GeriBasketbol Küçük basketbolcuları ağlatan ‘baskı’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Küçük basketbolcuları ağlatan ‘baskı’

Küçük basketbolcuları ağlatan ‘baskı’

Bir basketbol maçı düşünün. Üçüncü çeyrek skoru 83-0.

Küçük basketbolcuları ağlatan ‘baskı’
Oyuncular 11-12 yaşında kızlar. Öndeki takımın koçu, hâlâ tam saha baskı yaptırıyor. Oyuncular da kendilerine verilen görevi yerine getiriyor. Fark daha da açılıyor. Bu baskı yüzünden sahasından çıkamayan rakip takım oyuncuları ise artık gözyaşlarını tutamıyor. Birbirlerine sarılıp ağlamaya başlıyorlar. Koçları, kızlara sarılarak teskin etmeye çalışıyor. Tribünlerde veliler rahatsız. Averajın hiçbir öneminin bulunmadığı maçta sıfıra karşı farkla önde olan oyuncularına halen baskı yaptıran diğer koça tepkililer. Fark yiyen takımın oyuncularını teselli etmek isteyen hakemler ise çareyi öndeki ekip aleyhine üst üste fauller çalmakta buluyor. Bu sayede gerideki takım birkaç sayı buluyor ve müsabaka 103-4 sona eriyor.

Küçük basketbolcuları ağlatan ‘baskı’

Bu olay, Gençlik ve Spor Bakanlığının düzenlediği bir ulusal turnuvada, Adana Vakıfbank Ortaokulu ve Bilecik Bozüyük Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu'nun Kocaeli'ndeki çeyrek final karşılaşmasında yaşanıyor. Eleştiri oklarının hedefindeki koça ulaşmak için Adana’daki okulun müdürüyle konuşuyorum. Ancak müdür buna izin vermeyeceğini belirtiyor.

Zaten okulların, koçların ya da oyuncuların isimlerinin önemi de yok. Önemli olan küçücük çocukların o gün sahada yaşadığı travma ve bu yıkımın onları basketboldan ilelebet soğutabileceği gerçeği.

TBF, TAM SAHA BASKIYI YASAKLIYOR
Oysaki çocuklarımızın psikolojilerini bozabilecek benzer bir durumun tekrar yaşanmasını engellemek elimizde. Zira Türkiye Basketbol Federasyonu'nun U11 ve U12 kategorileri oyun kuralları, bu yaştaki çocukların oynadığı müsabakalarda tam saha baskı yapılmasını yasaklıyor. İlgili maddede aynen şöyle deniliyor:

"Tam saha baskı yapmak yasaktır. Ancak ve ancak, maçın son iki dakikası ve bir takım 10 sayı veya üstünde bir sayı farkıyla mağlup ise, o takımın tam saha baskı uygulamasına izin verilecektir. Son iki dakikanın dışında ve yukarıda bahsedilen şartın oluşmadığı durumlarda baskı uygulayan takımın antrenörüne teknik faul çalınır. Teknik faulün uygulanması ve sonrasında FIBA oyun kurallarının hükümleri uygulanır."

Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF), hem altyapıdaki çocukların kendilerini geliştirebilmesine imkân tanıyacak bir saha içi ortamı yaratmak hem de Kocaeli'ndeki gibi skorların yaşanma riskini azaltmak için böyle bir kural uyguluyor.

Ancak Gençlik ve Spor Bakanlığının düzenlediği turnuvadaki müsabakada bu kural geçerli değil. Benim buradan yapacağım çağrı da TBF'nin getirdiği tam saha baskı yasağının, bakanlığın düzenlediği organizasyonlarda oynanan 'Küçükler' kategorisindeki maçlar için de getirilmesi yönünde olacak.

Zaten Gençlik ve Spor Bakanlığının bu kategorideki yarı final maçları için açıkladığı talimatlar da buna imkân tanıyor. Yani çeyrek final maçları için geçerli olmayan bir madde, 25-28 Mart tarihleri arasında Bursa, Çankırı, Konya ve Sivas'ta oynanan Basketbol Küçükler (Kız-Erkek) Yarı Final Yarışmaları için mevcut. Bahsettim madde şu şekilde:

"Talimatta bahsedilmeyen konularda TBF oyun kuralları geçerli olacaktır."

Yani şu an oynanan yarı final maçlarında tam saha baskı yasağı kuralını uygulamak mümkün. Hem de hiçbir yönetmelik değişikliği yapmadan. Küçükler kategorisindeki tüm maçlarda benzer bir yasak getirmek için ise yönetmelik değişikliği şart elbette.

GÖNÜLLERİNİ ALMAK MÜMKÜN
Gelelim Kocaeli'ndeki maçta rencide olan Bilecikli küçük dostlarımıza. Onların da kalbini tamir etmek mümkün. Bunun için de 1997 yılında kendi başımdan geçen bir olaya atıfta bulunacağım.

14-15 yaşındayım. Haydarpaşa Lisesi'nde okuduğum yıllar. Okulun basketbol turnuvasında, bizden iki yaş büyük bir sınıfla oynuyoruz. Aynı Bilecikli kardeşlerimiz gibi sahamızdan çıkamıyoruz. Kendi pota altımızdan soktuğumuz her top, birkaç saniye sonra rakip takımın hanesine sayı olarak yazılıyor. Sonuç 92-4. Turnuvada sonraki iki maçta da büyük farklar yiyoruz. Peki sonra okul yönetimi gönlümüzü nasıl mı alıyor? Her birimize turnuva sonunda fair play madalyası vererek ve bu ödül törenini okul dergisinde haber yaparak.

Benzer bir jest neden Bilecikli öğrencilere de yapılmasın?

cozbek@hurriyet.com.tr


 

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle