Gaziantepspor; hayatımız gibi…

Geçen hafta Samsunspor maçıyla, özlenen bir dosta sarılır gibi sarılmıştık umuda. Ama bir gün bile sürmedi “umutla” kavuşmamız.

Haberin Devamı

Oktay Hocanın ve Şenol Kaptan’ın anlattıklarıyla, hevesimiz kursağımızda kaldı hemen. Neler söyleniyordu neler; velilerinin para vererek çocuklarını oynattığı, aylardır kimsenin tek kuruş ücret almadığı iddiaları. Hepsini tekrarlamaya yürek elvermiyor bile. Evet işte böyle. Hayat bazen, küçük umutları bile çok görendir.

Bugün, Elazığspor’a 0-3 mağlup olduk. Gaziantepspor’un direncini kıran ise bir kırmızı kart ve özellikle de penaltı oldu. Hakemin, sahipsiz Gaziantepspor’a karşı hoyrat olduğunu izledik. Hayat böyle değil mi? Düşenin dostu olmuyor.

Hayat kaybederek öğrenilendir; biz bu sezon öyle çok yenildik, öyle çok kaybettik ve öyle çok öğrendik ki.

 Hayat bazen o andan hiçbir şey beklememek; sadece belki gelecekte bir şeyler düzelir umudunu taşımaktır. Biz bunu da yaşadık, hatta ezberledik bu sezon.

Haberin Devamı

 Daha da ağırı, hayat bazen, sadece ve sadece anılardır. Ne bugün vardır ne de umut edilecek bir gelecek. Biz bu sezon kaç defa umudumuzu da kestik Gaziantepspor’dan.

 Hayat bazen çok ama çok mütevazi beklentiler; çok ama çok küçük tesellilerdir. Biz bu yıl, tek bir gol atabildik diye sevindik; 25 maç sonra gelen galibiyetle mutluluktan uçtuk.

 Hayat bazen, “bir kedim bile yok” diyen şarkı gibidir; “bir takımım bile yok, kalmayacak” dedirten bir boşluk bırakır insanın kalbine. Hissettik defalarca.

 Biz bu sezon hayatı biraz daha öğrendik Gaziantepspor’la. Çok fena kaybettik, çok beter yenildik, çok öğrendik çok.

 Yani hayat, Gaziantepspor gibidir bazen; yenilgilerle öğretendir. Yani Gaziantepspor hayatımızdır biraz; biraz da hayatımız gibidir.

 

Yazarın Tüm Yazıları