GeriYazarlar EuroLeague’de 25.Maç: 40’ta Devre 85’te Biter!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

EuroLeague’de 25.Maç: 40’ta Devre 85’te Biter!

Faruk Doğa Üründül yazdı.

Oyun hızlandıkça, tam saha baskının önemi arttı. Şöyle ki, eskiden tam saha baskı genellikle geride olan takımın başvurduğu ve rakibin topunu çalmak için uygulanırdı. Fakat şu an, ritim üzerinden skor üreten takımları yavaşlatmak ve hücum saatlerinden süre çalmak için kullanılıyor. Bunun en güzel örneğini Zalgris-Fenerbahçe Doğuş maçında gördük. Yalnız unutulmaması gereken, Mart ayı geldiğinde yüzünüzü ufka doğru çevirin. Orada, Kalinic’i göreceksiniz.

Maçın ilk çeyreğine dönersek, Zalgris kısalarıyla uygulanan tam saha baskı sayesinde sürekli hücum süremizden çalındı. 3 hücumda top elimizde kaldı, potaya dahi fırlatamadık. Hatta durum o kadar vahimleşti ki, 7.30 dakikada sadece 7 sayı bulabildik ve potamızda 18 sayı gördük. İkinci periyotta, Vesely-Datome-Guduric-Wanamaker-Sloukas ile kısa 5’imize dönmemiz hücum motorunu tekrar çalıştırdı. Özellikle 4 dışarda-1 içeride oynadığımız ofansif setlerle maça tutunabilecek aralığı yarattık. Fakat kendi potamızı savunamadık. Penetre eden rakip kısalarına veya kaçırdıkları topların havuza düşen ribauntlarına, kısacası hiçbir şeye ayak uyduramadık. Tek tesellimiz ise ilk yarı sonunu 9 sayı farkla bitirebilmemiz oldu.

İkinci yarı, Real Madrid maçının 3.çeyreği gibiydi. Savunmada sertlik konsantrasyonunu arttırmamızla gelen iki açık alan hücumu, farkı 3 sayıya kadar indirmemizi sağladı. Maçtan galibiyetle ayrılmamız için, 1/9 ile oynayan oyun kurucularımızı devreye sokmamız gerekiyordu. Wanamaker ve Sloukas, skorer kimliklerini değil ama oyun zekalarını sahaya yansıtmaya başladılar. Açık alanda bulduğumuz kolay sayılarla, bu gece ilk defa ritim yakalamıştık. Ta ki hırstan kaynaklı faulleri yapana kadar. Rakip serbest atışlarla sayı ürettikçe, oyundan koptuk. Son çeyrekle birlikte oyuna Thompson’ı dahil ettik. Kalinic’e yardım geldiği her anı, pota altındaki Thompson’a topu geçirerek cezalandırdık. 7 dakika kala 60-60 ile eşitliği sağladık. Yakalanan momentumun devamlılığı için enerjiye ihtiyacımız vardı. Biz kenardan, kafalarda yanmış olan ampulün devamlılığını sağlayacak gücü beklerken, Vesely ile resmen nükleer santrale kavuştuk. Üzerine Mart aylarından itibaren, aranan yüz Kalinic’in skorer oyunu eklendi. Sırp oyuncunun zihinsel olarak bu takıma kattıklarını anlatacak istatistik yok.

EuroLeague’in 25.haftasındaki 78-85’lik galibiyetle, mantıksal olarak ilk 4’teki yerimizi garantiledik.

Son olarak, iyi ki doğdun Željko Obradović!

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle