GeriKanat ATKAYA Yazık oldu da niye oldu?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yazık oldu da niye oldu?

Sabaha kadar oynasa da atamazdı...

Galatasaray kalibresinde bir takım, gol atmaya, kazanmaya odaklanması gereken maçı kaleyi bile bulamadan bitirebilir mi?

KAPANMAYACAK gibi gözüken fark kapandı ve kartlar ligin bitiş çizgisi belirmişken bir daha dağıtıldı...

Daha çoook ince hesaplama gerektirecek bu yeni sürecin başlama vuruşunu Konya deplasmanında yaptı Galatasaray. Sağlanacak her avantajın, kopartılacak her puanın değerini anlatmaya gerek yok; apoleti takmak için koşuya hız kesmeden devam etmek gerekiyor. Ligin ilk yarısında deplasmanlarda puanları döke saça ilerleyen, son dönemde ise en azından yenilmemeye başlayan sarı kırmızıları içeride ve dışarıda 10 haftadır galibiyete hasret Konyaspor ağırlıyordu bu kez. Maç kimseyi şaşırtmayacak şekilde Galatasaray’ın baskısıyla, Konyaspor’un da ortaçağ şehir savunma taktiklerini andıran kapanma tercihiyle başladı. Bu arada ‘baskı’ diyoruz ama öyle uzun boylu, abartılacak, rakibi serseme çevirecek türden bir baskı değildi; ilk 45 dakikada çerçeveyi bulan bir şut bile çıkartamadı Galatasaray. Feghouli’nin daha önce benzeri yerlerden jeneriklik goller attığı için heyecan yaratan uzun mesafeli şutunu ve Fernando’nun duran top organizasyonuna yarım adım geri kalmasını saymazsak hiç tehlikeli de olamadı. Maçın ikinci yarısı da aynı şekilde gelişti uzun süre. Galatasaray denemekten yılmadığı ama netice de elde edemediği defans yarma taktiğini izleyip “Sabaha kadar oynansa 0-0...” dedik bolca...

75’inci dakikadan sonra iki teknik direktör de bu ‘bal yapmayan arılar piyesini’ seyretmekten nihayet sıkılmış olacak ki üst üste değişiklikler yaptılar... Bu dakikalarda ve devamında Galatasaray’ın panik atakları sıklaşırken, Konyaspor da en azından ilk yarıya göre daha fazla hücuma çıkmayı denedi. Neticede önemi, ağırlığı belli bir maçı kopartacak ciddiyeti, dirayeti ve karakteri gösteremedi Galatasaray. Yazık oldu, yazık oldu da, ne kadar yazık olduğunu kalan dört haftada daha iyi hesaplarız artık!..

KALEYi BULAMAMAK NE DEMEK?

KUPAYI hedefleyen, kaybettiği düşünülen şansı yeniden kucağında bulan Galatasaray dün 90 dakikayı kaleyi bulan 1 (yazıyla bir) şut bile bulamadı.Bu durum rakibin savunma önlemleriyle vesaireyle açıklamak mümkün olabilir mi? Galatasaray kalibresinde bir takım, gol atmaya, kazanmaya odaklanması gereken maçı kaleyi bile bulamadan bitirebilir mi? Tuhaf, trajik ve çok düşündürücü...

JOSEF SURAL iÇiN

DERİN, çok derin bir acı... Alanyaspor’un Çek Cumhuriyeti vatandaşı olan oyuncusu Josef Sural’ın hayatını kaybettiği kazayı düşündükçe koyu bir acı çöküyor üstüne insanın. Biri 8 yaşında, diğeri henüz birkaç aylık olan çocuklarının, eşinin, akrabalarının, arkadaşlarının yaşadıkları/yaşayacakları üzüntünün büyüklüğünü ancak tahmin edip sessizce başımızı öne eğebiliyoruz... Alanyapor camiasının çok genç yaşta, çok hazin bir şekilde kaybettiğimiz Josef Sural’ın hatırasını en güzel şekilde yaşatacağına eminim... Ailesine, başta Alanyaspor olmak üzere futbol camiasına, arkadaşlarına sabır dilerim. Kazada yaralanan oyunculara da acil şifalar dileklerimi sunarım... Çok üzgünüm, hepimizin başı sağ olsun...

Maçın adamı: Jonsson.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle