« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Sayın Bakanım; Sakın ha!

Galatasaray, Konyaspor ile oynadığı maça 11 yabancı oyuncu ile çıktı…

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Ateş Bakan

Ateş BAKAN

Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak:

Sahada oynayan Türk oyuncularımızın sınırlı sayısına baktı: “İçim acıyor” dedi…

Haklı…

Ligin ilk 10 haftası sonunda oynayan oyuncuların aldıkları dakikaları hesapladım...

Herkesin bildiği gerçeği sayılara döktüm… Acıklı tabloyu birlikte inceleyelim…

Sayın Bakanım; Sakın ha

Yüzde 50’nin üzerinde Türk oyuncu kullanan bir tek takım var; Trabzonspor…

Aslında sorulması gereken soru şu:

Yabancı oyuncu oynatma zorunluluğu yok! Türk oyuncu bulundurma zorunluluğu var! Kadroda zorunlu bulunan 10 Türk oyuncusu neden süre alamıyor? Bu soruyu cevaplamak zorundayız…

Tablo gerçekten üzücü; Evet, benim de içim acıyor…

Çözmemiz gereken sorun bu…

***

İki tane çözümü var bu işin…

Birincisi çok kolay:

Yasaklarsınız yabancı oyuncuyu, çözer gidersiniz!

Bir günde biter(!) sorun.

İnanın Türk futbolu bir adım ileri gitmez, hatta geriler. Zamanında koruma duvarları ile kaplı Türk sanayisi gibi yerinde sayar, hatta geri gider.

Türk futbolcularının Türkiye sınırlarındaki değeri iki katına çıkar, takımlarımızın uluslararası değeri ise yarıya düşer!

İkinci yol zor ve uzundur:

Sizin Bakanlığınız sürecinde meyvesini alamazsınız. Ancak Türkiye Spor tarihinde yerinizi alırsınız.

Kulüplerin alt yapısından oyuncu yetiştirmek için en az 10 yıl vadeli bir proje hazırlayacaksınız…

Almanya 2000 yılında yaptı, durumunu görüyoruz…

Belçika yaptı, hayret ile izliyoruz…

Şimdi dikkat, İngiltere yapıyor… Aynı bizim durumumuza benzeyen İngiltere… Dünya’nın en saygın ligine sahip İngiltere kulüpleri, İngiliz oyuncu oynatamıyordu… İngiltere milli takımı da yerlerde sürünüyordu.

“Yasaklayalım” demediler… 2014 Dünya Kupası’nda grup sonuncusu olunca, “Alt yapıyı yapalım” dediler.

17 yaş altında Dünya Şampiyonu oldular. 19 yaş altında Avrupa Şampiyonu oldular… Doludizgin geliyorlar…

Birkaç yıl sonra A takımında da göreceğiz sonuçları…

İşte o zaman Dünya’nın en pahalı liginde İngiliz çocukları da oynamaya başlayacak… Hem de İngiliz Ligi, Dünya’nın en değerli ligi olmaya devam edecek!

Özetle demek istediğim; Futbolun seviyesini düşürerek çocuklarımıza oynama imkânı sağlamayalım, çocuklarımızın seviyesini yükseltelim!

***

Size bir örnek de TFF 1. Liginden vereyim:

Kadroda en fazla 5 yabancı oyuncu bulundurabiliyorsunuz ve sahaya da en fazla 5 yabancı oyuncu ile çıkabiliyorsunuz…

İlk 10 maçın sonunda bakın ne olmuş?

Giresunspor yüzde 58 yerli oyuncu ile oynarken yüzde 42 yabancı oyuncu oynatmış.

Adanaspor yüzde 54 yerli oyuncu ile oynarken yüzde 46 yabancı oyuncu oynatmış.

Çaykur Rizespor yüzde 62 yerli oyuncu ile oynarken yüzde 38 yabancı oyuncu oynatmış.

Görüldüğü üzere yabancı haklarını sonuna kadar kullanmışlar. Kadroda bulunan 5 yabancı oyuncu nerede ise sakatlanmadan, kart görmeden ve hiç yedek kalmadan sürekli oynamış…

İşte Sayın Bakanım, problem burada…

Nasıl oluyor da; kadroda bulunan 16 Türk futbolcu, bu yabancıları yedek bırakamıyor?

Nasıl oluyor da alt yapıdan yetişen oyuncuları oynatma oranında Türkiye, Avrupa sonuncusu oluyor!

Bu problemi çözmek zorundayız!

Yoksa yasak ile sadece kendimizi kandırırız!

TFF 1. Ligine bakınca bir tane örnek parıldıyor: Altınordu!

Yüzde yüz Türk oyuncu kullanmış…

Elbette bunu yapabilmek için de bir alt yapı ordusu kurmuş… Hem de bu işi yıllar önce yapmış… Yetmemiş, yurt dışına büyük paralara, oyuncular ihraç etmeye başlamış… İşte Bakanım, örnek gözümüzün önünde… Yolu uzun ama sonucu kesin!

Sadece Futbol mu?

Elbette değil.

Bugün oğlu buz hokeyi oynayan bir anne ile sohbet ettim… Çocuğu 14 yaşında ve 18 yaş altı milli takımımızda oynuyor. Bir de okurlarımıza bilgi vereyim; 18 yaş altı Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası 3. klasman grubu maçları, Mart ayında Erzurum’da yapılacak…

Hikâyemize dönersem; Çocuğumuz aynı zamanda başarılı bir talebe… Ancak okulu sürekli olarak seçime zorluyor. Hatta ileri giderek, “Bu sporu bıraksın” diyor… Anne ve baba ise çok karalı… Okulu değiştiriyorlar, sporu bıraktırmıyorlar çocuğa… Ancak yeni özel okulu bile, bir hafta süren milli takım kampından gelen çocuğu, o gün sınava alıyor…

Burs vermeyi bir yana bırakın zorluk çıkartıyor… Velileri yılmıyorlar… Çocuğu şubat tatilinde özel hoca tutarak Rusya’ya gönderiyorlar…

Böyle zorluklar ile yetişiyor bu çocuklar… Zorluğu çıkartan da bizim okullarımız…

***

Şimdi size iki soru soracağım:

Bu çocuk ne yapacak?

Cevabı veriyorum: Ailenin durumu uygun olduğu için Amerika’dan bir burs bulacak ve çocuğunu orada eğitecek!

İşte canım gibi çocuklarımız, birer birer gidiyor elimizden…

İkinci sorum:

Mart ayında Erzurum’ da ki şampiyonayı büyük bir ihtimal ile televizyon verecek biz izleyeceğiz, belki de siz de orada olacaksınız…

Bu 14 yaşında çocuğumuz golü attığında alkışlayacağız değil mi?

Peki, hak ediyor muyuz bu alkışı?

Hayır!

Okul olarak, devlet olarak sürekli köstek olduğumuz yetenek, ailesinin direnişi ile bir yere gelmiş olacak ve biz de alkışlayacağız…

---Olmaz! Alkışlamayı bile hak etmiyoruz.

Oldu diyelim, bu çocuk gibi 1 tane çıkar. Yüzlerce yetenek ise sporu bırakmış, işletmeci olma peşinde koşar…

Bir yığın özel okulumuz var. Okullarımızın mevcuduna uygun oranda, “başarılı sporculara burs verme zorunluluğu” koysak… Bir de plan yapsak, “A okulu buz hokeyi, B okulu voleybol” diye…

Olmaz mı?

Aslında beni boş verin…

***

Siz en iyisi sporcu velileri dinleyin!

Sayın Bakanım; bir önerim var!

Bir ilan verin ve yukarıda sözünü ettiğim veliler, size yazsınlar.

İçlerinden makul bir sayıyı bir salona toplayın, beyin fırtınası yapın!

Birinci gün yaşadıkları sorunları anlatsınlar…

İkinci gün ise çözüm önerileri sunsunlar… Bakanım inanın konuyu bizden iyi bildiklerini göreceksiniz!  Aman toplantıya gazeteci, eğitmen, yönetmen falan almayın! Sadece veliler gelsin! Tabi bir de mutlak Milli Eğitim Bakanımızı alın!

Göreceksiniz, çok başarılı bir projenin ilk adımları olacak!

İkinci yol diye anlattım bu yolu…

Aslında 25 milyon gencin yaşadığı ülkemizde zorunlu bir yol!

Bir gün mutlaka yapacağız!

Siz yaparsanız, tarihe siz geçeceksiniz!

İlk yol için, “Sakın ha” diyorum…

Bu yolu tercih eden şimdiye kadar çok oldu.

“Hepsi Türk Sporunda Devrim” diye anlattılar...

Bugün kimse, isimlerini bile bilmiyor!


Bunları da Beğenebilirsiniz