"Büşra Yazla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Büşra Yazla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Büşra Yazla

Galatasaray seriye bağladı

19 hafta, dile kolay… İnişli çıkışlı bir dönemden sonra yavaş yavaş takım ve Fatih Hoca birbirlerine alışırken, taraftar da fazlasıyla iştahlıydı. Hatta o derece ileriye gidildi ki yönetim-taraftar dostluğu cuma gününden başlayacaktı. Hava çok soğuk, tribünler coşkulu, takım ateşliydi ve istenen gol ya da gollerdi…

Fatih Terim’in başında olduğu tüm takımların tipik özelliğidir, tempolu ve maça hızlı başlamak. Pek tabi ki ilk yarıda bulunacak gollerde buna dâhil. Bu maçta tam anlamıyla, Göztepe maçı ile beraber Fatih Hoca’nın takımıydı.

Buyurun ilk yarıya; geniş alanda etkili bir takım Osmanlıspor ve bu maçta da bu özelliği ile son topa kadar sahadayız dediler. Tek problem son kararlarda! Maç başlar başlamaz, sarı kırmızılılar için epey kolay kazanacağı 90 dakika olacak tablosunu, Osmanlıspor’un, kontra atakların sonucunda tehlikeli pozisyonlar yakalamasıyla uçup gidecekti. Üstelik deplasman istatistiğine bakıldığında, Ankara takımı sınıfta kalıyordu. Cesur ve çok etkili bir Osmanlıspor ligin çekişmesinin sahada vücut bulmuş haliydi.

Galatasaray da ise paslar yerini buluyor, kaçan gol pozisyonları, erken ilk yarıda heba edilen dakikalar ve cabası… Ankara ekibinin yakaladığı toplara çözüm üretmekte zorluk yaşayan aslanların bir B planı vardı. Osmanlıspor’un bu denli çalışıp geleceğini hesaplamadı. Ancak onların planlarında mutlaka bir gol vardı o da geçen haftanın verimlisi Eren Derdiyok’un asisti ile Feghouli’den gelecekti. Bir soru işareti var! Latovlevici’nin hızlı oyun akışında biraz geride kaldığı, unutmadan şu an için tek sol ayak ismi olduğuydu.

İkinci yarıda beklenildiği gibi Osmanlıspor’un gol bulma çabaları ve Galatasaray’ı kendi yarı sahasından çıkamaması sonucunda istenilmeyen tablo çizilmişti. Hâlbuki kaçırdığı gollerden birini atsa ikinci golle itibaren havlu atmaları kaçınılmaz olacaktı. Şimdi durum bambaşka.

Neredeyse dakikalarca Galatasaray oyuncularının ayağına top değmediği anları düşününce kaçırılan gollerin hayıflanmasını yapıyorlardır şüphesiz. Sarı kırmızlılar kolay net golleri en zor hale çevirerek filelerle buluşturamıyordu. İkinci gol bulma isteği Yasin ve Feghouli gibi isimleri telaşla imtihanıydı o dakikalarda. Tempo giderek artsa da sonuç sadece tek golle kalan Galatasaray ve beraberliğe taşımaya çalışan Osmanlıspor’du.

Karcemarskas yemedim yemiyor anlayışıyla zor anlar yaşatmadı değil. Ne var ki son dakikalarda Eren-Gomis değişikliği ile maça tekrardan heyecan geldi. Rus Ruletine dönen maçta Gomis’in attığı golle maçın kaderi belli olacaktı.

Gel gelelim maça damga vuran isimlere; Osmanlıspor’da adeta kalesine duvar ören Karcemarskas belki de maçın daha büyük farkla bitmesine engel oldu ve maça çok farklı bir hava getirdi. Ve savunma da duvar ören bir isim, uzun süredir eleştirilere maruz kalan Denayer, suskunluğu bozmadan oyunuyla kendini açıkça ifade etti. Sayısız kaçırılan goller ve zorlanarak haneye yazdırılan üç puanlar… Bundan sonrası elbet zor olacak lakin Galatasaray seriye bağladı.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI