Alper Aksu Kusursuz oyun planı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kusursuz oyun planı

Daha önceki yazılarımda zaman zaman Fenerbahçe’nin güçlü rakiplere karşı daha rahat oynadığını ve puan yada puanlar çıkarma ihtimalinin diğer maçlara nazaran daha yüksek olduğunu yazmıştım. Bu analizdeki en büyük verilerden biri Aykut Kocaman’ın elindeki kadroyla ne yapmak istediği ile alakalıydı. Tecrübeli teknik adam her ne kadar Maurizio Sarri’nin Napoli formatından etkilendiğini söylese de ortaya koyduğu şablon Simeone’nin Atletico Madrid’i ile birebir örtüşüyor. Aykut Kocaman’ın Arjantinli teknik adamdan tek farkı ise elinde Griezman, Diego Costa, Diego Godin gibi yeterliliği yüksek isimler olmaması.

Sezon başında Aykut Kocaman Fenerbahçe’nin başına geldiğinde ondan beklenen zaten sahaya göze hoş gelen bir oyun yansıtması değil ilk etapta takım birlik ve bütünlüğünü sağlamasıydı. Nitekim geçen zaman içinde takım içindeki arkadaşlık ve saha içindeki bütünlük yüksek seviyelere çıktı. Fenerbahçe bunun karşılığını son 2-3 haftadır oyun olarak da alıyor.

Başakşehir karşısında ise hem oyun olarak hem skor olarak karşılık görerek bu sezonun zirvesine ulaştı. Maçın başlama düdüğünden itibaren taraftarının uzun zamandır görmek istediği 3. Bölge baskısını harfi harfine uygulayan sarı lacivertliler, Başakşehir’in kaleciyi de oyuna dahil eden pas oyununu bozmaya çalıştı. Nitekim Başakşehir birçok kez bu baskıya karşılık veremeyerek top kayıpları yapmaya başladı. Kendi yarı alanına takımca çok iyi yayılma konusunda zaten uzmanlaşan Fenerbahçe, Başakşehir karşısında bunu tam sahaya yayarak rakibinin oyun formatını sekteye uğrattı. Bir ara topla oynama yüzdesi Başakşehir’in lehine yüzde 67-33 şeklindeydi ancak bu çok net bir şekilde Aykut Kocaman’ın istediği bir durumdu.

Fenerbahçe adeta topu rakibine teslim ederek topsuz oyunda ne kadar başarılı olduğunu herkese gösterdi. Top çoğunlukla Başakşehir’de olmasına karşın maç boyunca en az 7-8 net denilebilecek pozisyona giren bunun yanında rakibine tek bir gollük pozisyon vermeyen takım Fenerbahçe’ydi. İlk golde Aatıf’ın kaptığı top ve ikinci yarının ortalarında rakip sahada Hasan Ali’nin rakip çıkmak isterken kayarak müdahalesi maçın özeti gibiydi aslında

Çizgi Savunmanın Büyüsü

Aykut Kocaman’ın Başakşehir’e karşı kurduğu tuzaklardan en önemlisi ise ofsayt taktiğiydi. Neto’nun da geri dönüşüyle savunma kurgusunda kısmen standartına dönen Fenerbahçe, Başakşehir’in sıkça uyguladığı çapraza uzun top meselesini çizgi savunmayla adeta ortadan kaldırdı. Başakşehir takımının maç boyunca 6 ofsayta yakalanması da kurulan düzenin ne kadar başarılı olduğunu ortaya koyuyor. Orta alanı kapatarak Başakşehir’i kanatlara iten Fenerbahçe yan topların da neredeyse hepsini savurdu ve ev sahibi ekibin elindeki bir çok kozu geçersiz kılarak galibiyeti sonuna kadar haketti.

Giuliano’nun Sihirli Ayakları

Giuliano, Fenerbahçe için asla bir Alex olmayacak ancak kendi kalitesini sürdürdüğü müddetçe kulüp tarihinin önemli oyuncularından biri haline gelebilir. Uzun zamandır oynamamasına rağmen Başakşehir gibi zor bir deplasmanda neredeyse içinde olduğu pozisyonların tamamında topu verimli kullandı. Fenerbahçe’nin en büyük eksiği olan kadife bilek kontenjanını sahada fazlasıyla dolduran Brezilyalı oyuncu adam eksiltme özelliğinin yanında savunma prensibindeki disipliniyle de tam bir Aykut Kocaman 10 numarası. Önümüzdeki sezon etrafı daha da süslendiğinde neler yapabileceğini merakla bekliyorum.

Hep Destek Tam Destek

Fenerbahçe taraftarı birçok zorlu süreçten geçmesine rağmen asla takımını yalnız bırakmadı. Son 2-3 sezondur ise ortaya konan tutarsız futboldan dolayı takıma olan güvensizlik tribünlerin boş kalmasına sebep oldu. Kulüp içinde bazı sıkıntıların olduğu ortada. Seçim süreci de cabası ancak son 14 maçtır ligde bileği bükülmeyen, stopersiz, orta sahasız, 10 numarasız, forvetsiz sahaya çıkmasına rağmen asla pes etmeyen bir takımı da sırf ortaya şahane bir futbol koyamıyor diye yalnız bırakmak Fenerbahçe taraftarına yakışmıyor. Sezon başından beri herkesin ağzına geleni söylediği Aykut Kocaman’a geldiği günden bu yana bir hoşgeldin bile demeyen Fenerbahçe taraftarı artık hocasına ve takımına sahip çıkmalı, tribünde tek bir boş koltuk bırakmamalı, Başakşehir’e karşı son derece ağır bir sahada ortaya konan mücadeleyi Kadıköy’de ödüllendirmelidir.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle