GeriKanat ATKAYA Nefes nefese bir yarış
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nefes nefese bir yarış

Hedef büyük, yol kısa ve Galatasaray kaçan değil, kovalayan tarafta...

Galatasaray, kupa mücadelesinde aşamadığı Yeni Malatya karşısında oyuna bu kez daha kararlı başladı ve kararlılığını maç sonuna kadar sürdürdü.

Hedef büyük, yol kısalmış vaziyette ve kaçan değil, kovalayan tarafta Galatasaray. Klasik ifadeyle “her maça mutlak galibiyet parolasıyla çıkılacak” demek oluyor bu; malumunuz. Hafta içinde kupa mücadelesinde aşamadığı rakibini bir kez daha sahasında ağırlayan Galatasaray bu kez daha kararlı başladı maça. Baskı kurarak, Mariano-Feghouli ve Onyekuru-Linnes hattını iyi besleyerek giriş yaptı ve bunu kararlılıkla sürdürdü. Orta sahada mutlak hâkimiyetini ilan etti, kaybettiği topları çabuk geri kazandı ve tansiyonu, ritmi belirleyen taraf oldu. Bu baskıya yalnızca “savunmada kesintisiz teyakkuz hali” ile cevap vermeye çalışan Malatya ekibi ise oyunun hücum kısmını feda etmiş oldu ve bir yerde kaçınılmaz olanı beklemeye koyuldu. Baskıyı özetlemek için ilk yarı sonundaki bir istatistiği paylaşmakta fayda olabilir: 45 dakika içinde 25 kez ceza sahasında topla buluşmuştu sarı kırmızılılar. Feghouli’nin golünün neredeyse “dünyanın toz ve gaz bulutu olduğu” döneme kadar geri gidilerek iptali de moral olarak geriletmedi Galatasaray’ı ve maçın en iyilerinden Linnes’in aldığı penaltı ile öne geçerek soyunma odasına gitti.

GOLCÜNÜN ŞANS PAYI!

Galatasaray maçın ikinci yarısına kaldığı yerden başladı. Rakibi sahasında 30 metrelik bir alana hapsedip, ringde devirici nitelikte yumruk için fırsat kollayan boksör gibi yüklendi. İstediğini alması için de fazla beklemesi gerekmedi açıkçası; 50’nci dakikada Diagne “golcünün şans payı” kontenjanından ikinci kez skor tabelasına imza attı. Malatya temsilcisi iki farkla geriye düştükten sonra biraz hücumu hatırlar gibi oldu ama gerçek manada bir tehdit oluşturamadı. Galatasaray tempoyu kademeli şekilde düşürdü, oyunu rölantiye aldı, penaltıdan farkı üçe çıkardı ve sürprize, strese, derde, kedere, kazaya yol açmadan 90 dakikayı tamamladı. Yarışa devam, koşuya devam...

PASIN HAKKINI VERELİM

İKİNCİ golü atan kişi elbette kayıtlara Diagne olarak geçti. Diagne’den “sekerek” kaleye giden vuruşu Emre Akbaba yaptığı için “Onun hakkıdır” diyenler de, hatta Linnes’in ortasına şapka çıkartanlar da olacaktır herhalde. Ancak “hakkını vermek bakımından” Marcao’nun Linnes’e verdiği mükemmel, kilit açıcı, gard düşürücü pası da es geçmeyelim. Derbide eksikliği çok hissedilecek; orası kesin.

HAFTA İÇİNDE MORAL İDMANI ŞART

Galatasaray kendi başına iş açmakta usta desek yeridir! Sanki eksiklikler, sakatlıklar, cezalar, varlar ve yoklar yetmiyormuş gibi bir de yönetim katında sallandı geçtiğimiz günlerde. Saha içinde son penaltı öncesi Belhanda ve Diagne’nin “Kim atacak?” tartışması hem golle hem de iki futbolcu arasında “sıkıntı” ile neticelendi. Hafta içi ne çalışacaklar bilmiyorum ama bir de moral idmanı şart.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle