Ah be hiç haberim yok

Dün, gecenin bir vakti, içinde bu satırları okuduğunuz internet sitesi de dâhil olmak üzere bazı spor gazetelerinin internet sitelerinden “Selçuk İnan rakı içerken fena yakalandı” başlıklı haberler düştü önümüze. Meselenin birkaç boyutu var. O birkaç boyuttan gazeteciliğin alanına giren boyutu, yani haberin yapılış biçimiyle ilgili olanı izninizle mesleğin erbaplarına bırakacağım.

Haberin Devamı

 

Meslek büyükleri neyin haber değeri vardır, haber nasıl yapılır, nasıl sunulur, haberin öznesi hangi noktada ne biçimde muhatap alınmalıdır gibi soruları tartışır, fikirlerini bildirirler. Alanım değil, haberci değilim, ah be hiç haberim yok.

Burada beni ilgilendiren mesele; ortada bir suç, yasaklı bir durum, gizli saklı yapılması gereken bir şey varmış da açıktan yapılmış sonra da yakalanılmış gibi bir durum yaratılması. Açıkça ifade edelim, bu ülkede içki içmek suç değildir, yasak değildir, ayıp değildir.

Her yetişkin insan, kendi sağlığının sorumluluğunu taşıyarak, kimseye zarar vermeden istediği gibi içkisini içebilir. Evde ya da dışarıda. Bu konunun tartışılacak bir tarafı yoktur. Kimse kimsenin yaşam biçimine karışamaz.

Haberin Devamı

Gelelim “Ama sporcu içki içer mi? Biz o yüzden bu haberi şettik, aktif spor yaşantısı olan biri içki içer mi?” meselesine. İçer. Sporcular da içki içer.

Mesleklerini ve sağlıklarını tehlikeye düşürmedikleri sürece, müsabaka takvimine göre, hekimlerinin önerdikleri/sınırladıkları/öngördükleri miktarda içki içebilirler. Elbette kübüne düşmezler ama içebilirler. Bu kararı da kendileri ve spor hekimleri verir, ahlak zabıtaları değil.

Hâsılı, Selçuk İnan, kampta ya da maç öncesi bir zamanda değil, izin gününde eşiyle dostuyla yemek yerken rakı içmiştir. Ortada sporculuğuna, oynayacağı maça, şuna buna halel getirecek bir durum söz konusu değildir. Fena yakalandığı filan yoktur.

Sporcu sağlığına filan o kadar düşkünseniz doping meselesiyle ilgilenin biraz. Gencecik bedenleri yavaş yavaş öldüren doping rezaletinde dünya markası olduk, açın atletizm madalyalarımız biiir biiir nasıl gitti elimizden ona bakın.

Ya da Karma Dövüş Sanatları Dünya Şampiyonu 19 yaşındaki Kadir Dalkıran’ın beslenmesiyle ilgilenin. Geçimini kâğıt toplayarak sağlamaya çalışan “Kâğıt ve karton toplayarak günde 30-40 lira arasında para kazanıyoruz. Dolayısıyla değil şampiyon gibi yaşamak, kazandığımız bu para ile karnımızı doyurmakta güçlük çekiyoruz. Bu beni çok üzüyor” diyen gencecik bir sporcunun durumuyla ilgilenin.

Haberin Devamı

Düşecekseniz eş dost bunun gamına düşün. Gerisi “vur kaç haberciliği”. Üstatlar anlatır ayrıntısını.

 

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları