GeriBahar Ekinci Akçaoğlu Hiç acımadan evine yolladı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hiç acımadan evine yolladı

"Euroleague'de Playoff serileri, bir takımın diğer takımdan daha iyi olduğunu gösterdiği serilerdir. Çünkü daha iyi olan takımı 3 kere yenemezsin!" diyor Bogdan Bogdanoviç, Euroleague'e verdiği bir röportajında.

Seriden önce teknik olarak iyi durumda ve formda olan Panathinaikos'u hiç acımadan 3-0 ile evine yolladı dün akşam Fenerbahçe. Kapalı gişe çıktığı maçta, tüm seyircisinin önünde bir kez daha Final Four'a uzandı.

Maçtan önce soyunma odasında Pascual " Öncelikle takım olarak oynayalım, takım olarak farkı yaratalım, her top için savaşalım" mesajını verirken kendisi bile bu dediğine inanmıyordu. Ne de olsa teknik olarak zaafları en iyi analiz eden Obradoviç'e karşı, çok değil sadece 1 hafta önce, kendi evinde, 20.000 kişinin şahitliğinde, 2 travmatik yenilgi almıştı. OAKA'da eline gelen şansı değerlendirememiş Pascual, Fenerbahçe'yi Ülker Arena'da mı yenecekti? Atina'da oynanan 1.maçın ilk 20 dakikası hariç taktik üstünlüğü hiçbir zaman eline geçiremedi Panathinaikos, zira bu üstünlüğü de bugüne kadar eline geçiren olmamıştı.
2015'de 3-0 ile Maccabi, 2016'da 3-0 ile Real Madrid ve son olarak 2017'de 0-3 ile Panathinaikos, Avrupa'nın en iyi savunmasına sahip, yükselen yıldızına boyun eğmekten başka şansları yoktu Yeşil Beyazlıların.

Giannakopoulos, takımı İstanbul'a gelmeden hemen önce ekstra motivasyon sağlamak için antrenmanlarını ziyarete gitmiş, kısa bir konuşma yapmıştı. " Ölümüne oynayın, biz Pana'yız, Ülker Arena'da ölümüne oynamalıyız."
Maça bu parola ile çıkmış olduğu kesindi Yoncaların. Bogdanoviç'i oynatmamak üzerine kurulu oyun yapısını ilk çeyrekte kusursuz uyguladılar. Ama Bogdanoviç'siz tıkanan Fenerbahçe'de kilidi çözmeye niyetli, sorumluluk almaya hevesli birden fazla oyuncu vardı. Datome ile perdeyi açan Fenerbahçe, Kaliniç ile devam etti. Kim onlara Kalinç'i riske edebilirsiniz demişti ki? Real Madrid serisini sanırım izlememişlerdi.

İlk çeyrek 18-17 ile geçilirken, Fenerbahçe top kayıplarının önüne geçememiş, Panathinaikos 4 sayı fark ile öne geçmişti. Bogdanoviç'e yapılan baskıya cevap pota altından gelmiş, takım Udoh ile oynamaya başlayınca Fenerbahçe biraz olsun rahatlamıştı. Savunmada kaymaları müthiş yapan Fenerbahçe'de kötü giden tek şey top kayıplarıydı. Ancak savunmadaki çaba o kadar muazzamdı ki Panathinaikos 2. çeyrekte sadece 13 sayı bulabilmişti. 37-30 biten ilk yarının ardından, uzatılan mikrofona "Defansımızdan memnunum" diyen Pascual'a karşılık koç Obradoviç "Savunmamızın dozunu arttırmalıyız" demişti. Fenerbahçe'nin başarısının altında yatan en önemli faktör işte tam da buydu.
Pascual Bogdanoviç'i savunmaya o kadar çok konsantre olmuştu ki, takım olarak kötü savunma yaptıklarının farkına bile varamamıştı.

3.çeyrekte ritmini iyice kaybeden Panathinaikos karşısında Fenerbahçe takım olarak saldırdı. Vesely ve Udoh'un inanılmaz uyumu, Kaliniç ve Datome'nin hücumdaki iştahı, Sloukas'ın hırsı derken maç bir anda Real Madrid serisine benzemeye başlamış, fark çift hanelere kadar çıkmıştı. Fenerbahçe tam da Obradoviç'in dediği gibi savunmasının dozunu arttırmış bu sefer sadece 12 sayıya izin vermişti.

Final periyotuna girilirken, Fenerbahçe seyircisi kendinden emin kutlamaya başlamıştı bile. Nitekim takımına olan inancı konusunda hiç bir zaman haksız çıkmamışlardı.Tüm silahlarını sahaya süren Panathinaikos'da yavaş yavaş bütün umutlar sönmeye başlamıştı. Nunnaly ile 13 sayıya kadar çıkan fark Bogdanoviç ile 16 olmuştu. Fenerbahçe tam zamanında gaza basmış, Panathinaikos geriye dönüşü olmayan bir yola sapmış, vakit neredeyse tükenmişti. Her pozisyonda yeni bir Fenerbahçeli oyuncu devreye girmeye başlamış sahne bir anda kalabalıklaşmıştı. Bu dakikalar için yaşayan Dixon, blokları ile takımı ateşleyen Vesely, son maçta hiç süre almayan, ama kendini hazır tutan Nunnaly, hepsinin gayreti ayrı güzel, ayrı keyifliydi. Bogdanoviç 7.ribaund'una uzanırken, mesajı çok netti "Sayı atmamı durdurabilirsiniz ama takıma katkı yapmamı engelleyemezsiniz!"
Fenerbahçe 35.dakikada farkı 23 sayıya kadar çıkarmış, tüm salonu ayağa kaldırmıştı. 79-61 ile sonuçlanan maçta bütün sezon onu yalnız bırakmayan taraftarına en güzel hediyeyi verirken Pascual'e sadece Fenerbahçe'yi tebrik etmek kalmıştı.

"Fenerbahçe'ye Final Four'da başarılar dilerim"

Akılda kalanlar:

-6 oyuncusu da çift hanelere ulaşan Fenerbahçe'nin muazzam takım oyunu.

-Fenerbahçe'nin 38-28 ribaund üstünlüğü. Üstelik 8 tanesi Bogdanoviç'den.

-Nikola Kaliniç'in playoff performansı. Son maçta %100 isabet!

-Fenerbahçe'nin takım verimliliği 93, Pana'nın sadece 52.

-Vesely, Sloukas ve Dixon'ın hırsı.

-Vesely'nin blok performansı, 4 blok!

-Süpürgesi ile maça gelen Fenerbahçeli taraftar!

Akıldaki sorular:

-Real Madrid mi, Daçka mı?

-Fenerbahçe borcu bu yıl kapatır mı?

-Fenerbahçe'ye seride maç kaybetmeyiz diyen Giannakapoulus online mı?

-Xavi Pascual takımda kalır mı?

Yorumları Göster
Yorumları Gizle