GeriKenan BAŞARAN En büyük yaptırım puan silme
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

En büyük yaptırım puan silme

Günlerdir futbol kulüplerinin borçlarının yapılandırılması konuşuluyor.

 Ayaklarını yorganlarına göre uzatmayan kulüplerimiz, gelirlerinden çok harcayarak, çevrilemez bir borç sarmalına girdi. Kulüpler, bir nevi konkordato vaziyetinde. Herkes dört büyüklere odaklanmış durumda ancak Anadolu kulüpleri de perişan halde. Zaten G.Saray Başkanı Mustafa Cengiz de bu yapılanma yoluna Anadolu’dan gelen taleple girildiğini söyledi.

ZİHNİYET ŞARTI

Peki kulüplerin borçları yeniden yapılandırılırsa, çok sağlıklı bir yapıya kavuşurlar mı? Tek başına borcu ötelemek veya uzun vadelere yaymak yetmeyecektir. Bunun zihniyet yapılandırılmasıyla da desteklenmeye ihtiyacı var.

1-Kulüpler tepeden tırnağa reforme edilmeli: ìKulüpler, dernek ve şirket olmak üzere, iki ayrı yapıya sahip. Dernek yapısı artık son yıllarda batık haldeki şirketlere mali makyajlar yapılmak için kullanılır hale geldi. Aralarında suni alışverişler yapılıyor vs... Bu ikili yapıya son verilmeli.

2-Kulüpleri yönetenlere idari ve mali sorumluluk getirilmelidir. Yani bir yönetim, kendisine verilen bütçe sınırlarını aşıyorsa yaptığı borçlanma nedeniyle şahsi sorumluluğa sahip olmalıdır. (TFF Başkanı Yıldırım Demirören ve TBB Başkanı Hüseyin Aydın da borç yapılanmasının ardından Kulüpler Yasası’nın çıkacağını ve yeni yasada bu maddenin de yer aldığını ifade etmişlerdi.)

3-Özellikle Anadolu kulüplerinin kongre yapıları mercek altına alınmalıdır. En azından dernekler masası, mali ve idari açıdan bu kongrelerin kılıfına uydurularak sonuçlandırılmasına göz yummamalı. Bir kulübün şehrin nüfusu kadar; 120 bin adet yatak örtüsü nasıl aldığı sorusu sorulmalı en azından!

4-Vergi afları, kulüplerin disipline olmasını önlüyor. Aflara her şekilde son verilmelidir. Örneğin kulüplere vergi iadesi hakkı tanındı. Bu iade, paranın amatör branşlara harcanması koşuluyla yapılıyor. Gerçekten bu kaideye uyuluyor mu mı?

5-Kulüp altyapılarında göstermelik faaliyetlere son verilmelidir. Şu kriz zamanında bile altyapılarda iştah kabartan çok fazla oyuncu bulunmuyor. Altyapılardan oyuncu yetişmemesi bir yana yetişenlerin üst yapıya taşınması sorunu da çok büyük. Başarı baskısı altındaki üstyapı hocaları, altyapı oyuncularını ağırlıkla kamplarda piyon olarak kullanmayı yeğliyor.

6-Kulüplerin faaliyet alanları kısıtlanmalı. Bir yanda birden fazla sportif branş diğer yanda, spor dışı çeşitli faaliyetler. Alan ve personel sayısı bakımında birer dev holding olan kulüpleri yönetenlerin kaçı, kendi iş hayatlarında bu ölçekte yapıları idare ediyor?

BU MİLAT BAŞARILI OLACAKSA, TAVİZSİZ BİR DENETİM ŞART

7-Kulüplerin her türlü ticari faaliyeti kongre üyelerine şeffaf şekilde bildirilmelidir. Her türlü alım satımın nasıl yapıldığı anlatılmalıdır. Hatta her türlü alım-satım ihale şartına bağlanmalı ve süreç kulüp resmi yayın organları üzerinden takip edilebilmelidir.

8-Dünyanın en iyi mali ve idari reçetelerini de yazsanız, denetim olmadıkça uzun vadede bünye yeniden hastalanır. Kulüpler, bugüne kadar futbolun toplumsal işlevinin arkasına sığınarak kötü yönetildi. Şimdi yeni bir milat oluşturuluyor ve bunun başarılı olması için de tavizsiz bir denetim şart. Yapılan açıklamalarda da bu kararlılık var. Ki borç yapılandırılmasına dair açıklamada benim en çok dikkatimi çeken nokta puan silme ve hatta küme düşürme cezaları. Bence kulüplerin mali ve idari açıdan disipline olmasını sağlayacak en önemli madde bu. Zira yöneticiler, kötü yönetimlerinden ötürü silinecek 3 puanla takımlarının şampiyonluktan olmasını veya küme düşmesini göze alamazlar. Kulüplerimiz, UEFA Finansal Fair Play Kriterleri’ne uymadıklarında büyük ceza alacaklarını bildiklerinden artık çok titiz davranıyor. Hasılı bizim kulüpleri en çok puan silme veya düşürme terbiye eder...

3 BAŞKAN VE 3 HOCAYLA NASIL ŞAMPİYON OLUNUR?

Galatasaray, üç başkan ve üç teknik direktör değiştirdiği sezonda şampiyon olmuştu. Ünal Aysal-Mancini ikilisi sezon planlanmış, Aysal-Prandelli sezona başlanmış, Duygun Yarsuvat-Dursun Özbek-Hamza Hamzaoğlu ile sezon bitirilmişti. Hatta G.Saray, son 6 haftasında hocasız da şampiyonluğa ulaşmıştı. Aynı şeyin Beşiktaş ve F.Bahçe’de olması namümkün. G.Saray bunu nasıl başarıyor? Bence bunun sırrı divan kurulunda. Her ay divan kurulu ve çok demokratik bir ortamı var. Başkana her türlü eleştiri yapılıyor ve o da gocunmadan cevap veriyor. Liseden de beslenen bu kültür, G.Saray’ın en mühim emniyet sübabıdır...

BİR CHAVES OLAMIYOR MUYUZ?

Galatasaray, Portekiz Ligi’nin son sırasındaki Chaves’ten 3.5 milyon Euro bedelle 22 yaşındaki stoper Marcao’yu transfer etti. Chaves, kariyeri boyunca hep kiralık dolaşan Marcao’yu bu sezonun başında 900 bin Euro’ya almış görünüyor. 6 ayda 2.6 milyon Euro kârla Galatasaray’a sattı. Sarı kırmızılı kulüp, Brezilyalı oyuncuyu belki bir iki yıl sonra iki katına satacak. Dilerim ki böyle olur. Ancak amiyane tabirle, oyuncu elde patlarsa da yönetim tefe konulacak. Kulüplerimiz bence satarken değil, alırken doğru davranırsa kurtulacak. Chaves gibi, bizim kulüpler de gelecek vaat eden oyuncuları 900 binlere bulursa, düze çıkacak. Hadi bizim kulüpler Chaves’ten daha şöhretli diye talip oldukları isimlerin fiyatı artıyor diyelim.Kabul. Ama bari 3.5 değil de 1.5 milyona bulalım. Burada konu sadece G.Saray değil. F.Bahçe de Beşiktaş da aynı eleştirilerin muhatabıdır. Avrupa’nın dev kulüpleri alım güçleri yüksek olsa da dünyanın dört bir yanında onlarca scout çalıştırıyor. Ama masa başında değil! Merak ediyorum bizim kulüplerin alanda çalışan kaç scout elemanı var? Eminim ki çoğu önlerindeki bilgisayar ekranından ‘yaş, mevki, fiyat aralığı’ kriterlerini giriyor ve önlerine çıkan isimlerin de Youtube’dan videolarını izleyip rapor hazırlıyordur.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle