« Hürriyet.com.tr
MENÜ

EuroLeague’de 10.Maç: Fırtına

Ahmet Düverioğlu’nu ilk 5’te gördüğümde nedensizce kafamda bir gök gürültüsü imgesi oluştu. Akabinde Imagine Dragons’ın “Thunder (Gök Gürültüsü)” isimli eseri çaldı kulaklarımda. Oyuncu, büyük cüssesi ve Vesely Havayolları ile birlikte Fernando Buesa Arena’nın parkelerinde fırtınaya dönüşebilecek miydi? Maçın şifresini şarkının sözlerinde bulmuştum bile;

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Faruk Doğa Üründül

Yazarlar

Fenerbahce

“Just a young gun with a quick fuse-Hızlı ateşlenen genç bir silah
I was uptight, wanna let loose-Sıkışmıştım ve patlamak istiyordum
I was dreaming of bigger things-Daha büyük şeyleri hayal ediyorum
And wanna leave my old life behind-Ve geçmişimi arkada bırakmak istiyorum”

Udoh-Bogdanovic özlemimiz malum, ama birazda bu takıma ayıp ettiğimizi düşünmeye başladım. Geçen yıla nazaran, bu yılın takımı daha modern, daha alternatifli ve şu ana kadar daha başarılı bir performans ortaya koyuyor. Modern, çünkü sahaya harika yayılabiliyoruz ve şutörlere boş alan yaratabiliyoruz. Ahmet Düverioğlu gibi pota altı savaşçısına da sahibiz, Melli gibi pas istasyonu olarak kullanabilecek uzuna da. Kısalarda Wanamaker-Sloukas-Dixon tarzı 3 tane üst seviye oyun kurucu alternatifimiz de var. Baskonia, maçının ilk 5’ine baktığımızda da forma adaletinin tecelli etmesine tanıklık ettik. Ahmet Düverioğlu oynadığı harika lokal maçların ardından, formayı kaptı ve açıkçası 25-15’le geride bitirdiğimiz ilk periyotta ayakta kalan tek isimdi. Sezonun en formda ismi Nunnally’i unuttuğumuz anlarda, hücumda sıkışabiliyoruz. Dışardan şut tehdidimiz azaldıkça, rakip savunmada uzunlarımıza yardım getirip skor opsiyonlarımızı kısıtlayabiliyor. Fakat ikinci periyotla birlikte Nunnally’nin köşe 3 sayı setlerini oynayıp, üzerine savunmada adam değişerek Baskonia’nın hücum enerjisini emdik. Top kayıplarını düşürmeye başladığımız an, doğal pas ritmimizi hatırlıyoruz ve tüm maça hakim oluyoruz. İlk çeyrek sadece 15 sayı atan takımımız, ikinci çeyrekte 26 sayı buldu.

Modern oyunda en değerli olgunun momentum olduğunu, maçın ikinci yarısıyla bir kez daha gördük. Ritim bulduğumuzda, fark bir anda 10 sayının üzerine çıkıyor. Hücumda, Sloukas zor şutları sokmaya başlıyor, Nunnally tüm cezaları kesiyor, Vesely bitiriciden yaratıcı oyuncuya dönüşüyor. Savunmadaysa öyle bir seviyeye çıkılıyor ki, ilk çeyrek 4/6-3 sayı yiyen takım, ikinci ve üçüncü çeyrekte, rakibin 10 tane 3 sayı denemesinden de sayı yemiyor. Bu istatistik rakibin nasıl boğulduğunun ve çözüm üretemediğinin özeti gibi. 23 asiste karşılık yaptığımız 11 top kaybı galibiyetin anahtarı oldu. Asist-top kaybı arasındaki makas ne kadar açılırsa, pas ritmimiz o seviye yükseliyor ve şampiyon kimliğimize bürünüyoruz.

EuroLeague 10.haftada zorlu geçmesi beklenen Baskonia deplasmanında 83-69’luk galibiyetle ayrıldık. Vesely müsabakayı 10 sayıyla bitirdi ama daha önemlisi 6 asistle kendi EuroLeague asist rekorunu kırdı. Çek uzun, bu sezon CSKA maçında da 31 sayıyla kişisel en yüksek skoruna ulaşmıştı. Oyuncunun gelişimini bu sezonda kırdığı rekorlarından bile görebiliriz. Ahmet’te eğer ilk yarıdaki harika performansını devam ettirirse, Vesely’i maç sonlarına biraz daha saklayabiliriz. Şarkıda da söylendiği gibi, işte o zaman “Daha büyük şeyleri hayal edebiliriz!”


Bunları da Beğenebilirsiniz