GeriSpor Haydar Arda Çakmak röportajı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Haydar Arda Çakmak röportajı

Haydar Arda Çakmak röportajı

Bu hafta köşemde Gençlerbirliği başkan adayı sayın Haydar Arda Çakmak’ı ağırladım. Gençlerbirliği’ne, adaylığına ve planlarına dair hoş bir sohbet oldu. Kendisine yoğun programına rağmen bize ayırdığı vakit ve samimiyetinden ötürü bir kez daha teşekkür ederim.

Röportaja geçmeden önce kısaca Haydar Arda Çakmak’tan bahsetmek gerekirse, 1972 yılında Ankara’da doğdu. Özel Yükseliş Koleji’ni bitirdikten sonra inşaat mühendisliği eğitimi almak üzere 1990-1995 yılları arasında Amerika’ya gitti. 1996 yılında Türkiye’ye geri dönüp babasının inşaat firmasının başına geçti. Şu anda ise birçok ülkede hizmet veren inşaat, madencilik ve enerji hizmetleri olan bir şirketin başında bulunmaktadır.

Gençlerbirliği’ne olan tutkunuz nasıl başladı?

Babam 1980-81 sezonunda Gençlerbirliği Yönetim Kurulu üyesi oldu. 82 yılında ise beni Düzcespor deplasmanına götürdü. 3-1 kazandığımız o maçla birlikte ben Gençlerbirlikli oldum. Ve o sezon 2. Ligde şampiyon olmuştuk. Sonrasında ise çocuk yaşıma rağmen deplasmanlar dahil her maça gitmeye özen gösterdim ta ki üniversite yıllarına kadar, Amerika’da olduğum için maçlara gidememiştim çünkü; yazın geliyordum ve maç olmuyordu. Bu süreç dışında kulüpten hiç ayrı kalmadım.

Kulüpte zamanla hangi görevlerde bulundunuz?

1997 yılında İlhan Cavcav’a gittim ve beni kongre üyesi yaptı. 2001 yılında o zamanki ismi Asaşspor olan Hacettepe’yi aldığımızda ise beni Hacettepe’ye başkanvekili yaptı. İki yıl bu görevi sürdürdükten sonra 2003 senesinde Gençlerbirliği’nde asıl yönetici oldum ve bundan sonra Ekim 2017’ye kadar da hep yönetici olarak kaldım. Ayrıca 2015-2017 yılları arasında da Hacettepe’nin başkanlığını üstlendim.

Başkan Murat Cavcav mı istifanızı istedi yoksa siz kendi isteğinizle mi istifa ettiniz?

Başkan hepimizi (Arda Çakmak, Hıfzı Kuruşa ve Hakan Kaynar) çağırdı, işleme koymayacağını belirterek istifamızı istedi ancak ben buna karşı çıktım. Gördüğüm sıkıntılardan dolayı zaten çalışmak istemediğimi ve benim istifamı işleme koymasını söyledim.

Büyük Başkanın vefatından sonra hiç kimse bu kadar hızlı bir çöküş beklemiyordu, sportif olarak kötü geçen bir sezon ortada ve ekonomik olarak da çeşitli iddialar söz konusu, sizce bunun sebebi nedir?

Murat Bey’in göreve başladığı ekip yanından ayrıldı. Karabük’ün, Antep’in başına ne geldiyse aynısı Gençlerbirliği’nin başına da geliyor. Menajerler ve birtakım insanlar başkanın etrafını kuşattılar, kulüple ilgili doğruyu söyleyenler değil kulübü yanlış yönlendiren kişiler oraya hâkim oldular. Murat Bey de bizi değil onları dinlemeye başladı. Gençlerbirliği’nde çok tecrübeli yöneticiler vardı, futbolun içinde, ticaretin içinde olan insanlar vardı ancak bunların hepsi bir kenara itildi. Murat Bey’e yaranmaya çalışan ve kendisini yanlış yönlendiren adamlar kaldı. Sıkıntıların en büyük sebepleri bunlardır.

Bu kişilerin kulübe dolmasında Murat Cavcav’ın tecrübesizliği ne derece vardır?

Tabi ki bu yadsınamaz bir gerçek. Bunların dışında Murat Bey çok iyi niyetli ve çok çabuk kanıyor olmasının da payı vardır. İlhan Cavcav’ın hep anlattığı çok hoşuma giden bir hikayesi vardı, rahmetli 12 yaşındayken tren garında portakal satarmış, hayatı buradan başlamış bir insan, bundan dolayı kendisi kolay kolay kandırılamazdı, insan sarrafıydı. Murat Bey’in böyle bir tecrübesi olmadığı için çok rahat kandırılabiliyor. İlhan Cavcav’ı ise yanlış bildiği bir şey hakkında üç gün konuşsalar kandıramazlardı. İlhan ağabey sağlığı bozulana kadar hiçbir menajerin dediği oyuncuyu kendisi izlemeden almadı. Ne zamanki sağlığı bozuldu o zaman menajerler onu da kandırmaya başladılar. Hatta kendisi de “menajerler beni öptü” diye sitem etmişti o dönemde.

Başkan olduğunuz takdirde bu gidişata karşı çözümleriniz nelerdir?

Öncelikle şunu söylemek istiyorum, biz takım kötü gittiği için aday olmadık, istifamızı verdiğimiz gün zaten çalışmalara başlamıştık. Sorunuza gelecek olursak, hep söylüyorum Gençlerbirliği’nin isim yaptığı iki konu var: 1) Altyapısı 2) Mali gücü. Bunlara öncelik vereceğiz. Paranın çar çur edilmemesi için çok iyi scout ekibi kuracağız. Bu ekipten gelen raporları derinlemesine inceleyeceğiz, her şeyin pazarlığını bizzat kendimiz yapacağız. Menajer getirdi hadi bu oyuncuyu alayım anlayışı olmayacak bizim dönemimizde. Altyapıya eskiden olduğu gibi önem vereceğiz, her semte bir futbol okulu açma hedefimiz var. Ayrıca her sene A takıma 4-5 oyuncu çıkaracağız ve bu oyuncularla devam edeceğiz yani bu oyuncular kenarda beklemeyecekler, çıkıp oynayacaklar ve biz bu oyunculardan gelir elde edeceğiz. Ve bunları yaparken de tüm harcamalar şeffaf olacak. Kulübün harcamaları haftalık olarak kuruşu kuruşuna kulübün internet sayfasından paylaşılacak, herkes oradan görebilecek nereye ne harcandığını.

İstanbul takımlarıyla oynadığımız maçlarda rakip taraftarlar bizim tribünümüze giriyorlar ve sorunlar yaşanıyor, bunların önüne nasıl geçilebilir?

Passolig’e talimat verip 20 maçın 19’una gelen kişiye o maçın biletini satıp sadece o maç için yükleme yapana bilet sattırmazsan bu sorun çözülür. Zaten taraftarımız o tribünleri doldurduğu zaman o kişiler oraya gelemezler, boş olduğu için gelebiliyorlar.

Gençlerbirliği 2000’lerin başındaki marka ve imaj değerini son yıllarda kaybetti, sizle birlikte o dönemki marka değerine yeniden ulaşılabilecek mi?

Tabi ki ulaşılabilir. Yeter ki İlhan Cavcav’ın yaptığı gibi 100 liranın bile değerini bilmeliyiz ve parayı çar çur etmeden devam etmeliyiz. Maddi olarak rahatladığımız zaman başarı da gelir. Başarı da taraftarı da getirir ancak gelen taraftarın yanında çocuğunu da getirmesini sağlayacağız, bunun için planlarımızdan biri yanında çocuğu ile gelen taraftara maç ücretinin cüzi bir miktar yapılması. Sen, ben ve birçoğumuz ilk maçımıza babamızla gittik ve o günden beri Gençlerbirlikli olduk. Böylelikle bizim gibi binlerce taraftar kazanacağız. Bunun dışında baktığımız zaman kulübümüzün internet sitesi bile çok eski, yenilenmesi lazım, kulüp sosyal medyayı daha etkin ve doğru kullanmalı. Online mağaza açılmalı, az olan ürün çeşitliliği arttırılmalı. Bunlar doğru yapıldığı zaman kulübün PR’ı da doğru yapılmış olur. Kulüpte tüm bu işlere tek kişi bakıyor yani mevcut yönetim bunu ciddiye almıyor. Bizim rahatsız olduğumuz bir konu da bu, Gençlerbirliği Gençlerbirliği’ne yakışır şekilde yönetilmiyor. Bu işler bir kişinin yapabileceği işler değil daha kalabalık bir ekiple daha başarılı çalışmalar yapılabilir ve bunun için de çok büyük paralar harcamaya gerek yok. Bunun dışında Ankara’nın her hafta bir okuluna gidilip, orada öğrencilere hediyeler, formalar, kombineler verilebilir. Çocukları tesislerde ağırlayıp, futbolcularla vakit geçirmeleri sağlanabilir. O çocukları bu sayede Gençlerbirliği’ne kazandırabiliriz. Ankara’da 6 milyon nüfus varken bunun 20 binini stada getiremiyorsan bu işi yapmanın bir esprisi yok. Tüm bunları yaparken önceliğimiz para kazanmak değil taraftar kazanmak olmalı. Önce o tribünleri doldurmalı sonrasında para kazanmaya bakmalıyız.

Taraftardan bu kadar bahsetmişken, sıkıntılarından da bahsedelim. Taraftarlar kulübe üye bile olamazken yönetime giren isimler arasında başka takım taraftarları var, sizin bu konulara yaklaşımınız nasıl olacak?

Gerçek Gençlerbirliklilerden oluşan bir yönetim kurulu listesi hazırlıyoruz. Taraftar temsilcileri de olacak, Gençlerbirliği’nde oynamış kişiler de olacak. Bunlardır Gençlerbirliği’nin sahipleri. Taraftarlar kulübe üye olmakta sıkıntı yaşamayacaklar. On bin yirmi bin üyemiz olsun isteriz. 140-150 kişiyle Gençlerbirliği kongre yapıyor, biz istiyoruz ki bütün taraftarımız kulübe üye olsunlar ve kongremizi spor salonunda yapalım. Oraya gelip tüm adayları dinleyip, kulübü ileri götüreceğini düşündükleri kişiye oylarını versinler.

Kulüpte naylon üye olduğunu düşünüyor musunuz?

Biz istifamızı verdiğimizde 1600 üye vardı, sonra kaç kişi daha üye oldu bilgim yok ancak naylon üye olduğunu düşünmüyorum. Fakat “bu üyelerin ne kadarı gerçekten Gençlerbirlikli?” dersen bana göre çok az bir kısmı %100 Gençlerbirliklidir.

Buradan taraftara mesajınız nedir?

Oy kullansın kullanmasın tüm taraftarlarımızı kongreye bekliyorum. Gelsinler oraya beni de dinlesinler, Murat Bey’i de dinlesinler, başka bir aday çıkarsa onu da dinlesinler, desteklediklerini alkışlasınlar. Ve asıl olarak son maç, son düdüğe kadar herkes kulübe sahip çıksın. Başka Gençlerbirliği yok. Sadece yönetim hatalarından dolayı talihsiz bir sezon geçiriyoruz. Bu kulüp hiçbir zaman düşmeyecek!

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle