« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Gazi rekortmeninden flaş itiraf... Ben 6'lı oynayan garibanın jokeyiyim!

Haftanın 5 günü İstanbul, Ankara ve Adana’daki hipodromlarda at üstünde koşan Şanlıurfalı jokey Ahmet Çelik, köyünde at arabası üstünde kendiyle yarıştığı günlerden, at yarışlarının derbisi olarak görülen Gazi Koşusu’nda ter döktüğü günlere kadar merak edilenleri anlattı.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Geçen pazar günü İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda gerçekleştirilen 91’inci Gazi Koşusu’nun galibi jokey Ahmet Çelik, üst üste 3. kez mutlu sona ulaşarak Ekrem Kurt’tan sonra bunu yapan ikinci jokey olarak tarihe geçti. Gazete Habertürk'ten Öznur Karslı'nın sorularına yanıt veren Çelik, atlarla olan ilişkisinin Şanlıurfa’da başladığını söyleyerek söze girdi ve şu ifadeleri kullandı:

‘DENİZİ İSTANBUL’DA GÖRDÜM’
“Şanlıurfa’da atçılık yaygın olduğu için ağabeyim başta olmak üzere akrabalarım arasında seyis ve jokey olanlar vardı. O dönemlerde ortaokuldaydım. Maddi imkanımız yoktu, babam çiftçiydi, borç içindeydi. 9 kardeş, annem ve babam iki odalı bir evde yaşıyorduk. Bir yarış atımız vardı. Atları alıştırma döneminde hafif kilodaki çocuklar bindirildiği için babam da atımıza beni bindirmişti. O hevesle at sevdam başladı. Yarış atımızla hız yapamadığım için at arabasında yapıyor, kendimi test ediyordum. O gün jokeyliğe karar verdim, ‘Bu mesleği yapacağım’ dedim. 2004 yılında apranti eğitimi için İstanbul’a geldiğimde 12 yaşındaydım. Denizi ilk defa Boğaz Köprüsü’nden geçerken görmüştüm. 2 yıllık apranti eğitiminin ardından 14 yaşında at binmeye başladım. 100 yarışı kazandıktan sonra jokey oldum.”

Gazi rekortmeninden flaş itiraf... Ben 6lı oynayan garibanın jokeyiyim

‘ORTAOKULA KADAR OKUYABİLDİM’
“Bu işe hobi için değil, tamamen ailemi kurtarmak için girdim. Lüks bir hayatımız olmadı hiçbir zaman. Ortaokula kadar okuyabildim. Ya okumaya devam edecektim ya da para kazanmak için İstanbul’a gelip apranti eğitimi alacaktım. Ben niye garibanların jokeyiyim? Bizim atlar daha geri planda ama başarı elde eden atlar. Yani elinde 10 lirası olup 6’lı ganyan oynayan biri 180 lira kazanıyor. Bizi bu yüzden biraz daha fazla seviyorlar. Ailemi o günlerden bu günlere getirebildiğim için çok mutluyum, bununla gurur duyuyorum.”

‘SELAM VERİNCE TÜYO İSTİYORLAR’
Ahmet Çelik, ünlü bir jokey olmanın dezavantajlarını ise şöyle anlatıyor: “Yarıştan önce ve sonra sağa sola bakmadan hemen gidiyorum. Çünkü sosyal medyadan ulaşanlar ya da yanıma gelmek isteyenlere selam verdiğimde ya tüyo soruluyor ya da maddi yardım isteniyor. Ben ağaçtan meyve toplamıyorum. Aralarında üzüldüğüm mağdurlar da var. Ama hepsine yetişmem mümkün değil. Ailemden kimse at yarışı oynamıyor. Bu nedenle kimse de bana tüyo sormaz.. Günde yüzlerce kişi tüyo için konuşmaya çalışıyor. Jokeylerin de çok yanıldığı oluyor. Bazı atlar için kazanır diye düşünürken o at gelmiyor. Kazanıyoruz ama giderlerimiz kazancımızdan fazla.”

‘SON ANDA SONATA’
91’inci Gazi Koşusu’nun şampiyonu Piano Sonata’yı ise yarışa günler kala tercih ettiğini belirten Çelik, “Aslında 22 gün önce Ankara’da Mehmet Akif Ersoy yarışında koşan Gazi Borakhan adlı safkanla koşacaktım. Ancak yarıştan sonra atın dizi çatladı. O yarışta Gazi Koşusu’nu kazandığım safkan Piano Sonata da vardı. Onu burun ucuyla geçmiştim. Gazi Koşusu’na 15 gün kala da Gazi Borakan sakatlandığı için Piano Sonata’yla koşmaya karar verdim. Burun ucuyla geçtiğim safkanla Gazi Koşusu’nu kazanmış olduk. Piano Sonata jokeyi yormayan bir attı, yarışta da en şanslı 3 isimden biriydi. Çok temiz bir yarış oldu. 3 yıldır taktiklerimin hepsi tuttu.”

 ‘ÇOCUKLARIM JOKEY DEĞİL, AT SAHİBİ OLSUN´
“5 yıllık evliyim, 3 yaşında ikizlerim var. Yarıştan sonra uçakla yine evime dönüyorum. Evde kesinlikle atlar konuşulmaz. Tatilde yüzmenin dışında başka hobim yok. Hayatım hep at üstüne. Jokeylik hem hobi hem de işimiz. Yarışların olmadığı günlerde ailemin 15 atının bulunduğu ahırlara gidiyorum, onlarla ilgilenirken çayımı içiyorum. Beni zaten sık sık izliyorlar, atlarda aksi bir durum olduğunda konuşuruz. Eşim yiyeceklerime çok özen gösteriyor. Kilo almaya başladığımda özel yemekler yapıyor. İkizlerim artık beni at üstünde gördüklerinde tanımaya başladılar. Çocuklarım jokey değil, at sahibi olsunlar. Bu işte cahil insan çok.”

KARDEŞİ ARKASINDAN GELİYOR
Jokey Ahmet Çelik’in arkasından gelen bir jokey adayı daha var. O da 14 yaşındaki kardeşi Mehmet Salih Çelik. Ağabeyi gibi Veliefendi Hipodromu’ndaki Apranti Okulu’nda eğitim alıyor. Lisansını 1 yıl sonra alacak. Mehmet Salih eğitimin ardından 150 yarışı kazanması halinde jokey olacak. Çelik “Kardeşim aynı orijin olduğu için yetenekli’ diyor”

"URFALIYIM AMA BALIK YERİM"
“Telefonuma genelde ulaşılmaz, haftada bir numara değiştiririm. Her sene Gazi Koşusu’ndan sonra 1 hafta tatil yaparım. Şanlıurfalı olmama rağmen balık tüketirim. Şeker, tuz ve un yemem. Deniz ürünleri işime de yarıyor, kilo aldırmıyor. 54 kiloyum.” (Habertürk)

 

 

 


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler