GeriAteş BAKAN Korkak mı, akıllı mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    68
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Korkak mı, akıllı mı?

Maç öncesi Trabzon seyircisi Karadeniz koreografisi yapmıştı, çok hoşuma gitti. Bir taka gördüm enfes… Bir de baktım takanın üzerinde Colman var… 2011 deki kupayı almaya gidiyorlar…

“Sene hep 2011” yazıyor…

Olmadı!

Olmayacak!

Sanırım olmayacağını da kimse söyleyemeyecek…

Ben yine yazacağım!

3 Temmuz bir kumpastır!

Şampiyon Fenerbahçe’dir!

Üstüne üstlük, mağdur olduğunu hisseden Trabzonspor, TFF’nin yaptığı bir hata üzerine Fenerbahçe’nin yerine Şampiyonlar Ligine gitmiştir!

Bunu yazmıyorlar ve konuşmuyorlar.

Neden?

Çünkü konuşan ve yazanların tamamı yanıldılar…

Bugün “pardon” demek zor geliyor…

Onlar demedikçe olan Trabzonspor’a oluyor!

İlave edeyim;

Düne takılıp kalanlar, yarını yaratamazlar!

Ana amaçları birilerine engel olmak olanlar, birilerine yardımcı olurlar ama kendileri başrol oyuncusu olamazlar!

***

Aykut Kocaman’ın elinde eksik bir kadro vardı. Biraz da kendisi eksiltti…

Bu eksik kadroya rağmen Hasan Ali ile İsmail Köybaşı’nı birlikte oynattı, Valbuena’yı oynatmadı…

Verdiği mesaj çok net: “Önce oyun disiplini ve benim sistemim”, diyor…

Doğru veya yanlış, Kocaman bu…

Bunu takıma oturtturmaya çalışıyor…

İlk yarıya baktığımızda haksız olmadığını gördük.

Trabzonspor’un yapabileceği her şey düşünülmüş ve planlanmıştı… Nitekim ilk yarı boyunca Trabzonspor’a kendi sahasında, nefes bile aldırmadı… Üst üste üç pas yaptırmadı…

“Kendi ne yaptı?”, diyeceksiniz…

Hücumda dört ana planı vardı

Uzun toplarla Fernandao’yu buluşturmak…

------Buluşturdu.

Önde basarak kaptığı toplarla dengesiz yakalamak…

------Eh işte…

Oyunu Trabzon’un sağ tarafına yıkarak, buradan delmek…

Yıktı ama delemedi.

Çalışılmış duran toplarla golü bulmak.

--------İlk yarıda bulamadı ama ikinci yarıda buldu.

Bunlar, hücum planı…

Fenerbahçe için yeterli mi?

-------Hayır…

Planı tuttu mu?

-------Kesinlikle evet.

Hatta ilk yarı için kızacaksınız ama ben tam anlamı ile bir “koç üstünlüğü”, diyorum…

Unutmadan ekleyelim;

İkinci yarıya Trabzonspor 9 kişi başlamalıydı… Hakem görmedi veya göremedi…

O zaman işler çok farklı olurdu…

***

Sosa’nın oyuna girmesinden sonra oyunun şekli değişti. Yenilen golden sonra Aykut hocanın planı tamamen bozuldu.

Valbuena’nın kaptırdığı top ile maç ikiye gidebilirdi. Valbuena’nın kullandığı duran top ile beraberlik geldi…

İşte burası, işin en kritik bölümü…

Bütün mesele futbola nereden baktığımız…

Açıkça söyleyelim ilk yarı oynanan topa bakınca; “Şu anda bir Valbuena olsa, skoru değiştirdi”, dedik…

Ancak Valbuena olsaydı, “ilk yarıda oyuna hâkim olan o takım, olur muydu?”, Bunu pek düşünmedik…

Aykut hoca önce rakibi takdir ediyor, analiz ediyor ve onu oynatmayarak kendi oynuyor…

Sizler ise “Fenerbahçe bu, çıkar oynar!” diyorsunuz…

Kim haklıdır?

-----Zaman gösterecek…

Açıkçası bende zevk almıyorum ama ancak şuna inanıyorum;

Bu kadro bir başka hocanın elinde olsaydı, Fenerbahçe çoktan havlu atmıştı…

***

Sonuç olarak iki takım da ikişer puan kaybetti…

Ağzımda şimdilik küçük, ileride büyük olacağını umduğum bir lezzet kaldı…

 

Uzun süre sonra Fenerbahçe orta sahasında adam eksilten, çalım artan, attığında geri dönmeyen, geçip giden hızlı bir adam gördüm…

Keyif aldım…

Fenerbahçe seyircisi böylesi bir oyuncuyu çok özlemişti…

Yolun açık olsun, Eljif Elmas!

 

 

 

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle