« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Altın Kuğu

2011 yılında, 29 yaşında Ankara’lı bir Elektrik-Elektronik Mühendisiydi Naz Arıcı, hobi olarak Buz Pateni yapmaya karar verdi. Duygu Salur ve ülkemizin efsane antrenörlerinden Timuçin Özbükücü’nün eli değince, bu spora olan yatkınlığı ve başarısı iyice ortaya çıktı.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Erdem Cürgen

Erdem Cürgen

2015’de her yıl Almanya’nın Oberstdorf kentinde yapılan Yetişkinler Dünya Şampiyonasına katılmaya karar verdi. 15 ülkeden 35 sporcunun yarıştığı Bronz 1 kategorisinde altın madalyayı alıp geldi. Hedefleri büyümüş, başarabileceğini görmüştü. İşinden ayrıldı, artık zamanının büyük kısmını buz pistlerine verecek, 2016’da hem Almanya, hem Kanada’daki şampiyonaya katılacaktı.

Naz Arıcı’yı bu süreçte kötü bir sürpriz bekliyordu, Ankara’daki olimpik buz pisti, çatısındaki sorun nedeniyle kapatılmıştı, artık Naz’ın önünde İstanbul, İzmir, Kocaeli ya da Erzurum’da çalışmak ya da bu işten vazgeçme seçenekleri vardı. Vazgeçmeyi asla düşünmedi, İstanbul ve İzmir pistlerinde çalışmanın maliyeti son derece yüksek, Kocaeli ise hem kendi sporcularının yoğunluğu, hem de Ankara’nın kapanmasından sonra Ankara’daki sporcuların da Kocaeli’ye yönelmesiyle, bir hayli kalabalıktı. Naz düşündü taşındı ve daha önce hiç gitmediği Erzurum’da karar kıldı. Erzurum’a yerleşti, günde en az 5 saat antrenman yaptı, hocası Timuçin Özbükücü, haftasonları Erzurum’a gelip, kendisine program yazdı, antrenman yaptırdı, sonra diğer sporcularının başına döndü.

Altın Kuğu

Günler, haftalar, aylar geçti; Türkiye şampiyonasını kazanarak, Almanya’ya gidecek sporcular arasında yer almaya hak kazandı. Haziran ayında yine Oberstdorf yolculuğu ve yine altın madalya ama 2016 hedefleri bitmemişti. Ağustos sonu Kanada’nın Vancouver kentinde yapılacak şampiyonadaki altın madalyayı da istiyordu Naz. Türkiye Buz Pateni Federasyonu o kadar da istekli değil gibiydi. ISU takviminde olan yarışmanın, olimpik bir dal olmadığı gerekçesiyle; TBPF, Naz’ın ve antrenörünün, konaklama ve seyahat masraflarını karşılamayı reddetti.

Naz, madalyayla dönmesi neredeyse kesin olan şampiyonaya gidememe tehlikesiyle karşı karşıya kaldı, sponsor bulma, bir yerlerden destek isteme konusunda da çekingen olduğu için, morali bozuk bir şekilde çalışmaya devam etti. Antrenörü bir-iki yerle temasa geçti, belediyeler vb. kuruluşlarla toplantılar yapacaktı, 15 Temmuz’daki hain kalkışmayla beraber, ülkenin gündemi tamamen değişti, bu toplantılar hayal oldu, artık umutlar tükenmek üzereydi. Devreye Kemal Kılıçdaroğlu girdi ve Naz Arıcı Vancouver’e gidebildi. Orada da beklendiği gibi altın madalyasını alıp geldi, ödülü ne mi oldu ? Federasyon aleyine basına açıklama yapma gerekçesiyle TBPF Naz’ı tedbirli, antenörünü ise tedbirsiz olarak disiplin kuruluna sevketti. 2016 yazında geçen bu olaylar Kemal Kılıçdaroğlu ile Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç arasında, Ankara’daki meclis koridorlarında bile gündeme geldi.

2016 Aralık ayındaki federasyon seçiminde Dilek Okuyucu, Ahmet Hamdi Gürbüz’ün 1 oy gerisinde kalarak, federasyon başkanlığını devretmek zorunda kaldı.

Altın Kuğu

Ankara’daki salonun bitmesiyle beraber, Erzurum’dan Ankara’ya geri dönen Naz Arıcı ya da nam-ı değer “Altın Kuğu” geçtiğimiz günlerde Obserstdorf’da bu sefer Gümüş 1 kategorisinde rekor bir puanla, madalya koleksiyonuna bir altın madalya daha ekledi. Bu sefer ona Erkekler Bronz 1 kategorisinde Salih Kolcu ve antrenörü Sıla Olçaray da bir altın madalyayla eşlik etti. Ahmet Hamdi Gürbüz başkanlığındaki TBPF ise sporcularımıza desteği esirgemedi.

Naz Arıcı’nın 29 yaşında başladığı Buz Pateninde, 35 yaşına geldiğinde, 4 uluslararası şampiyonluğu, hatrı sayılır bir madalya koleksiyonu var. Bence bu gerçek hikayenin, herkesin kendine pay çıkarabileceği ilham verici bir film olma, Naz’ın kadınlara ilham verici bir çok markanın reklam yüzü olma potansiyeli var, ha bir de Naz Arıcı’nın hala kendisini sürekli olarak destekleyecek, sağlam sponsorlara ihtiyacı var.

HENTBOLDA AVRUPA’NIN EN BÜYÜĞÜ BELLİ OLUYOR

Voleybol ve basketboldan sonra, bu hafta sonu hem futbol, hem hentbolda Avrupa’nın en büyükleri belli oluyor.

3-4 Haziran Cumartesi ve Pazar günleri Almanya’nın Köln kentinde yapılacak Final Four’da ilk gün Macar Veszprem, Fransız Paris Saint Germain; Makedon Vardar ise İspanyol Barcelona ile karşı karşıya gelecek. Çeyrek finale kadar Kiel ve Flensburg takımlarını getirebilen ev sahibi Almanya ise final-four’a takım sokamadı.

Mayıs ayının ilk haftasonu yapılan Kadınlar Şampiyonlar Ligi Final Four’unu finalde Vardar’ı 31-30 yenen Macar Györi takımı kazanmıştı. Makedon Vardar hem kadınlar, hem erkeklerde final-four yapma başarısını gösteren tek takım olmuştu.

Daha yüksek bütçeleriyle Barcelona ve Paris SG bir adım önde görünse de keyifli ve çekişmeli bir final-four bizi bekliyor. Bir aksilik olmazsa Smart Spor bu Final-Four maçlarını canlı olarak yayınlayacak.

Final – Four’un maç programı şu şekilde olacak.

Cumartesi 16:15 Veszprem – Paris SG

Cumartesi 19:00 Vardar – Barcelona

Pazar 16:15 3.lük-4.lük maçı

Pazar 19:00 Final

SÜPER LİGE SON BİLET

Pazar akşamı Antalya’da iki taraftarı bol, Süper Lig geleneği olan takım, Süper Ligin son biletini almak için karşı karşıya geliyor. Kadrolarına ve bütçelerine baktığımız zaman, sezon öncesi ilk 2 sırada yer alıp, doğrudan Süper Lig bileti alması beklenen bu iki takım, yanlış teknik direktör seçimleri ve tuhaf puan kayıplarıyla ligde Sivasspor ve Malatyaspor’un altında kalmış, Eskişehirspor ligi 3. Göztepe ise 5.sırada bitirebilmişti.

Bu yılla beraber 7.yıl kesintisiz aynı formatla yapılacak olan yükselme maçlarında, geçen sezon Alanyaspor ligi 3.bitirip Play-off’tan yükselen ilk takım olmuştu.

Maçın başlangıç saatinin 21:30 olmasını biraz can sıkıcı bulduğumu da not olarak eklemek istiyorum. Farklı şehirlerden gelen iki büyük takımın taraftarları, üstelik böylesine hayati bir maçta karşı karşıya geliyor, birisi kazanıp çok büyük bir sevinç yaşarken, diğeri belki penaltılarda kaybedip büyük bir hüzün yaşayacak. Maçın uzaması ya da penaltılara kalması durumundaysa, saat 24 gibi maç bitecek, o saatte staddan nasıl çıkılacak, o karanlıkta stad çevresinde ve şehirde emniyet tam olarak nasıl sağlanacak, bunlar cevabı zor sorular.

Ramazan ayı nedeniyle bu saat seçilmiş gibi gözükse de, Cumartesi günü Süper Ligin son haftasında Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor, Bursaspor’un hepsinin saat 17’de, aynı gün Kayserispor – Başakşehir maçının saat 14’de oynanacağını düşünürsek bu 21:30 biraz soru işareti, Antalya’nın sıcağında 17’de maç oynatılamaz deniyorsa, İstanbul’da staddan bol bir şey yok; İzmir ve Eskişehir’den ulaşımın da çok daha kolay olduğu bir şehir İstanbul, bu hafta herhangi bir maça ev sahipliği yapmayan, sezon boyu bir çok maçta Malatyaspor’u ağırlayan Vodafone Stadı ya da Şükrü Saraçoğlu’nda bu final yapılabilirdi, çok büyük taraftar kitlesi olan bu iki takımın, Pazar 21:30’da oynamasını, Antalya’nın en azından hafta sonu, otellerinin doluluk oranları yükseltmek dışında hiçbir noktaya koyamıyorum.

İngiltere Premier Lige yükselme formatı da, deplasman golü kuralının uygulanmaması hariç, bizim formatımızla tamamen aynı, geçtiğimiz Pazartesi günü Wembley Stadında da Premier Lig’e yükselme maçı vardı, evet pazartesi günü hem de yerel saatle 15’te. 90 Bin civarında taraftarın önünde, Huddersfield Town, penaltılarla Reading’i geçerek 45 yıl aradan sonra yeniden en üst lige yükselmiş oldu.

Bu arada tam da penaltılar başlamadan önce Sky Sport’un ekrana yansıttığı, bu sezon Reading’in kazandığı 13 penaltının, hangi maçlarda kimler tarafından kullanıldığı ve sadece 7 tanesinin gol olduğu istatistiği değerliydi. Sezon boyunca %53.85 penaltıyı gole çevirme oranını, final penaltılarında 3/5 ile %60’a da çıkarsa da bu oran Reading için yeterli olmadı.

Pazar günü Eskişehirspor – Göztepe maçı penaltılara giderse, benzer bir istatistiği TRT Spor’dan da bekliyorum.

 


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler