl bir mantık hala anlam veremiyorum. Üstelik Abdülkadir'i yerinden etmenize sebep olan oyuncu Bero olunca işler dahada fazla anlamsızlaşıyor. Bero'nun oyundan çıkması ise 58 dakikayı buluyorsa, ve bu 58 dakikada hayalet gibi neredeyse hiç iş yapmıyorsa, burada ki tercih büyük bir gizem yaratıyor. Castillo ile başlamak, herkesin görebildiğini görmek bu kadar zor olmamalı Rıza Hocam. Castillo'nun 30 dakikada yaptıklarına, Bero 60 dakikada yaklaşamadı bile. Her maç böyle tercihler yapıyor Rıza Hoca ve bu ne zaman son bulacak hiç bilemiyoruz. Sırf Bero'yu oynatmak için en önemli oyuncunu en verimli mevkisinden edip(Abdülkadir), ligin maç başına en fazla adam eksilten oyuncusunu(Castillo) yedekte başlatıyorsanız bu işte ciddi bir problem var demektir. Bu sadece belli şeyleri idrak edememektir.

BASKI ALTINDA

Çalımbay takımın başına geçtiği ilk günden beri en büyük sorunlardan biri Trabzonspor'un baskı altında geriden oyun kuramamasıydı. Rakip takım orta sahaya dar alanda baskı kurduğu durumda Trabzonspor'un tamamen eli ayağı bağlanıyor ve 3.bölgede çoğalamıyor. Ayağı temiz bir stoper olmaması bu durumun üstüne konulan güzel bir çilek oluyor. Tamamen rastgele uzun topa yönelen Trabzonspor ise bolca top kaybediyor. Özellikle ilk yarıda Gençlerbirliği oyunu dar alanda oynayarak rakibinin neredeyse hiç aktif olmasına izin vermedi. Hala bu sorunun devam etmesi, hala en ufak bir gelişme görmemek, hala baskı altında topu rakibe hediye etmeye devam etmek Rıza Hoca'nın sınıfta kaldığı bir konu olarak daha önümüze geliyor. Sorunlar sabit, hatalar sabit ama hala bir idrak, bir çözüm önerisi yok.

ROL DEĞİŞİMİ

İlk yarıda oyunu dar alanda oynayıp, rakibi orta sahada bunaltıp, nefes aldırmayan ve hücum konusunda oldukça kısır tutan Gençlerbirliği ve Ümit Özat ikinci yarıya Pogba'yı çıkartıp, Aydın'ı oyuna alarak başladı. Ve bu değişiklik ile artık defans yapan değil, oyunu geniş alanda oynayıp hücum yapan taraf oldu. Tabi bu sırada Trabzonspor'da hiç bir şey değişmedi ve hala aynı düzen ile devam etti. Rakip hamlelere tepki bile 15 dakika ardından geldi. Ki Castillo oyuna girene kadar 3 net gol fırsatına girdi Gençlerbirliği. Rıza Hoca ise hala köşede bekliyordu. Maç başı kadro kalitesi, piyasa değeri olarak defans yapması beklenen Ümit Özat karşısında bu kadar korkak oynayan bir takımı görünce iyice yüklenmeye ve 3 puan için saldırmaya başladı. Trabzonspor'da hücum adına sıfır yarar sağlayan Bero 60 dakika sahada kalırken, Ümit Hoca; Aydın, Deniz ve Jailton olmak üzere 3 oyuncu değişikliğini de hücum bölgesinden yaptı. Bu bile güzel bir özetti aslında. Kaçan penaltıyı saymazsak Trabzonspor 2 puan kaybeden değil, 1 puan kazanan oldu.

KOLAY DEĞİL

Ümit Özat ile yükselişe geçen Gençlerbirliği deplesmanı kesinlikle kolay bir maç olmayacaktı. Ancak bu şekilde berabere kalınması, ilk gün ile bugün arasında bir arpa boyu yol gidilmediği görmek, bazı eylemlere geçmek için bir işarettir belkide. Trabzonspor'un kadrosu oldukça iyi. Oyuncu kaliteleri yüksek. 1-2 eksik anca sayabiliriz. Geçen yıllar gibi 20 oyuncu alıp, 20 oyuncu satmaya gerek yok. Yapılması gerek basittir. Oyuna etki edebilen, nüfuzlu, başarılı bir hoca alınmalıdır. Rıza Hoca için ise sayılı günler başlamalıdır. Kasımpaşa, Antalya kafasından çıkamayan Rıza Hoca ise son günlerinde istediği kadar Bero'yu oynatabilir.

BİREYSEL PERFORMANSLAR

Bireysel performanslara gelecek olursak Kucka, Bero ve Rodallega hariç vasatın altına inen oyuncu yoktu. Göze batanlar ise Kamil, Abülkadir, Hubocan ve Sosa idi. Ancak bireysel performanslar için söylenmesi gerek şey 'rotasızlık ve hedefsizlik'tir. Trabzonspor oyuncuları net bir şekilde hedefsiz kaldı. Oyuncuların çabalarındaki düşüşten, zaman zaman isteksizliklerinden bunları görebiliyoruz. Daha önceki yazılarımda bu hedefsizlik, mental performans kaybına sebep olur demiştim. Oyuncuların artık bir hedef uğruna oynamıyor olmaları, doğal olarak form düşüklüğüne sebep oluyor. Ve bu grafik gittikçe düşmeye devam edecek gibi gözüküyor. Zor günler ufukta gözüküyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle