GeriElif Çongur Zor zamanlarda aşk
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Zor zamanlarda aşk

Üzerinden biraz zaman geçti ama yazmam lazım. Çünkü çok arıyoruz böyle şık tavırları, bulunca da içimize bir ferahlık doluyor. O yüzden yazalım da satır aralarında sıkışıp kalmasın, not düşülmüş olsun bir yerlere naçizane bu yazıya mesela.

 

           Ziraat Türkiye Kupası son 16 turu Fenerbahçe-Ümraniyespor rövanş maçında Fenerbahçeli Skrtel, Ümraniye sporlu Atabey Çiçek’in yüzüne dirsek attı. Hakem önce sarıyı, VAR incelemesinin ardından da kırmızıyı bastı Skrtel’e. 

           Benim için hikâye bundan sonra başlıyor. Öğrendik ki Atabey Çiçek, Skrtel’in kendisine gönderdiği özür mesajını paylaştı. Şöyle demişti Skrtel:

          “Merhaba dostum. Öncelikle maç içinde gerçekleşen olaydan dolayı senden özür dilemek istiyorum. Amacım sana zarar vermek değildi. Sakatlandığını görmekten dolayı çok üzgünüm. Umarım en kısa zamanda iyileşirsin. Sezonun geri kalan kısmında başarılar diliyorum.”

           Endüstriyel futbolun her türlü vahşiliğinin arasında içime su serpildi benim. Skrtel’in mesajındaki duygu, beni aldı çok eski bir hikâyenin duygusuna götürdü. Şeref Stadı’nın tıklım tıklım dolu olduğu, her iki takım için de çok önemli bir maçın oynandığı bir ana. Yenilen nefis bir kafa golünün ardından, kaptanın oyuncuları yanına çağırdığı, takımına dönüp golü atan rakip golcü için “Bu çocuk büyük futbolcu olacak, aman dikkat edin, tekme mekme gelmesin,” dediği bir ana. Hakkı Yeten’in yedikleri golün sahibi Galatarasaylı Coşkun Özarı için kurduğu bu şahane cümleye.

          Skrtel’in içten, samimi ve sahici bu mesajı kadar bi şahane mesaj da cevap olarak Atabey Çiçek’ten geldi:

          “Maç içinde böyle talihsiz pozisyonları her futbolcu yaşıyor ama önemli olan bu yanlışlardan ders çıkartıp yanlışı düzeltmektir. Bize bu şekilde örnek olduğun için ben teşekkür ederim. Umarım Fenerbahçe’yi bu zorlu süreçten kurtarırsınız. Önünüzdeki maçlarda başarılar.” 

         Özrü kabul ederken nazlanmamak, üste çıkmamak, üstelik tam tersi bunu genç futbolculara örnek alınacak bir tavır olarak karşılamak. Bunun ötesinde zor zamanlar geçiren Fenerbahçe için gerçekten samimi olduğunu hissettiren bir başarı temennisinde bulunmak. Bu sonuncusu beni yine bir Hakkı Yeten hikâyesi duygusuna götürdü:

         Baba Hakkı,  Beşiktaş’ın 2-0 önde olduğu bir Fenerbahçe maçı sırasında Fenerbahçe kaptanının yakasına yapışır: “Arkadaşlarına söyle maça asılsınlar, bu maçın tadı böyle çıkmaz!” der: Maç 2-2 biter.

         Futbolda nükte çok kıymetli bir şeydir. Taraftarlık duygusu biraz da bunun üzerine kurulur. Rakibi kızdırmak, şakalaşmak, itişmek filan. Ve fakat gerçekten zor zamanlar geçiren rakibine “Geçecek bu günler, sizsiz olmaz” diyebilmek başka bir şeydir. Özür dileyebilmek, özrü vakarla kabul etmek başka bir şeydir.

         Futbol tarihinin büyüklük sayfalarını bunları yapabilenler yazar.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle