Futbol Muharrem Usta: İstifa tehditleriyle uğraşıyorum
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Muharrem Usta: İstifa tehditleriyle uğraşıyorum

Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, NTV Spor'un canlı yayın konuğu oldu ve gündemdeki konularla ilgili açıklamada bulundu.

Usta'nın sözlerinden satırbaşları şöyle:

Bizim mutlaka ateşleyici unsura ihtiyacımız var. Bizim hepimizin uzun yıllardır bir başarıya ihtiyacı var. Geçen sene ilk devre yine böyle sorun yaşıyorduk. Takımda kalite sorunu vardı. İkinci devre ciddi bir süreç yaşadık. Temel sorunumuz son 5-6 maçlık bir süre içerisinde oldu. Avrupa'ya gitmeme belki sezon başının erken sorunları ortadan kaldırmak için demotivasyon oldu ve ligin son haftaları gerçekten kötüydük. İşin üzerine küme düşecek takımın bize denk gelmesi. Trabzonspor her şeyi yaptı ama yenildi ve Rizespor düştü. Takım kafa olarak sezonu erken açmamaya gitti ve Bursaspor maçında büyük bir travma yaşandı.

Biz de eksiklerimizi biliyorduk. Lig ve Türkiye Kupası'nda başarılı olmaya camia olarak ihtiyacamız var. Stoper, orta saha ve santrfor için 4-5 oyuncu gündemimizde vardı. Sadece stoperde Serdar ile hedefi tutturamadık. O da Spartak Moskova'nın stoper alamaması nedeniyle olmadı. Konuştuğumuz Serdar'ın yerine Hubocan aldık. Yusuf Erdoğan ısrarla ayrılmak istediği için kanat bölgesine Bongonda oldu.Kadro da çok güçlendi. Bu sene baktığımızda ne oldu? Buna ben tek başına cevap veremiyorum. Teknik kadro cevap veremiyor. İlginç bir durum ile karşı karşıyayız.

Ersun Hoca'nın söylediği ilk maç aldığımız sonuçlar tatmin ediciydi. Göztepe'ye kaza diyebiliriz, tamam olsun. Alanyaspor maçında 3-0'a kadar son yılların en iyi oyununu oynadık. 45. dakikanın uzatmalarında inanılmaz bir gol yedik ve ikinci devre 4-3'e giden bir maç.

Ersun Hoca da 50 yılda bir olur dedi. Gerçekten 50 yılda bir olur. Beşiktaş maçına baktığımızda da o maçı kazanabilirdik. Buradaki maç da ona benzer oldu.

Uçakta Wi-Fi var,açtım Akhisar maçını seyrediyorum. Uçakta 3-0'ı görünce kapattım tabii. Burada olan sorun derin bir sorun. Takımınızın başarılı olması için yedeklerin de iyi olması lazım. Geçen sene sadece Okay'ın olmaması nedeniyle sorunlar yaşadık. Bu Alanya ve Akhisar maçı bize şu gösterdi Oynayan ve oynamayan arasında; formayı hak eden ile etmeyen arasında sorun var. Bozulan motivasyonlardan dolayı gelinen arkadaşlık. Trabzonspor'da herkesin zinde, aktif ve motive tutulması gerekirken takımda büyük kenetlenme sorunu olduğunu ve de dağılmanın kaçınılmaz olduğunu gördük. Kadro kurarken daha ne yapabiliriz ki? diye düşündük. Elbette belli bölgelerde sorunlar olabilir. Neden bu maya tutmadı? Olayın arka planı bence epey bir karışık.

Trabzonspor spon yıllarda en dar kadrosuna yaşıyor. Belki sadece 24 kişi kadrosu olan çok az takımı vardır. 24'ün içerisinde 11'e girebilecek 18 oyuncu var. Zaten biz bunu bilerek yaptık. Sizin yedek olan oyuncularınız sonucu belirliyor. 11'de mutlaka olmalıyım diyen çok sayıda oyuncu var.

Rıza Hoca'ya da "Bizim sorunumuz mutlaka oynamam gerekir diyen oyuncuları motive etmek" dedim. Defansta bizim zaten fazla oyuncumuz yok. Orta saha kalabalığımız var gibi gözüküyor. 24 kişilik kadroda ilk 11'i isteyen oyuncu fazla. Bizim bunları ayağa kaldırmamız lazım. Ben seçildiğimden beri oyuncularla az görüşürüm. Takım ile ve arkasından takımın kaptanları ile konuşma yaptım. Orada gördüğüm şey bırakan oyuncularım var. Bongonda büyük oranda bu işi bırakmış gibi. Aynı bölge ya da aynı konuşanlar bir arada olabilirler. Takım başarılı olursa milyonların mutlu olacağını, dışarından gelen oyuncuların da dışarıdan gelip katkı yaptığında büyük destek alacağını anlatmak gerekiyordu.

Asıl oyuncuları ayağa kaldırmak için Alanya, Göztepe ve Akhisar gibi maçlara bakmak lazım. Teknik kadronun olağanüstü motive olması gerekiyordu. Bursaspor maçından sonra teknik kadronun oradan gitmesi için inanılmaz yapılan işler oldu. Çok fazla teknik direktörün gitmesinin neler getirip götüreceğine de şahit oldu"

Teknik kadromuz yazılanlardan etkilendi. Bireysel atılan mesajlardan etkilendi. Direnmeye çalıştık ama kolay olmadı. Teknik kadronun da direnmesi kolay olmadı. Çok zor bir süreçti. Bu süreç içerisinde alınan sonuçlara bakıldığın da biz bu sene iyi şeyler yaşatmayı planlarken; herhalde buna en çok ben üzülürüm. Bunun sebebi başkan ve yönetimden sorulur.

Trabzonspor için en büyük sorun ekonomik sorundu. Bir taraftan bu tarafta boşluk kalmaması gerekir. Ben boşluk kapamaktan çok yoruldum. Biz yönetim olarak içeride konuştuklarımızı anlatmamız gerekir. Yine de ayakta durmaya çalışıyoruz.

Kötü gittiği gün, yangına körükle gitme var. Her bir oyuncunun alacağı rakam tabii farklı olacaktır. En ciğerimizden olanların olduğu büyük bir yıkım operasyonu var. Onur, zam ile ilgili 'Bir kuruş istiyorsam namerdim.' dedi. Benden izinsiz açıklama yapma dedim ama benim söylediklerimi söyledi. Canı sıkılan çok oyuncu var. Onun sebebi de forma adaletsizliğinden. Para konusu ile ilgili, Trabzonspor'un zor gittiği dönemde yıkmak için, zarar vermek için yapıldı. Bunu sorumluluğu yüksek olmayan biri dese, 'Olabilir.' derim. Yazıktır, günahdır.

Ersun Yanal'ın tazminatı

Sözleşmeyi ben yaptım. Ayrılma ile ilgili madde koydum. Ben İngiltere'deydim. Asbaşkan ile konuştu ve fiyata anlaştılar. Avukat ile konuştum 200-300 bin euro ile gidebilirdi. Sürdürülemez bir nokta olunca ise farklı bir durum söz konusu. Bu kadronun yapması gereken 1 gün bile istemeden ayrılmalıdır ama talimat verdim ve fesih ediyorsunuz dedim.

Lig oynanırken hoca değiştirmek hiçbir kulübün istediği bir şey değildir. Zaten ya yerli ya da yabancı alternatifiniz var. Yabancı için Türkiye'yi tanıması için zaman var. Yerli olarak da baktığımız zaman oyunculara babalık yapacak ve forma adaletini sağlayacak biri lazımdı. Bütün oyuncuları sahiplenecek, sorunları çözebilecek birisi vardı. Yerli olarak da doğal olarak Rıza Hoca geldi. Yönetim olarak karar aldınız mı? Hayır almadık. Hiçbir takım hoca alırken oy birliği ile almaz. 10 tane hoca geliyor gündeme. Bir tanesi alınınca bir başka yönetici çıkabilir. Bu kararlar oy birliği ile olmaz zaten. O zaman kulübe hoca alamazsınız.

Herkes bilir ki tüm kulüpler böyledir. Başka adaylar elbette vardı ama Türkiye'den çok yoktu.

3-4 gün önce konuştuğumuzda oyunculara hedefi hatırlattım. Bir; bu kadro çok kaliteli. 2010-2011'den bu yana kupa almadık. 8 senedir kupa gelmedi. Mutlaka Türkiye Kupası'nı almamız lazım. Trabzonspor'un kupaya yürümesi için gitmemiz lazım. Bu kulüp hepimizin. İnsanlar gelip geçidir. Sorunlar elbette olacaktır.

Ligde Galatasaray'ın durumunu ayırırsak, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile iki maçlık fark var. Hedefe baktığımızda uzak değiliz. Avrupa'ya gidecek bir yolu kendimiz edinmemiz şart. Galatasaray maçı bir şans. Kenetlenmeden bu yolu almak mümkün değil. Her şeyi unutup, Trabzonspor için herkesin nefer olmaya ve kenetlenmeye ihtiyacımız var. Daha bu maraton çok uzun. Trabzonspor bizim hepimiz için neşe ya da üzüntü kaynağı. Burası Trabzonspor, buraya kimsenin zarar vermemesi gerekir.

Fatih Terim ile görüşmedim. Rıza Hoca ile konuştuk sene sonu sözleşmenin devamına karar veririz diye anlaştık.

Rodallega'nın ırkçılık iddiası

Ben Rodallega ile görüştüm ve kendisine sordum. Bana 'zenci' falan diye bir şeyler söyledi ve "küfür etti" dedi. Tabii ama bilemiyorum. Böyle bir şey varsa, ırkçı söylem ya da olumsuz bir davranışın bu dünyada yeri yok. Ben bunu Rodallega'dan aldım, gerisine de bilmiyorum.

Trabzonspor'un borç konusu çok fazla gündeme geliyor. Trabzonspor'un ciddi oranda sıcak para ihtiyacına vardı. Geldiğimiz dönemde ve mali kongrede ben bir açıklama yapmıştım; "Bizim borcumuz 590 milyon lira" demiştim. Futbol kulüplerinde borç ağırlık euro üzerindendir. O dönem yaklaşık 190 milyon euro borcu vardı; şu anda da 200 milyon euro. Ben 190'ı 200 yapmadım. Yaklaşık 200 milyon sponsorluklardan para girdi. O borcu ben oraya getirmedim. Türk Lirası üzerinden de biz 590 borç ile devraldık. Faiz iki yılda 250 milyon borç getirdi. 200 milyon TL de sponsorluk koyduk. Turkcell, QNB, Medical Park falan. 200'e nasıl geldi herkes bunu düşünsün.

200 milyon euro neden birikti? Bütçe denk olmayınca, açık veriyorsun. Trabzonspor'un giderinin geliri ile karşılanmasına imkan yok. Gelirleri artırmasak 300 milyon euro borç olacaktı.

Menajerlere çok para ödendi iddiası

Ben kulübe geldikten sonra profesyonellerden kimseyi değiştirmedim. Ben hiçbir oyuncunun menajerine yüzde 10'dan fazla ödemedim. Milan'dan gelirken Kucka'nın menajerinin oradan alacağı vardı. Oradan gelirken de menajerine 550 bin euro cebimden ödedim. Bunu da tarihe not düşüyorum.

Trabzonspor gündeme geldiğinde Trabzonspor ile İstanbul sorunları yaşanır. Ben Trabzon ile İstanbul'da olan Trabzonluların kavgasından bıktım. Onlar varsa ben yokum. kavgalarından. Ben aralarını bulmaya çalıştım. Ara ara toplantıları yapmadık ki huzur bulalım.

İSTİFA TEHDİTLERİYLE UĞRAŞIYORUM

Bursa maçında yenilelim istifa ediyoruz dediler. Ben bu istifa tehditleri ile uğraşıyorum. Gerçekten iş yapmak yerine bunlarla uğraşıyorum. Çok yoruldum. Buna iyi niyetler ile gayret edenler elbette oldu. Benim gözümde ayrılanlar ve kalanlar diye bir şey yok. Kalanlara ve gidenlere de teşekkür ediyorum. Asbaşkan çok uğraşıyor. Şahsıma adına çok teşekkür ediyorum. Trabzon'dan ya da İstanbul'dan herkese teşekkür ediyorum.

Malatyaspor yenilgisinden sonra bir metin var hazırlanılmış. Ben bu metni anlarım 5 saatte hazırlanmış. Yenildik hemen servis ediliyor. Bizim destek aldığımız kişiler oldu. İçeride benim ile birlikte 4 kişinin ekonomik desteği var. Trabzonspor'a reklam verelim dedim. Trabzonspor'a destek olarak 5-10 milyon euro koysun isterim. Ödeyemediğim 3 arkadaşım istiyor. Bunlar gelir geçer. Yönetim kalmış, müsaade edelim yapsınlar. Benim şahsen ne beklentim olabilir. Seçim çözüm olsun yarın sabah yapalım. Yöneticilere baskı yapılarak, "siz de istifa edin Trabzonspor düşsün" diyorlar.

Trabzonspor insanlar için çok değerli. Herkes benim görüşümde gitse çok iyi olacak diyor. O kadar çok bunu diyen var ki. Herhalde koruma refleksi ile yapıldığını düşünüyorum.

Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Ömür

Sosa ve Kucka'yı alırken gençleri de öne çıkarır diye almıştık. Kalite oyuncularla oynasınlar ki, diye aldım. Hem Yusuf hem de Abdülkadir ile ilgili görüşmeler yapıyorum. Trabzonspor buralarda kalmaz. O zaman Yusuf, Abdülkadir iki kat değerli olacaktı. Sene sonunda gitmeleri ile ilgili de anlaşmaları konuştum. Üzüntülüyüz ama kulübe sahip çıkalım. Sene sonunda biz bu oyunculardan 40 milyon euro almayı konuşuyoruz. İyi gidersek olur, iyi gitmezsek bunlar olmaz. Rıza Hoca ve ekibine sahip çıkmamız lazım. Yönetimi hırpalayabilirsiniz ama yönetimlerle bu sorunlar çözülmez. Trabzonspor'u herkes kendi bebeği gibi görsün. Gelin bunu koruyalım. Herkes önce "ben ne hata yaptım?" diye düşünsün. El ele verelim ve Trabzonspor için bunu yapalım.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle