GeriFutbol Şampiyonluğun mimarı Fatih Terim'dir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şampiyonluğun mimarı Fatih Terim'dir

Şampiyonluğun mimarı Fatih Terim'dir

Terim, bir 'kontrollü kaos' ve final hocasıdır.

Elbette sonucu sahada oynayan futbolcular belirliyor ama G.Saray bu sezon hem saha içinde hem dışında birçok krizle karşılaştı. Ve tüm bu süreçleri de Fatih Terim çok iyi yönetip, motivasyona çevirdi.

1- G.Saray, çalkantılı bir sezon geçirse de 8 puan geriden gelip mutlu sonu gördü. Terim, futbolcular, yönetim ve taraftar... Bu başarıda aslan payın kimin olur? 

2- Beşiktaş son 2 sezonda en büyük şampiyon adayı olsa da, potansiyelini sonuca yansıtamadı. Bu sezonki başarısızlığı Orman’a mı, Güneş’e mi yazarsınız?

3- Efsanesi Lefter Küçükandonyadis’in adını taşıyan sezonda tarihinin en kötü dönemlerinden birini geçiren F.Bahçe’de Koç’un en büyük hatası neydi?

4- Başakşehir, 8 puan öndeyken şampiyonluğu verdi. Abdullah Avcı’nın yerinde olsanız, nasıl bir karar alırsınız gelecek sezon için? Kalmak mı, gitmek mi?

5- Futbol açısından tatmin edici bir sezon değildi. Yine de Süper Lig’de bu sezon sizi en çok şaşırtan, etkileyen takım hangisi oldu ve neden?

6- VAR sisteminin ilk kez uygulandığı bir sezon geçirdik. Ancak garip şekilde hakemler çok daha fazla tartışıldı. Ülke olarak biz bunu nasıl başardık?

MEHMET ARSLAN:

TERiM'i SELAMLAMALIYIZ

1- Ey Kenan Başaran! G.Saray Futbol Takımı’nda bir başarı ya da başarısızlık varsa, bil ki bunun tek bir sorumlusu vardır ve onun adı da Fatih Terim’dir! G.Saray’ın bu sezon 8 puan farkla geriye düştüğü dönemlerde bile inancına yitirmeyen tek isimdir Terim. O, bir kontrollü kaos uzmanıdır. Kriz yönetmeni, krizi fırsata çevirme üstadıdır. Teknik adamlığın sadece sahayı değil, takımı, camiayı, taraftarı motive etme ve futbol dünyasının tüm dinamiklerini takımı için etkileyebilme karizmasına ve bilgisine sahiptir. 8 şampiyonluk her hocaya nasip olmaz. Şimdi hepimize düşen şey şapkamızı çıkarıp bu büyük hocayı selamlamaktır.

FATURAYI TARAFTARA KESERiM

2- Şampiyonluk kaybedilmişse birinci derecede sorumlu yönetimdir. Ama kusura bakma Kenan! Ne hoca ne Orman... Ben bu sezon faturayı önce taraftara keserim! Allah aşkına, “Paralar nerede” diye bağırırsanız, iştah mı kalır yönetimde! Burak Yılmaz gibi bir golcü için bile ikiye bölündü taraftar. Hoca için de aynı şeyler geçerli. Bu sezon istediği desteği alamadı taraftardan. Paramparça bir görüntü çizdi Beşiktaşlı taraftar...

FUTBOLU YÖNETMEYE TALiP OLDULAR

3- 1- Kadroda öyle büyük bir değişim gerçekleştirdiler ki, bunun büyük sorun oluşturacağını öngöremediler. 2- Ne yazık ki Türk futboluna ve futbol dinamiklerine çok yabancılar. 3- Yönetimde başkan Ali Koç dışında etkin bir isim bulunmuyor. 4- Sadece F.Bahçe’yi değil, sanki tüm futbol ailesini yönetmeye talipler. Motivasyonları sadece F.Bahçe değil. O nedenle dağılıyorlar.

ŞAMPiYONLUKLA TAÇLANDIRMALI

4- Avcı’nın yerinde olamam ama keşke Türkiye, Avcı gibi 3-4 hocaya daha sahip olabilse. Beyefendilik çıtası yükselir, futbolla birlikte. Taraftarı, medya desteği olmayan ve hiç de haketmediği eleştirilere hedef olan Başakşehir ile çok başarılı oldu. Gönül bunu bir şampiyonlukla taçlandırmasın istiyor.

BURSA, KOÇ, TRABZON, KARAMAN...

5- Sadece takımlar değil isimler de var: Bursaspor: Düşme hattında olmayı hak etmeyen bir şehir. Ama hak eden bir takım. Ali Koç: “Takım ligin neredeyse yüzde 80’ini düşme hattında geçirecek” deselerdi, gülerdim. Trabzonspor: Azmine ve inançlarına şapka çıkardım. Ünal Karaman: Yeni bir kahramanı oldu Karadeniz’in... Yusuf Yazıcı: Türkiye’nin Beckham’ı olma yolunda hızlı ilerliyor. Serkan Çınar: Yazacak bir şey bulamadım. Sustum!

HERKES iYi, TEK HAKEMLER KÖTÜ!

6- Genlerimizde var bu. Kendi takımımıza duyduğumuz sevginin iki katı nefreti, karşı takıma duyuyoruz. Hakemler kötüydü. Hatta berbattı. Ancak teknik adamlarımız beyefendi(!), futbolcularımız mesleklerine saygı gösteren birer atlet(!), taraftar ve yönetimlerimiz de çok centilmen ya(!)... Bu fazlasıya bize yetiyor!..

UĞUR MELEKE:

TARAFTAR EVDE 1. SiLAHTI

1- İçeride taraftar, takımın 1 numaralı silahıydı. Feghouli, Belhanda, Onyekuru son 2 ayda vites yükseltti; özellikle Feghouli’nin sezonun altın adamı olacağını doğrusu öngöremezdim. Terim, bir final ustası, 11. sezonunda 8. kez son bölümde deneyimini ortaya koydu. Tüm bu faktörlerin yanına Başakşehir’in milli maç arası sonrası adeta kontak kapatmasını ve G.Saray’ın Kayseri-Beşiktaş-Rize maçlarında MHK’nın yanlış atamalarını da eklerim.

YÜZDE 60 ORMAN, YÜZDE 40 GÜNEŞ

2- Fabri, Marcelo, Tosic, Pepe, Talisca, Babel, Cenk, Negredo. Bu kadar as futbolcu kaybının telafisi kolay değil. Beşiktaş, bunca transfer ve Devler Ligi gelirine rağmen ‘adı konmamış bir feda sezonu’ yaşadı, gidenin yeri dolmadı. Ama Güneş’in de G.Saray derbisinde işleyen düzenine çomak sokması, Trabzon’daki tutucu oyunu kabul edilemez. Başarısızlığın %60’ı Orman’ın, %40’ı Güneş’in.

KOÇ’UN EN BÜYÜK HATASI COMOLLI

3- Giuliano, Souza ve Fernandao toplam 26 milyon Euro’ya satıldı. Bununla 16 transfer yapıldı. Slimani, Benzia, Ayew, Frey, Reyes ve hiç faydalanılamayan bir sürü bankamatik memurunu 112 yıllık kulübe kim getirdiyse odur bu felaketin sorumlusu. Comolli, Koç’un 1 numaralı hatası. ‘Kadronun kaliteli olduğu algısı’nın yaratılması da hataydı. Bu kadronun zirve yarışı yapma şansı asla yoktu.

AVCI BAŞAKŞEHiR iLE DEVAM ETMELi

4- Pergelin sabit ayağını o ödül törenine koyarsak, doğru bir sonuca varamayız. 2. yarının en iyi futbolunu Trabzon oynamış. Avcı, hiçbir sezonun da süper hocası değildi! Başakşehir’in transfer politikasını kendisi belirledi; kendi sözcükleriyle “Yönetim ona kimi istediyse aldı”. Başakşehir bir proje takımı, mimarı da Avcı. Devam etmeli. Kariyerine bir Türkiye Kupası, ya da Avrupa’da bir-iki tur eklemeli.

ANKARAGÜCÜ VE ÇAYKUR RiZESPOR

5- Aralıkta A.Gücü düşmenin en güçlü adayıydı. Boyd, Orgill, Canteros, Sacko ara transferleriyle, yeni sezon için de heyecan veriyor. Rize’nin de ocakta savunma dörtlüsünü yenileyip yaptığı çıkış olağanüstü. 60 bin Euro’luk Melnjak, en etkileyen sol beklerden. Buruk ve Kaplan’ı ne kadar tebrik etsek az.

BU DURUMU AÇIKLAYAMIYORUM

6- İnanın, bunu açıklamakta çok güçlük çekiyorum. Hakemler yanlış karar verdiklerinde; “1 saniyede, hareketli halde düdük çalıyorlar, hata yapacaklar” diyorduk. Ama VAR masasında bir pozisyonu 4 dakika izleyip nasıl doğru kararları veremediler, bazen “Pes” diyor insan. Defalarca söyledim, protokolde de bir engel yok: VAR masasına yeni emekli olmuş hakemleri de oturtmalıydık. Gözlemcilik gibi fonksiyonsuz bir rol yerine, onları VAR olarak kullanmalıydık.

GÜNTEKİN ONAY:

iLK SIRADA FATiH TERiM GELiR

1- G.Saray’ın farklı dinamikleri var. Sanki rakiplerine oranla daha fazla istiyorlar. Bu durum Fatih Terim ve Abdürrahim Albayrak’ın şampiyonluğu aşırı derecede isteyen karakterinden kaynaklanıyor. İç sahada rakipleri ve hakemleri büyük baskı altına almayı başardıkları gerçeğini de kimse gözardı edemez. 11 yabancı futbolcuyu bu kadar yüksek motivasyon ve agresif bir kimlikle sahaya sürmek kolay iş değil. Çok kaliteli bir kadro ve müthiş bir saha içi geometrisinden de söz edemeyiz. Ama beğenirsiniz, beğenmezsiniz; seversiniz, sevmezsiniz, Terim kesinlikle kazanmayı biliyor. O yüzden sorunun birinci cevabı Fatih Terim. Oyunculardan da öne çıkan Feghouli’dir.

4 YIL ÜST ÜSTE ŞAMPiYON OLMALIYDI

2-İki şampiyonlukta G.Saray yoktu; 8. ve 6. oldu. Birinde F.Bahçe yoktu, Başakşehir ile başabaş kaldı. Net konuşalım: Beşiktaş, çok kaliteli kadrosuna rağmen son 2 sezon hayal kırıklığı yarattı. Güneş, 4 sezon üst üste şampiyon olmalıydı. Başakşehir, FBahçe ve Bursa deplasmanlarında Ljajic’i oynatmadı 7 puan kaybetti. 7 puan yitirilen Alanya, Trabzon, Kasımpaşa maçlarındaki tercihleri de yarışı kaybetmesini sağladı. Beşiktaşlılar, hakemlerden yakınıyor ama son 2 sezonda 1 kez lider olabilmiş Beşiktaş. Orman’ın takıma çok fazla sahiplenmediiği görüşüne katılmakla beraber, Güneş’i son derece başarısız buluyorum.

FELAKET TRANSFERLER YAPILDI

3- Transferde yanlışlar yapıldı. Aslında Cocu’lu başlangıç projesi bence doğruydu. Ama Reyes, Benzia, Frey ve Slimani felaket transferlerdi. Saha sonuçları kötü olunca, telaş ve baskıyla adeta bir çorap söküğü gibi, devamı geldi. Sezon başı sıklıkla, “Gol atacak oyuncu yok” diye fikrimi yazdım. “Slimani 30 gol atar” diyenler oldu. Buraya gelmeden önceki 1.5 sezonunda 2 gol atmış bir oyuncu nasıl 30 gol atabilirdi? Lille’de 1 gol atmış Benzia, nasıl 10-15 gol atacaktı? Oynadığı hiçbir yerde dikiş tutturamamiş Reyes, nasıl oynayacaktı?

BEŞiKTAŞ VEYA F.BAHÇE’YE GiDER

4- Bu konseyde siz ‘Şampi’ ilan ederken, “Taraftarı ve camiası olmayan hiçbir takım dünyada şampiyonluk kazanmış değil” diye yazdım. Kenan Bey bu sözüm size(!) Bu baskıyı 3 sezondur kaldıramıyorlar. Ayrıca Abdullah Hoca, harika bir takım yaratmış olmasına rağmen, fiziksel olarak güçlü bir oyuncu olmayan Robinho’yu stoperlerin arasında en uçta oynatmakta ısrar etti. Gol sorunu yaşadı. Bu tercihinden son 2 maç vazgeçse de geç kaldı. Ben Abdullah Hoca’nın Beşiktaş veya Fenerbahçe’den bir teklif alırsa kabul edeceğini düşünüyorum.

BENİ EN ÇOK ANTALYASPOR ŞAŞIRTTI

5- Antalya... Çok kısıtlı bir kadroyla ve ekonomik zorluklarla son haftaya 6’ıncı girmeyi başardı. Teknik direktör Bülent Korkmaz’ı tebrik ediyorum.

HAKEMLER, BU YAZ TATiL YAPMASIN

6- VAR yokken “Hakem göremedi, süzemedi” diyorduk ve onlara belli ölçülerde hak veriyorduk. Ben, VAR’a rağmen skora etki eden hakem hatasını kabul edemiyorum. Bu durum teknik ve teorik olarak imkânsız. İnfialin de daha fazla olması bu yüzden. Hadi sahadaki hakem baskı altında, peki Riva’da VAR odasında oturan hakem niye baskı altında ki? Hakemler bu yaz tatil yapmasın; teknik ve psikolojik eğitim görsün.

HAKAN ÜNSAL:

FATiH TERiM ÇOK KRiZ ÇÖZDÜ

1- Sonuçta sahada işi yapan futbolcularsa en büyük pay onların ama bu sene Terim’in hem maça direkt etki ettiği, hem krizleri iyi yönettiği, taraftar ve camiaya moral verip ayakta tuttuğu dönemler de çoktu. Taraftarsa stadı hep doldurdu. Fatih Hoca da futbolcular da hata yaptı ama taraftar görevini tam olarak yerine getirdi. Öyle bir sezon oldu ki G.Saray için, birinin eksiğini diğeri kapattı ve tam bir takım gibi davranarak şampiyonluğa ulaştılar.

BEŞiKTAŞ’I, G.SARAY VE TERiM BİTİRDİ

2- Terim ve G.Saray, planları bozan bir birleşim oldu. 2 sene üst üste şampiyon olmuş takımın 3. senesi daha zor geçer. G.Saray’ı da böyle bir sezon bekliyor. Ama G.Saray’ın yarışta olması Orman ve Güneş arasındaki probelmelerin daha hızlı su yüzüne çıkmasını sağladı. Yetmedi, Orman ve Güneş ortada buluşamadı ve oturmuş düzen çabuk dağıldı. Dolayısıyla önce dış etkenler devreye girdi, sonra iç dinamikler kırılganlığı artırdı. Sezon içindeki sonuçlar da noktayı koydu.

KOÇ’UN HATASI ‘GÜVENMEK’ OLDU

3- Güvenmek... Kendisine güvenmek, Comolli’ye fazla güvenmek, transferlere güvenmek. Vizyon ve para sahibi olmak, büyük destek görmek, futbolda 1. derecede başarıyı sağlamaz. Ligi ve ülkeyi tanımayan bir sportif direktöre teslim olmak sorunu çözmez. Her transfer takımı daha iyi yapmaz. Sonuç: Koç neler olacağını öngöremedi, Comolli ligi tanımadığını geç anladı, oyuncular Fenerbahçe’nin büyüklüğü altında ezildi. Lefter, kendi adının verildiği sezonda Fenerbahçe’ye büyük bir ders verdi: Futbol, futbolcularla ancak iyi futbolcularla oynanır...

ASIL GÜMÜŞDAĞ KARAR VERMELi

4- Asıl soru şu: Gümüşdağ ne karar almalı? İki sezondaki trajedi, değişime neden olmalı mı? Özellikle 8 puanlık farkın erimesi, kolay kabul edilemez. Ve en önemli faktör de Avcı’ydı. Önce Gümüşdağ karar verecek ve devam ederse Avcı’yı bekleyen büyük değişimin kapısını aralayacak. Takımı gençleştirme, giden oyuncuların yerini daha kalitelisiyle doldurma, daha iyi bir saha organizasyonuna geçiş... Kısacası Avcı, her anlamda bir üst seviyeye çıkmak zorunda ve işi daha da zorlaşacak.

KOÇ, ACI AMA BÜYÜK BiR TECRÜBE KAZANDI

5- F.Bahçe tabii ki... Bu denli kötü bir sezon geçirmesini kimse beklemiyordu. Yeni başkan ve yeni vizyonun fark yaratacağı beklenirken hüsran oldu. Ali Koç’un seçim kampanyası boyunca neredeyse hiç transferden, hatta isim transferlerden bahsetmemesi ve “Transfer sözü vermeden başkan olacağım” demesi, ilk işaretti aslında. Acı ama büyük bir tecrübe kazandı Koç.

VAR, HAKEMLERİN PSiKOLOJiSİNİ BOZDU

6- VAR, adil olması gereken bir uygulama. Ama VAR’ı bile kötü kullandık. Kötü niyete kurban ettik ve kötü kararlarla bitirdik. VAR gibi hataları ve yanlışları düzeltecek sistemi saçma kararlarla tartışmalı hale getirdik. VAR olduğu halde, ciddi hata yapan hakem bu işi yapmamalı. VAR, hakemlerin psikolojisi ve imajını bozdu. “VAR sistemi varsa bize ne gerek var, ya da ben daha iyi biliyorum” gibi bir psikolojiye girmiş olabilirler. Uygulamanın doğru ama uygulayanların yanlış olduğu bir sistem oldu VAR. Hakemlerin kötü uygulaması, kulüplerin kötü niyeti, taraftarların hep lehlerine karar istemesi, VAR’ı bu duruma soktu.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle