GeriYazarlar Vidmar’la Başladı Vidmar’la Bitti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Vidmar’la Başladı Vidmar’la Bitti

Banvit’te, sezonun kalan kısmı itibariyle istikrarlı, yüksek güvenilirlik arz eden bir oyuncu olmadığı hususuna geçen hafta oynanan Umana Reyer Venezia maçının analiz yazısında değinmiştim. Bu sorun halihazırda masanın üstünde durmaya devam ederken Angelo Caloiaro aksi yönde bir istikamette seyretmeye başladı. 2016-17 sezonunda Jordan Theodore-Gediminas Orelik-Furkan Korkmaz üçlüsünün vaat ettiği ayarda bir istikrardan bahsetmek hâlâ mümkün olmasa da Caloiaro’nun son maçlarda belirli bir çizgiyi devamlı yakalıyor olması bu yönde attığı olumlu bir adımdır en nihayetinde.

Şaşırtıcı olan ise kağıt üzerinde takımın en güvenilir oyuncusu olan Gasper Vidmar’ın oyunundaki dalgalanmalar. 2017 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda çıktığı düzey, bu sezonki bazı performanslarını sıradan gösteriyor da olabilir. Yine de 2017-18 sezonunda ilk yarının sonuna yaklaşılırken Banvit’in, Vidmar’dan umduğunu tam anlamıyla bulduğu kanısında değilim. Slovenya takımlarından Petrol Olimpija deplasmanında oynadığı oyun ise 2017 Eylül’ünde Slovenya ile çıktığı düzeye tekabül ediyordu tam olarak.

Petrol Olimpija’nın uzun rotasyonu son derece sıkıntılı. Bu sıkıntı, uzunların oyun profili ve fizik dezavantajı üzerinden şekilleniyor ve defoları büyük oranda savunmada ayyuka çıkıyor. Öyle ki Devin Oliver 2.04, Jordan Morgan ise 2.03 metre boyundalar ve bu ikili Petrol Olimpija’da potaya en yakın kullanılan oyuncular. Hücumda birtakım avantajlara sahipler ancak en nihayetinde Oliver-Morgan’ın oluşturduğu uzun rotasyonuyla çemberi ve çember etrafını savunmak mümkün değildir. Bundandır ki Petrol Olimpija’nın temel savunma planı üç sayı çizgisi ile orta çizgi arasında yapılan top baskısı ile Banvit’in top dolaşımını bu bölgede hapsetmek. Çözüm ise son derece basit aslında: Vakit geçirmeden topu potaya yaklaştırmak.

Bu doğrultuda Banvit’in, özellikle ilk periyot itibariyle, en önemli aksiyonu, hücumda yüksek tempolu hareket ile Petrol Olimpija’nın yarı saha baskısını kırarak potaya ulaşabilmek oldu. Özellikle topun bulunmadığı zayıf taraftaki yüksek topsuz hareketlilik ve bu hareketliliğin getirdiği uygun şut imkanları doğru servislerle beslenerek -ki bu servislerden Caloiaro sıklıkla faydalandı- Petrol Olimpija’nın savunma stratejisi açık bir yenilgiye uğratıldı.

İlk periyotta Banvit’in yakaladığı bu üstünlüğün merkezinde Vidmar vardı. Altını bir kez daha çizelim. Petrol Olimpija boyalı alan rotasyonunda ciddi bir fizik dezavantajı var. Vidmar’ı, pek çok açıdan sorunlu olan, bu uzun rotasyonuyla savunmak mümkün değil. Bundandır ki Banvit, pek çok hücumda topu gecikmeksizin çember yakınlarında konumlanan Vidmar ile buluşturdu. Vidmar gerek aktif bağlantı kurarak takım arkadaşlarını besledi gerekse uygun ortamda pozisyonları bizzat bitirdi.

Aslında, Petrol Olimpija’nın alan savunmasını her maçta uzun süreli bir savunma stratejisi olarak kullanmasının altında yatan sebep de uzun rotasyonundaki sıkıntılar. Banvit karşısında da alan savunmasına sıkça başvurdu Petrol Olimpija. Buna karşın, özellikle ilk periyotta, Vidmar üzerinden, topun akışını bozmayacak şekilde gerçekleştirilen az ama hedefe erken ulaştıran paslar üzerinden şekillenen hücumlar bu planı da suya düşürdü.

Petrol Olimpija, 10 sayıyla tamamladığı ilk periyodun ardından skorda yaşanan tıkanıklığı, hücumu alçak post civarından kurgulayarak açmaya başladı. Bu bölgede Oliver’ın yüzü dönük, Morgan’ın ise sırtı dönük oyunlar üzerinden hücum etmeye başlamasıyla planı başarıyla ifa ettiler aslında. Petrol Olimpija planının başarıya ulaşmasında hücum aksiyonlarının hiç vakit kaybetmeden başlıyor olması da temel sebep.

Ancak maç genelinde göze çarpan husus Petrol Olimpija’nın geçiş hücumu savunmakta yaşadığı zorluktu. Hücum aksiyonlarını erkenden gerçekleştirerek son hamleyi kısa bir sürede yapan ve bunu, plan dahilinde kurgulayan bir takıma göre geçiş savunması kalitesi bir hayli düşük. Halbuki sonuca hızlı bağlanan hücumlar üzerinden oyunu kurgulamak, sağlam bir geçiş savunması planı hazırlamayı da zorunlu kılar. Petrol Olimpija’nın bu noktada ciddi eksiklikleri var.

Öte yandan maçın bitimine 6 dakika kala farkın 2’ye kadar indiğini hatırlamak gerek. Banvit’in hücumda topu potaya bir türlü yaklaştıramıyor oluşu, Taylor’ın ayak bileğinde yaşadığı sakatlık ve topa yön veren Tolga Geçim’in üç sayı çizgisine dahi basmadan oyunu kurmaya çalışması topun potaya yaklaşmasını olanaksız hale getirdi. Bu sorunun aşılması da Vidmar’ın boyalı alan üstünlüğünün neticesi oldu. Belirttiğim üzere, Petrol Olimpija’nın üç sayı çizgisi ile orta çizgi arasında artan topa baskısı derhal potaya atak ederek yahut uzuna servis yapılarak aşılabilir. Banvit, maçın son dakikalarında Vidmar’a hızlı ve doğru servisler yaparak topu potaya yaklaştırabildiği gibi Vidmar’ın rakip savunma konsantrasyonunu üzerine çekmesinin kısalara sağladığı boşlukları da iyi kullanarak maçın sonunu istediği hale getirdi. Bu da FIBA Şampiyonlar Ligi grup aşamasında oynanan dokuzuncu maçta altıncı galibiyetin alınmasını sağladı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle