« Hürriyet.com.tr
MENÜ
Faruk Doğa Üründül

EuroLeague’de 6.Hafta: Yel Değirmeni

Yazarlarımızdan Faruk Doğa Üründül, Fenerbahçe Doğuş'un Brose Bamberg'i 57-80 mağlup etmesinin ardından değerlendirmelerde bulundu.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Faruk Doğa Üründül

Faruk Doğa Üründül

Fenerbahce

Yel değirmenleri veya daha teknolojik haliyle rüzgar türbini denince aklınıza hemen Don Kişot ve onun amansız mücadelesi geliyorsa, sizde Brose Bamberg’in yapmaya çalıştıklarına saygı duyanlardansınızdır. Don Kişot’un kartondan yapılma zırhı gibi düşük maliyetli bir takım, deli-dahi arasında gidip gelen zihin ve sürekli devlere karşı verilen mücadele. EuroLeague’in 6. haftasında rüzgara sırtını vermiş Fenerbahçe Doğuş, konuk olduğu Brose Bamberg karşısında çokta zorlanmadı ve maçı 80-57 kazandı.

Fenerbahçe Doğuş, alışık olduğumuz Vesely-Melli-Datome-Guduric-Wanamaker 5’iyle oyuna başladı. Brose Bamberg Koçu Trinchieri’nin, Vesely şutlarını riske etmesi ve oyuncumuzu birkaç adım geriden savunması kısa süreli hücum krizi yaşamamıza yol açtı. Fakat Guduric ve Wanamaker’ın dış atış temposuyla maçın hakimiyetini ele geçirdik. Bu sezon sık sık görmeye başladığımız, Fenerbahçe Doğuş’un Phil Jackson-vari iç-dış dengesini altüst eden üçgen hücumuna, pas ritmindeki hızda eklenince durdurulması imkansız bir seviyeye çıkıldı. Parkede fark yarattığımız anlardan biri de, Melli’nin sırtı dönük olarak oyun kurabilmesi ve topsuz koşan Datome’yle oluşmaya başlayan telepatik bağı. İki İtalyan oyuncunun oyun bilgisi sayesinde hücum hiç tıkanmıyor. Yalnız Sloukas’ın akan oyunda kendisini tamamlayıcı şutör rolüne oturtması gerekiyor. Artık top kimsenin elinde 3-4 saniyeden fazla kalmıyor. Oyuncunun pozisyonundan bağımsız olarak herkes içeri penetre ediyor ve yardım geldiği anda boş kenar şutörü bulunuyor. En güzel örneğini ikinci periyotta Ahmet’in, Nunnally’e yaptığı asistte gördük. Ürdünlü oyuncuya ekstra parantez açmak lazım. Oyuncunun savunmadaki gelişimi Udoh-Vesely savunma okulundan geçen yıl dereceyle mezun olduğunun göstergesi. Aynı şekilde oynamaya devam ederse Thompson’ın dakikaları baya azalacaktır. İlk yarı resmen Fenerbahçe Doğuş’un ofansif gösterisi şeklinde geçti. 33-43’lük skorun çıkmasında en önemli etkenin 7/9-%78’le 3 sayı isabeti olduğunu söylemek çokta yanlış olmaz.

İkinci yarıda da benzer şekilde Brose Bamberg savunması, Vesely’nin şutunu riske etti ve sürekli uzunlarımıza top aldırmamaya çalıştı. Fakat oyuncularımızın kuvvet farkı o kadar bariz ki, Brose Bamberglilerin faul yapmaktan başka şansı kalmadı. Ama Koç Trinchieri’nin tempoyu düşürmesi ve top paylaşımımızı sadece gardlarımızın üzerinden yapmaya başlamamızla hücum ritmimizi kaybettik. Üçüncü çeyrek boyunca sadece 11 sayı üretebildik. Son periyotta kenardan gelen Thompson’ın savunmada getireceği sertliğe çok ihtiyacımız vardı ve tam da bu anlarda oyuncunun yaptığı bir blok tekrar uyanmamızı sağladı. Sloukas’ın oyun kurucudan üretime geçmesiyle tekrar arkamıza bakmadan çok rahat şekilde farkı 20 sayıya çıkardık. Özellikle son çeyrekte, 8 dakikada 2 sayı yememiz ve en önemlisi savunmadan keyif almayı hatırlamamız bu gecenin kazanımlarından oldu.

EuroLeague 6.haftasında takımımız, Brose Bamberg’i 80-57 yendi. Geçen yıl maçlarda belli seviyelerde savunma sertliği gösterip, defanstan ürettiğimiz kolay sayılarla ritim kazanmamız gerekiyordu fakat yeni nesil Fenerbahçe Doğuş, savunmada dinlendiği zamanlarda da skor üretebiliyor. Artık yel değirmenleri Don Kişot’un mücadele edebileceğinden çok daha kuvvetli ve bazen bir şehrin bazen de bir ülkenin bütün ihtiyacını karşılayabiliyorlar. Rüzgarı arkamıza aldık ve resmen Belgrad’a doğru uçuşa geçtik İlhan İrem’in söylediği gibi…

Yeldeğirmenlerine karşı Don Kişot muyum?
Uçuyorum durmadan ben pilot muyum?


Bunları da Beğenebilirsiniz