GeriKenan BAŞARAN VAR yetmez! Futbolculara çip de takılsın
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

VAR yetmez! Futbolculara çip de takılsın

Beşiktaş-Trabzonspor maçında Dokukhan Toköz’ün attığı gol, VAR’ın tespit ettiği ofsayt nedeniyle iptal edildi.

İtiraz yok, doğru karar. Ancak, bu adalet sağlanırken başka bir adaletsizliğin de oluştuğuna dikkat çekmiştim maç yazımda. Sevgili Cem Dizdar da benzer bir yorum yaptı. Lakin özellikle Trabzonsporlular, “Ofsayt yok mu? Adaletin sağlanmasından neden rahatsız oldunuz” diyerek, tepki gösterdi.

SÜRE EKLENİR Mİ?

Hayır, adaletin sağlanmasına karşı değilim. Bir kez daha altını çizerek söylüyorum: Dorukhan’ın golünün iptali doğru. Mevcut VAR protokolüne göre hakemler doğru karar verdi. Diğer yandan bu pozisyon bize yeni bir düzenleme yapılmasının da şart olduğunu da gösterdi. Önce olan bitene bakalım: ìOfsayt anıyla gol anı arasında geçen süre 18 saniye. Teknik direktörlerin atak sonuçlandırmayı 5 saniyeye çekmek istediği bugünün futbolunda, bu çok uzun bir süre. Söz konusu zaman aralığında Beşiktaş, 12 pas yapıyor; hatta bu arada topu bir kez de Trabzonlu oyuncu uzaklaştırıyor.

Gol oluyor, tribünden futbolcusuna kadar, herkes büyük bir coşku yaşanıyor. Sonra VAR’ın kararı için uzun bir bekleyiş başlıyor. Ve gol haklı olarak, iptal ediliyor, ancak tüm bu süreç Beşiktaş’ı da iptal ediyor. Oyuncular 20 dakika ruh gibi gezdi sahada. O an için kazanmış görünen Trabzon da yaşanan duraklama nedeniyle maçın sonuna eklenen 7 dakikalık uzun sürede yediği golle bedel ödüyor. Maçta 2-0 geriye düştüğü halde büyük baskı kuran ve skoru 2-1’e getiren Beşiktaş’ın verdiği görüntü şu: Bu maçı çevirir, öne de geçer. Ama iptal edilen gol, hem takımın hem tribünün tüm enerjisini aldı. Geciken adalet, adalet değil yani. “Beşiktaşlılar keşke bu golü hiç atmasaydık” diyecekler dedim maç yazımda, nitekim Şenol Güneş de basın toplantısında aynı sözleri sarf etti. Bu örnek olayda takım ismine takılmayın. Olayın sonuçlarına odaklanın ve yarın her takımın başına gelebileceğini düşünün. Bir başka maçta benzer bir durumda 18 değil, 5 dakika sürse atağın golle sonuçlanması, o zaman ne olacak? 5 dakika öncesine gidip golü iptal ederseniz maça da 5 dakika eklenecek mi?

MİLİMLİK ADALET!

VAR teknolojisi sayesinde artık ‘milimlik ofsayt’lar da yakalanıyor. (Başakşehir’in Beşiktaş’a attığı bir gol de yine milimlik ofsaytla iptal edilmiş ve bunu da acımasız bulmuştum ama neylersiniz ki VAR bunu gerektiriyor) VAR’ın milimlik hesaplamaları, kaçınılmaz olarak daha fazla teknolojiyi mecbur kılacak. Her oyuncuya çip takılması sanırım düşündüğümden de erken gündeme gelecek. (Chris Anderson ve David Sally, Rakamlar Oyunu isimli kitaplarında bunun önümüzdeki 10 yıl içinde öngörüyor). Lens’te çip olsaydı, o zaman anında hakemlere ‘ofsayt mesajı’ gelecek ve oyun o anda duracaktı.

KONUŞAN ÇOK VAR KURALI BiLEN AZ VAR!

‘DORUKHAN golü’ benzeri olaylar VAR’ın uygulamada ortaya çıkan eksikliklerinin giderilmesine de vesile olacak. IFAB’ın bu vakaları göz önüne alacağını düşünüyorum. Bakın dün Uğur Meleke yazdı. Hepimiz ne dedik? “F.Bahçe-Kasımpaşa maçı tekrar edilmeli”. Oysa Meleke’nin hatırlattığı ortada iki kural var: FIFA’nın kuralına göre maç tekrarlanmalı ama VAR protokolüne göreyse Yaşar Kemal Uğurlu’nun kaçan penaltı sonrası dönen topta atılan golü oyuncular sahaya girdiği için iptal etmesi doğruydu. Çünkü VAR’a baktı. Protokole göre de sahaya kimin girdiğinden ziyade, girenlerden hangilerinin pozisyonu etkilediği önemli. Diagne penaltıyı kaçırdığında sahaya girenler içinde en etkin isim, dönen topu ağlara yollayan Kasımpaşalı Eduok... Bir yanda FIFA, diğer yanda VAR kuralı. Hakemin elinde uygulama hakkına sahip olduğu iki kural var. Ve iki kural çelişkili.

BABEL BJK TV'NİN BAŞINA GEÇSİN

RYAN Babel, oynasa Beşiktaş ligde daha iyi yerde olabilirdi. Ama yeni kontrat için ayak sürttü. Twitter’da bir Beşiktaş taraftarına küfür ederken psikolojisinin ne kadar bozulduğunu da göstermişti. Diğer yandan doğum gününde evinde çektiği video, değme televizyonculara taş çıkartacak bir zekâ işiydi. Onca eleştiriye sayfalarca yazıyla cevap verse bu kadar etkili olamazdı. BJK TV’nin başına geçirilse yeridir hani!

OTOBÜSE BİNDİRİLEN COMOLLI'NİN GİDİŞ BİLETİ DE KESİLDİ Mİ?

ALİ Koç’un seçim döneminde yaptığı konuşmaya rağmen Ersun Yanal’a onay vermesini yadırgamıyorum. Madem ki onun iş insanı kimliğine vurgu yapılıyor o halde iş insanlarının akılcı davranması gerektiğini unutmayalım. Kendi sözlerinin esiri olmak pahasına işletmesine zarar vermezler. Koç, kararlar alırken sonuçta yönetimine ve diğer profesyonellere danışarak karar alıyor. Ben de tribündeki 50 bin taraftarın her birinin aynı zamanda birer danışman olduğunu düşünüyorum. O halde onlara da kulak verilmesi gayet doğru. Lakin bu süreçte Damien Comolli’nin de işlevsizleştiğini görüyorum. Koç’un hâlâ sportif direktörlüğe inancı varsa, o vakit Comolli neden ortalıkta görünmüyor?

Cocu’nun gönderilme kararını kim verdi ve kamuoyuna kim açıkladı? Ersun Yanal ile görüşmeleri kim yaptı ve kamuoyuna kim duyurdu?

Volkan Ballı’nın göreve getirilmesi ne anlama geliyor? Bu soruların cevapları Comolli’nin güçlü olup olmadığını ortaya koyar. Sportif direktörlük modeli, Yanal ile Comolli’nin görüşmesini gerektiriyordu. Şeklen bile olsa... Ama Koç’un Comolli’yi Akhisar’da otobüse bindirdiği günden beri sportif direktörlük müessesi su almaya başlamıştı zaten... Gelişmeler ‘gidiş uçağı’na binmesinin de sürpriz olmayacağına işaret ediyor. Bu topraklarda sportif direktörlük yürür ama o kişinin yerli olması, ona iman edecek bir hoca ve sonuna kadar omuz verecek bir başkanın olması şart...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle