GeriFutbol Terim'in gerçek hedefi lig değil Avrupa
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Terim'in gerçek hedefi lig değil Avrupa

Terim'in gerçek hedefi lig değil Avrupa

Galatasaray, geç kalsa da devre arasında çok doğru transfer hamleleri gerçekleştirdi. Fatih Terim’in esas hedefi Süper Lig’den ziyade UEFA Avrupa Ligi’dir. Çünkü orada daha fazla ileri gideceğini hissediyor.

SORULAR:

1 - Başakşehir en yakın rakibiyle farkı 8'e çıkardı. "Ara tahmin" alalım: Şampiyon, ikinci, üçüncü, dördüncü kim olur?

2- G.Saray, Alanya'da ihtirassızdı. Terim'in takımı için bu açıklanabilir mi? Mitroglou ile başlaması da eleştirildi...

3- Kasımpaşa'nın Diagne'de 3 milyon euroyu G.Saray'ın şampiyonluğuna bağlaması etik ve ticari olarak doğru mu?

4- F.Bahçe ara transferde 12'den vurmuş görünüyor. Yeni takım Avrupa'da büyük bir sürpriz yapabilir mi?

5- Tolgay Arslan'ın ayrılık sonrası Beşiktaş hakkında açıklamaları pek şık karşılanmadı. Siz ne dersiniz?

6- Kagawa'nın ayağının tozuyla ilk iki şutunda gol atması çok çarpıcıydı. Quaresma dönemi bitti mi?

İBRAHİM SETEN: 

"G.Saray'ın 8 puan geriye düşmesinin asıl nedeni, F.Bahçe derbisi. O derbi iyi yönetilemedi. Öz eleştirisini yapmak şart."

UĞUR MELEKE:

"Terim, Alanya'da Sinan ile başlamalıydı. Mitroglou, hayalet gibiydi. Galatasaray, bir kişi eksik oynadı."

GÜNTEKİN ONAY:

"Galatasaray, deplasmanda iyi oynamıyor. Bursa maçına kadarki 5 maçlık süreçte 15 puan alınması şart."

MEHMET ARSLAN:

"Galatasaray, gerçekten de kaliteli bir takım oluşturdu. Alanya'daki 1 puan bu gerçeği değiştirmez. Asıl hedef Avrupa."

İBRAHİM SETEN:

BAŞAKŞEHiR BİRİNCİ OLUR

1- Hiç lafı uzatmayayım: Sezon sonu için ‘ara tahminim’ net şu şekilde: · 1. Medipol Başakşehir · 2. Galatasaray · 3. Beşiktaş · 4. Atiker Konyaspor

8 PUANIN SEBEBi F.BAHÇE DERBiSi

2- Aytemiz Alanyaspor boş takım değil ki; Galatasaray’dan önce Medipol Başakşehir ve Beşiktaş ile de berabere kaldı... Bayağı agresif oynayıp Galatasaray’a da oyun kurdurmadılar. Şu kabız futbola bakınca Fatih Terim’in o kadar transferi boşuna yapmadığı da anlaşılıyor. Yalnız 8 puanlık farkın esas sebebini de unutmayalım: “Fenerbahçe derbisinin iyi yönetilememesi.” Tek maç yüzünden zirvenin bu kadar uzağına düşmenin öz eleştirisini yapmak şart...

BU ŞART, 4.5 YIL iÇiN GEÇERLi!

3- Olmaz öyle şey! Turgay Ciner gibi uyanık bir iş adamı Galatasaray’dan alacağı 3 milyon euroyu gerçekleşme ihtimali yüzde 20-25 olan bir şampiyonluğa bağlayacak kadar ‘enayi’ olamaz... Nitekim ben soruşturdum. İşin aslı şöyle: Diagne ile sözleşme süresi 4.5 yıl. Galatasaray, bu 4.5 yıl içinde ne zaman şampiyon olsa; bir kereliğine mahsus Kasımpaşa’ya 3 milyon euro ‘Diagne bonusu’ ödeyecek. E, Galatasaray da 4.5 yılda 1 kere şampiyon olur herhalde! Ortada da etik veya ticari sorun göremiyorum.

FENER İCİN AVRUPA UÇUK HEDEF

4- BU işin ortası yok mudur? Fenerbahçe’nin ya küme düşeceğini söylüyorlar ya da Avrupa Ligi’ne aday gösteriyorlar. Mevzuya soğukkanlı bakarsak; Fenerbahçe üstündeki ölü toprağını atmaya başladı. Sakatlandıktan sonra 15 dakika sahada kalan Sadık, oyundan alınınca trip yapan Benzia, sahanın her yanında rakibe basan takım; Ersun Yanal’ın eski zihniyeti nasıl değiştirdiğini gösteriyor. Bu Fenerbahçe hayatta küme düşmez, ilk 6’yı her zaman zorlar, derbilerde de iş yapar. Ama Avrupa Ligi bana fazla uçuk geldi; şimdilik..

KURUŞUNU BOZ AMA DURUŞUNU BOZMA

5- BU iki tavır da Ali Koç zihniyetine taban tabana zıt. Ali Koç başkanlığa gelirken Aziz Yıldırım’a hep saygı gösterdi; onaylamamasına rağmen kulübün eski başkanına sahip çıktı, her seferinde yuhalanmasını engelledi. Tolgay ile Serdar ise dakika 1, gol 1... Yıllardır oynadıkları kulüpleri satıp, hemen sempati puanı kovalamaya başladılar. Özellikle Tolgay’ın açıklamaları çok yakışıksız. Eski takımlarını bir günde unutanlar, aynı hızla Fenerbahçe’yi de unutur. İş ki karşılığında daha yüksek bir mukavele olsun. Ercan Arıklı’nın sevdiğim bir lafıdır: “Kuruşunu boz, ama duruşunu bozma.”

Q7, BAYERN SERiSiNDE BiTMiŞTi

6- QUARESMA dönemi geçen yılki Bayern Münih serisinden beri bitmişti zaten. Şenol Güneş’in kontenjan senatörü olarak oynatıldı, o takımı değil takım onu taşıdı. Kagawa, Beşiktaş’a canlılık ve rekabet getirecek; o kesin. Ama şurası tuhaf ki; transfer komitesi başkanı Umut Güner, son 24 saatte çok ısrar edip, şapkadan tavşan çıkarmasa Kagawa’yı istemiyordu Beşiktaş. Bu iştahsızlığın sebebi parasızlık ise de; konsantrasyon eksikliği ise de felaket. Beşiktaş’ın kalan 14 haftadaki sorunu bu ikisi olacak.

MEHMET ARSLAN:

BAŞAKŞEHiR, TAKIR TAKIR FUTBOL OYNUYOR

1- BAŞAKŞEHIR yerine herhangi bir takım lider olsaydı bu soruya, “Daha 14 hafta var. Çok erken bu soru için” yanıtını verirdim. Ama Başakşehir takır takır top oynuyor. Bakmayın siz ‘kollanıyor’ ve Başakşehir için edilen diğer onca söze. Planlı, programlı bir kulüpten söz ediyoruz. Üç büyük kulübümüz transferlerini son güne bırakırken, aralık ayında ara transferini bitiren bir yapıdan söz ediyoruz. Futbolda yanılma ihtimalini de araya katarak söylüyorum. Yüzde 95 şampiyondur Başakşehir. İkincilik de Galatasaray’ın olur. Beşiktaş ve Trabzonspor diye de sözümü bitireyim.

FATİH TERiM, AVRUPA İÇİN LİGİ İKİNCİ PLANA İTEBİLİR

2- TEK idman yemiş Kagawa da iki gol attı. Ne olacak şimdi? Galatasaray son güne bile bıraksa iyi transferler yaptı. Ve gerçekten kaliteli bir takım oluşturdu. Alanya’da bırakılan 1 puan bu gerçeği değiştirmez. Üç hedefi var Galatasaray’ın. Ve adımın Mehmet Arslan olduğundan emin olduğum kadar net söylüyorum: Terim’in kafasında ligden önce Avrupa Kupası var. Orada çok daha ileri gideceğini hissediyor. Ve planlarını buna göre yapıyor. Bunun için ligi bile ikinci plana itebilir.

ŞÜPHE DUYMAM, AMA KEŞKE O MADDE DE KONULMASAYDI

3- MUSTAFA Denizli, Turgay Ciner ve Kasımpaşa camiası... Bunların olduğu yerde 3 milyon euro için Galatasaray’a maç mı verir takım? Mümkün değil. Ama şu da bir gerçek keşke o madde olmasaydı. O maddeyi bu kadar açık koymaları bile akıllarında böyle bir şey olmadığını gösteriyor iki tarafında.

AVRUPA’DA EPEY BİR YOL ALIR

4- GIDEREK fizik gücü yükselen bir takım ve gelişme kaydeden oyuncular var. Çok ağır bir travmadan çıkıyor Fenerbahçe. Süper Lig ve Ziraat Türkiye Kupası hedefi olmadığına göre, en akla yatkın hedef de tabii ki UEFA Avrupa Ligi Kupası. Kendilerine güvenleri geldiği oranda verimlilikleri artıyor. Bu Avrupa Ligi’ne ne kadar yansır, bilmiyorum ancak epey yol alma ihtimalleri var.

TOLGAY iNCiNDiĞi iÇiN KONUŞTU ANCAK YiNE DE SÖZLERİ YANLIŞTI

5- BELLI KI Tolgay çok incinmiş. Ama yine de profesyonellik sınırları içinde konuşmalı. Fenerbahçeliliği tartışılmaz, bırakın tartışmayı Fenerbahçeliliği efsane olmuş rahmetli Selçuk Yula bile Galatasaray forması giydi. Hayatın ne tür sürprizler hazırladığını bilemezsiniz. Ben Tolgay’ın Fenerbahçe taraftarına şirin görünme kaygısı olduğunu düşünmüyorum. Sadece incindiği yeri onarma kaygısı taşıyor. Ama yine de yanlış buluyorum sözlerini.

KAGAWA-Q7 BiRLiKTE OLMAZ MI?

6- SORUYA tersinden yaklaşalım mı? Queresma ile Kagawa güzel olmaz mı? Tadından yenmez hem de. Beşiktaş, bence bunun formülünü aramalı. Ama onlar şimdi öyle şeylerle meşgul ki, bu zor görünüyor. Uğraştığı şeyler de bende kalsın!

Terimin gerçek hedefi lig değil Avrupa

UĞUR MELEKE:

YÜZDE 95 BAŞAKŞEHİR ŞAMPİYON OLUR

1- BU hafta G.Saray 2 puan bırakmasaydı hem 2. devreye 3’te 3’le başlamanın, hem de zirveye 6 puan mesafede kalmanın psikolojisiyle kendilerini daha fazla yarışta hissedeceklerdi. Puan farkı 6 olsaydı, hem Terim hem de G.Saray’ın genetik olarak final yapma ustalığı sebebiyle favori sarı-kırmızılılar diyebilirdim. Ama şu gün itibariyle favori Başakşehir... G.Saray’ın ligi ikinci, Beşiktaş’ın üçüncü tamamlayacağını düşünüyorum. Dördüncülük için hâlâ çok aday var, Trabzon, F.Bahçe, Konya gibi.

SiNAN iLE BAŞLAMALIYDI

2- BENZER ikilemi 25 Ocak’ta Marsilya koçu Garcia yaşadı. Balotelli’yi aldıkları halde, İtalyan da hazır gelmesine rağmen onu Lille önünde ilk 11’e koymadı. Mitroglou ile başladı, son bölümünde Balotelli’yi oynattı. Terim’in de (hastalığı 90 dakika oynamasına engelse dahi) Sinan’ı sonda değil, başta kullanması, 2. yarıda Mitroglou’yu sokması daha doğru olurdu. Mitroglou hayalet gibiydi, Alanya’ya karşı 1 kişi eksik oynamayı tolere edemezsiniz.

YEREL BAŞARI iÇiN RAHATSIZ EDiCi

3- ASLINDA global transfer anlaşmalarında ‘başarı bonusları’na yaygın olarak yer veriliyor. Ancak aynı turnuvadan iki takımın yaptığı bir sözleşmeye böyle yerel bir başarı bonusu konması tabii ki etik olarak rahatsız edici. Eğer illa başarı bonusu konacaksa, bu ‘2019-2020 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde kazanılacak puan’ karşılığı yazılabilir, böylece kamu vicdanı da rahatsız edilmemiş olurdu.

AVRUPA’DA SÜRPRiZ YAPMAZ

4- FENERBAHÇE’nin korkulu rüya görmemesi için 4-5 nokta atışı transfer yapması şarttı, bence bunu başardılar. Moses tam isabet. Zajc da büyük potansiyel. Ancak Avrupa Ligi listesine takımın ana arterleri Mehmet Ekici ve Soldado yazılmadığı için orada büyük bir sürpriz ihtimali olduğunu zannetmiyorum. Bence Avrupa listesine Moses, Ekici ve Soldado eklenmeliydi. Avrupa’da Skrtel-Neustadter, hatta Mehmet’le de pekala savunma işi kotarılabilirdi; Sadık’ın listeye eklenmesi lükstü.

FUTBOL, AYAKLA OYNANIR!

5- Tolgay, benim yeteneklerine çok saygı duyduğum ve potansiyelinin yarısına bile ulaşamadığı için üzüldüğüm bir isim(di). Ama şu açıklamalarıyla o potansiyele neden ulaşamadığıyla ilgili ipuçlarını da kendisi vermiş oldu. Futbol, ağızla değil, ayakla oynanan bir oyun. Bu sporda en doğru mesajları saha dışında değil, sahada verirsiniz. Tolgay’ın da tek yapması gereken oydu.

DEViR QUARESMA DEVRi DEĞiL

6- TÜRK futbolunun Asya ile, özellikle Japonya ve Kore ile çok daha fazla transfer bağı kurması gerektiğine hep inandım. Almanya Ligi’ndeki Japonlar’ı hep imrenerek izliyordum; Kagawa’nın da, Nagatomo’nun da Türkiye’ye gelmelerinden olağanüstü mutluyum. Ancak Beşiktaş’ın tek çarpıcı yeni transferi Kagawa değil. Bence düzenli oynayan bir Ljajic de ikinci yarıda yeni transfer efekti yapacak. Artık devir Quaresma’nın değil, onların devri.

Terimin gerçek hedefi lig değil Avrupa

GÜNTEKİN ONAY:

SIRALAMA İÇİN DAHA ÇOK ERKEN

1- Başakşehir, 8 puan farkın ötesinde oyun gücü, kadro kalitesi ve derinliğiyle de şu an ligin favorisi. Ama G.Saray ve Beşiktaş ile deplasmanda oynayacak. Sivas, Kayseri ve Malatya gibi zor deplasmanları var. İçerideki F.Bahçe ve Konya maçları da zor geçecektir. Büyük bir avantaja sahipler lakin daha aşmaları gereken çok dağ var. Tahmin yapmak şu an için çok zor. Daha 14 maç var. Fakat G.Saray ve Beşiktaş’ın büyük puan farkına rağmen bu işi bırakmayacağını düşünüyorum. Başakşehir, G.Saray, Beşiktaş, Konya ve Trabzon ilk 5’te yer alır ama sıralama için erken.

BURSA’YA KADAR 5’TE 5 ŞART

2- G.Saray, 6 puan geride olmasına rağmen risk alıp transfere büyük para harcadı. Geçen hafta da vurguladım. Bir Alanya beraberliği, -ki tuhaf bir sonuç değil- sonrasında dahi puan farkı 8 olabilir diye. Nitekim alınan oyuncuların kalitesi yüksek olsa da adaptasyon süreci yaşanacaktır. G.Saray, deplasmanda iyi oynamıyor. Göztepe maçında da kabul etmeliyiz ki şanslı bir 3 puan oldu. Alanya’da kötü oyunla takıldı. Bursa deplasmanına kadarki 5 maçta alınacak 15 puan G.Saray’ı tekrar güçlü bir aday haline getirir. Ama arada kupa ve UEFA maçları da oynanacak. 8 puan az bir fark değil ve arkadan takip edenin hiç kredisi yok. Bu durumdaki bir G.Saray çok daha istekli, coşkulu ve agresif olmak durumunda. Alanya maçındaki oyun gerçekten de şaşırtıcıydı.

BU ANLAŞMA OLMAMALIYDI

3- Transferlerde bu tip anlaşmalar olabiliyor. Kasımpaşa, böyle bir maddeyi fırsat olarak görüp diretmiş olabilir. Şubat ortasında oynayacaklar. Kasımpaşalı oyuncular ve Mustafa Denizli, sözleşmenin bu koşulunu umursamadan kazanmak için oynayacaktır. 3 milyon euro büyük para ama bunu oyunculara
kimse anlatmaya cesaret dahi edemez. Tabii ki aynı ligin iki takımı arasında böyle bir anlaşma olmamalıydı. Ancak bunları konuşuyor bile olmak bu iki kulübe haksızlık.

KAYSERİ DEPLASMANI BEKLENMELİ

4- F.Bahçe son iki maçta ihtiyacı olan özgüveni, morali ve 6 puanı aldı. Yine de ilk 30 dakikalardaki oyunu 2. yarıya henüz taşıyamıyor. Yanal, kadro tercihini netleştirmeye başladı ve eli transferlerle de güçlendi. Ama Kayseri deplasmanını beklemeli. Çünkü kazanılan iki maçı büyük taraftar desteğiyle oynadılar. Bir dış saha zaferi takımın özgüvenini başka bir boyuta taşıyacaktır. UEFA’ya gelince, Zenit güçlü bir ekip fakat maç ritminden yoksun. Bugün o eşleşme için şimdiden yorum yapmak sağlıklı değil.

TOLGAY ÇOCUKÇA DAVRANDI

5- Tolgay çocukça davrandı. En fanatik F. Bahçeli bile bu açıklamaları inandırıcı bulup mutlu olmadı. Tolgay, ekmeğini yediği eski kulübüne daha saygılı olmalıydı. Olgun bir yetişkinin başvuracağı işler değil bunlar. Yine de çok büyütülecek bir durum olduğunu düşünmüyorum. Gurbetçiler ifade güçlüğü de çekebiliyor.

QUARESMA DÖNEMİ SONA ERDİ

6- Sadece Quaresma üzerinden oynanan hücumlar Beşiktaş’ı özellikle de dış sahada olumsuz etkiliyordu. Antalya’da Quaresma’sız Beşiktaş, daha hızlı, tempolu ve direkt oynayan bir takım görüntüsündeydi. Ljajic ve Kagawa üzerine kurgulanmış bir oyun Burak Yılmaz’ın da katılımıyla çok daha tehditkâr ve gole yönelik olacaktır. Quaresma hâlâ değerli bir oyuncu ancak haftalar önce de yazdım: “Ya Quaresma değişip süratle rakip kaleye giden bir oyun oynayacak, ya da Beşiktaş Quaresma’dan vazgeçecek.” Modern futbolda artık çizgide oynayıp sadece orta yapan kanat forvetler yok. Golcü kanat forvetler var. Bence Quaresma dönemi Antalya’da sona erdi.

Terimin gerçek hedefi lig değil Avrupa


Yorumları Göster
Yorumları Gizle