GeriFutbol Beşiktaş'a medeni bir ayrılık yakışır
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beşiktaş'a medeni bir ayrılık yakışır

Beşiktaş'a medeni bir ayrılık yakışır

Hedef ikincilik ama bu güvensizlikten başarı çıkmaz.

Her maç sonrasında Şenol Güneş’in görevde kalıp kalmayacağının konuşulması artık siyah beyazlı kulübe zarar veren bir noktaya geldi. Taraflar geçmiş güzel günlerin hatırına medeni bir şekilde ayrılmasını bilmeliler.

1- F.Bahçe’nin devresi, devresine uymuyor. Yanal’ın elinin değdiği bir tek isim yok. Benzia ve Slimani de hepten silindi. Neden olmuyor?

2- Fatih Çekirge’nin “Ne olacak bu F.Bahçe’nin hali?” sorusuna Aziz Yıldırım, “Gün gelince konuşacağım...” demiş. Aziz Bey neyi bekliyor?

3- Başakşehir şampiyonluğa koşuyor ama herkes “Peki kim sevinecek?” diyor. Kulübün satılacağı söyleniyor. Yatırımcı olsanız alır mısınız? 

4- G.Saray, 5-0 kazanıyor, maçın yıldızı Muslera. Geçen haftanın manşetleri ‘Muslera yolcu’ydu. Gitmeli mi? Yoksa Terim’in gözdağı mıydı?

5- Beşiktaş hep Güneş’i konuşuyor. 2 saatlik toplantıda da derdini anlatmadı. Sorun, “Para değil” dedi. Orman ile Güneş arasında olan biten nedir?

6- Devler Ligi’nde iki ‘galacticos’ elendi. PSG için ‘Parayla saadet olmaz’ Real’de ise ‘Ajax modeli’ harlandırıldı. Siz nasıl mesajlar çıkardınız?

UĞUR MELEKE

F.BAHÇE’NiN BiR TUTANI İLE BiR ATANI YOK

1- BENZIA ve Slimani gibiler bekleyerek düzelmez, gamsıza gam enjekte edilemez; kaybedilen zaman hataydı. Kronik kaleci problemi olan bir takımda Mert Günok, Volkan Babacan, Serkan Kırıntılı oynayamamış, şimdi de Harun Tekin oynayamıyor. Burada bir gariplik yok mu? Ayrıca takımda Soldado dışında gol şansı olan oyuncu yok gibi. Tutanı ve atanı iyi olmayan bir takımı nasıl ayağa kaldıracaksınız ki? Antrenör mü atacak golleri?

NEDEN ŞiMDi KONUŞMUYOR Ki?

2- AZIZ Yıldırım, başkanlığı bırakmış, güncel meselelerden uzaklaşmış. Doğrusu ben de artık onun mahremiyetine saygı duymak ve futbolsuz günlerini huzurlu geçirmesini dilemek istiyorum. Ayrıca “Günü gelince konuşacağım” türü açıklamalar da bana pek mantıklı gelmiyor. 20 yıl başkanlık yapmış, sürekli konuşmuş, söyleyecek bir şeyi varsa şu anda neden söylemesin ki?

TARAFTARSIZ TAKIMA YATIRMAM

3- BIR yabancı yatırımcının Türkiye’de alacağı ilk 10, hatta ilk 20 kulüp arasına Başakşehir girmez! Maksadı kâr amaçlı operasyonsa, parasını taraftarı olan kulübe yatırması daha doğru değil mi? Futbolda 3 ana gelir kalemi; yayın, ticari kalemler ve maç günü gelirleri. Bunların ikisinden mahrum bir kulüp bu. Para kazanması yüzde yüz sportif başarı odaklı. Sportif başarı yoksa hiçbir gelir yok, gider var sadece! O yatırımcı her kimse, sürekli sportif başarıya çok inanıyor olmalı.

MUSLERA’YI REKABETE SOKMALI

4- MUSLERA, sadece G.Saray’ın değil, Türk futbol tarihinin en önemli transfer başarılarından. G.Saray, 4. yıldızı takarken de, şampiyonluk sayısında F.Bahçe’yi geçerken de, Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale çıkarken de büyük katkı yaptı. Evet, formunda dalgalanmalar var ama onu markete koymak lüks. Muslera’yı markete koymak yerine, arkasına onu gerçekten tehdit edebilecek bir kaleci bulmanız daha doğru bir hamle olur sanki.

GÜNEŞ’i ANLAMAKTA ZORLANIYORUM

5- ISTANBUL’da büyüdüm, iyi okullarda okudum. Hayatımı yazarak ve konuşarak; anlayarak ve anlatarak kazanıyorum. Yani bir Türkçe emekçisiyim özünde. Ama itiraf edeyim, bazen ben de Güneş’i anlamakta zorlanıyorum! Bu ikilinin arasında olup bitene dair de bir istihbaratım yok. O konuları Mehmet ve Ibrahim bilir. Ama şunu söyleyebilirim: Bir futbol konuşmasının içine ar, namus, haysiyet, adamlık, onur, şeref kavramları karıştırılınca o konunun samimiyetinden şüphe duyuyorum. Az konuşup, işini iyi yapan daha makbuldür. BU,

‘NARGiLECiLER’iN SONUDUR

6- REAL ve PSG, iyi oyunculara sahip. Ama iyi takım değiller. Ajax ve United’sa iyi takım. İyi takım için iyi futbolculara sahip olmalısınız. Ama iyi futbolculara sahip olmanız, her zaman iyi bir takımınız olduğu anlamına gelmez. Bale ligde penaltı golünü atıp arkadaşlarıyla sevinmeyi reddettiğinde Real’in sezonu fiilen bitmişti. Ajax maçı resmi bitişti. PSG’de de “Futbolcuların nargilelerine köz koyma görevlisi” olduğuna dair duyumlar var. Ciddiyim. Bir kulübün anahtarını zengin ve şımarık futbolculara bu denli teslim ederseniz, iniş-çıkışlar doğal.

Beşiktaşa medeni bir ayrılık yakışır

GÜNTEKİN ONAY:

ERSUN YANAL, TAKIMINA GÜVENMİYOR VE HAKLI DA

1- YANAL kararsız. Doğru oyunu ve ideal kadrosunu oturtamadı. Her ne kadar güvenli konuşursa konuşsun takımına güvenmediği ortada. Beşiktaş ve Başakşehir maçlarının ilk yarılarındaki plan ve oyun bunu gösteriyor. Bu durumdayken cesur ve özgüvenli davranmak da kolay değil. Yanal’ın istediği oyun yüksek efor gerektiriyor. Takımın birkaç kaliteli oyuncusu var ve onlarda da bu dinamizm yok. F.Bahçe, Benzia ve Slimani ile hiç vakit kaybetmesin diye devre arasında yazmıştım. Yanal’ın en doğru hamlesi bu ikisinden vazgeçmekti.

YILDIRIM, BELDEN AŞAĞI VURMAZ

2- AZIZ Yıldırım, kim ne derse desin, iyi bir Fenerbahçeli. Takım zor durumdayken bunu fırsat görüp belden aşağı vuracak bir karakter de değil. Camia zarar görmesin, kaos ve kavga ortamı oluşmasın diye konuşmadığı ortada.

UZUN VADELi BiR YATIRIM OLMAZ

3- BEN yabancı yatırımcı olsam Başakşehir’e yatırım yapmam. Taraftarı olmayan kulüp uzun vadede kâr edemez. Ne bilet satabilirsin ne ürün ne de loca. Ekonomik olarak yatırımcı için kısa vadede Şampiyonlar Ligi ve yayın gelirinden gelecek para ile kâr etmiş gibi gözükecek olsa da bu durum uzun vadede sürdürülebilir görünmüyor.

MUSLERA, BiR KALECiDEN FAZLASI

4- HERKES gidebilir. Muslera da dahil. Burası G.Saray. Lakin Uruguaylı çok özel bir karakter. Bir kaleciden çok fazlası. Sadece 3 direğin arasında durması, kurtarışları değil. Takım olgusunu öne çıkartan, kazanmayı bilen pozitif bir kişilik. Futbol; Playstation değil. Oyuncuların karakterleri ve duyguları da yetenekleri kadar belirleyici. Beşiktaş, Fulham’a 3. kalecisini verdi. Liverpool’un 1. kalecisini aldı. Karius, çok net Fabri’den daha iyi kaleci. Ama Fabri daha iyi oynadı çünkü kendini daha çok veriyordu. Karius vermiyor. Karakter faktörü devreye giriyor. Muslera, G.Saray’da bırakmalı.

GÜNEŞ, HERKESi DÜŞMAN SANIYOR

5- GÜNEŞ olgun, dürüst, çalışkan ve saygın bir teknik adam ancak şu günlerde çok gergin ve öfkeli. Hep başkalarını suçluyor. Kendi hatasını hiç kabul etmiyor ve görmüyor. Herkesi kendine düşman sanıyor. Kendi söylediği gibi aslında durum: Futbol bu, bazen kazanır bazen kaybedersiniz. Hata yaparsınız. Ayrıca kendisi de biliyor ki futbolda dün yoktur. Koşulların da kendisini zorladığını biliyoruz ancak Beşiktaş her şeye rağmen 13 puan geride olmamalıydı. Güneş ve Orman, “Sezon sonuna kadar devam” tavrını ortaya koydu. Ancak sonuçlar iyi gitmezse bu durum tartışılmaya devam edecektir.

AJAX, 25 YILDA iLK KEZ YAKALADI

6- TUCHEL, sistem teknik direktörü. Pragmatik değil. Akademisyen ama futbol sahasında büyük zorluklarla karşılaşıp kritik karar vermek durumunda kalmamış. Futbolculukta da bu seviyeyi yaşamadığı için ilk büyük sınavında çaktı. Hem de feci bir şekilde. Ajax altyapı hamlesini yeni yapmadı. 40 yıldır kulüp tüm yatırımını buna yapıyor. 25 yıl sonra ilk kez iyi bir jenerasyon yakaladılar. Olay bu. Ajax, genç oyuncularla büyük iş yapıyor ama bence asıl takdir edilecek yönü Ajax’ın her sahada hücumu düşünen futbol kültürü.

Beşiktaşa medeni bir ayrılık yakışır

İBRAHİM SETEN: 

"FENERBAHÇE'DE İLERLEME VAR"

1- Size çok garip gelebilir ama ben F.Bahçe’de futbol açısından ilerleme olduğu kanısındayım. Beşiktaş ve Başakşehir’e karşı 45’er dakikalık hâkimiyetleri vardı. Tek fark Başakşehir’e 2 gol atamadılar. Ersun Yanal’ın çok şey beklediği 4 ismin ortak bir yönü var: Volkan, Serdar, Dirar ve Tolgay hazırlık kamplarını kaçırdıkları için fiziksel açıdan eksikler. Bu da takım performansını olumsuz etkiliyor.

"KOÇ'A NE HESAP SORABİLİR Kİ"

2- Ne konuşacakmış anlamadım. Gemiyi batıran kaptan, enkazı yüzeye çıkaramadığı için ikinci kaptana ne kadar kızabilirse o kadar hesap sorabilir Aziz Bey, Ali Koç’a...

"'ÜÇ BÜYÜKLER'E YÜRÜRDÜM"

3- Soru çok yönlendirici. “Başakşehir şampiyonluğu hak ediyor mu?” derseniz, sapına kadar hak ediyor. Ama yabancı yatırımcı olsam ‘üç büyükler’e yürürdüm tabii ki...

TERiM GİBİ DÜŞÜNÜYORUM

4- FATİH Terim gibi düşünüyorum bu konuda. 5-0 olmuş maçta Muslera’yı bu kadar ön plana çıkarmak iyi niyetli gelmiyor bana da. G.Saray’ın risk aldığı bir maçta, bu riske uygun taktiksel hazırlık yapan Antalya, çok fırsat buldu. Muslera’nın başarısı kadar, Antalya forvetlerinin beceriksizliği de söz konusuydu. Buna karşılık G.Saray, forvetleri ise çok daha becerikliydi.

ÇİRKİNLEŞMEDEN AYRILSINLAR

5- İKİ tarafın da aldatıldığını düşündüğü bir evlilik haline gelmiş maalesef bu ilişki. İyi günlerin hatırına esas söylenecek sözler yutkunuluyor. Bu güvensizlikten başarı çıkması zor. Umarım iki taraf da çirkinleşmeden ayrılmayı becerebilirler. Özellikle Beşiktaş’ın en az ikinciliği hedeflediği bir sezonda.

"BAŞKAN KÜSTAHLIĞIDIR"

6- PSG’nin son saniyede VAR marifetiyle aleyhine verilen penaltı dramatikti. Onlarınki artık talihsizlik. Real’inki ise başkanın “Bu takımı ben şampiyon yaptım” küstahlığına karşı bilimsel bir tokat. Nitekim iki hoca kovduktan sonra mecburen Zidane’ı getirdiler. Bu tarz başkanlardan nefret ediyorum.

Beşiktaşa medeni bir ayrılık yakışır

MEHMET ARSLAN:

"FENERBAHÇE SENEYE MÜKEMMEL OLUR"

1- ERSUN Yanal’ın işi hiç kolay değildi. Moral açıdan dibe vurmuş, özgüvenini kaybetmiş bir takıma büyük umutlarla geldi. Bu tür durumlarda ‘çıkış’ çok kolay değildir. Bunun sancısını yaşıyor F.Bahçe. Evet, bireysel olarak yükselen oyuncular yok ama takım olarak gelişme kaydeden bir F.Bahçe var. Bir Yanal öncesine, bir de sonrasına bakın. Topa sahip olma oranından pas yüzdesine ve koşu mesafelerine kadar istatistikleri yükselen bir takıma dönüştü sarı lacivertliler. Direnci ve mücadele gücü arttı. Skora yansımasa da olumlu gelişmeleri göz ardı etmeyelim. Son haftalarda F.Bahçe ile sahada mücadele etmiş bir futbolcunun sözleri ile noktalı koyayım: “Bu F.Bahçe seneye mükemmel bir takım olur”.

"AZiZ BEY 20 YIL KONUŞTU"

2- 20 yıl boyunca Aziz Bey konuştu. Hem de çok konuştu. Üstelik, “Konuşursam yer yerinden oynar” mealinde pek çok şey de söyledi. Ama hiçbir şey değişmedi. Doğrusu ben de çok merak ediyorum 20 yıl boyunca ifade ettiklerinden daha farklı ne söyleyebilir diye... Oysa şu anda görevde olan yönetim, “Aziz Bey döneminin mali enkazından” söz ediyor. Sanıyorum konuşursa bunları dile getirir.

"BAŞAKŞEHİR KÂRLI ALINIR"

3- Soru mu şimdi bu Kenan? O zaman bir kriter daha koyalım ve “Seyircisi olmayan takım Süper Lig’de oynayamaz” diyelim. Ellerini tutan mı var seyircisi olan takımların? Hepsi mali açıdan batık. Kötü yönetilip, dibe vurdular. Türkiye’de değişmeyen bir kural var: Kim şampiyon olursa, rakipleri onun kollanıp şampiyon olduğunu iddia ediyor. Ama kendileri şampiyon olunca da “Anamızın ak sütü gibi helal” diyor. Helal tabii ki. Ama bu herkes için helal. Bana helal, sana haram anlayışı bıktırdı artık. Şimdi aynı söylemler Başakşehir için söyleniyor. 12 gol yemiş bu takım, istatistikleri çok iyi. Ortada bir emek var. Hepimiz emeğe saygı göstermek zorundayız. Diğer soruya gelince. Böyle yönetilip bu başarıya ulaşacaksa evet, Başakşehir satın alınabilir bir kulüp. Çünkü çok kârlı.

"MUSLERA SORUNU PERFORMANS DEĞİL MALİYET"

4- DENİZ bitti sözünü en çok kullandığımız bir sezonu yaşıyoruz. Muslera çok başarılı bir kaleci. Ama aldığı ücret yüksek. Oyuncu maliyetlerini çok daha aşağı çekmek zorunda kulüpler. Yeni transfer edilen oyuncularda bu kriterler hayata geçiriliyor. Ama eski sözleşmeler hem maliyetli, hem de takım içinde dengesizliğe neden oluyor. Muslera konusu performanstan öte bir maliyet sorunu. Artık o paraları verecek kulüpler kalmadı. G.Saray bence tamamen mali yönden ve takım dengesi açısından yaklaşıyor bu konuya.

BU ÇATIŞMA BEŞİKTAŞ'A ARTIK ZARAR VERİYOR

5- AÇIK açık yazayım daha düne kadar Şenol Güneş konusunda yönetimin haklı olabileceğini düşünüyordum. Ama düşüncem değişti. Bunun nedenini bugün değil ama çoook uzun yıllar sonra belki söylerim. Para konusu çok fazla ön palana çıkarılarak Güneş’e haksızlık ediliyor ve haksız gösterilmeye çalışılıyor. Ve bu çatışma sadece Beşiktaş’a zarar veriyor. Bunu önce yönetimin sonra da tribündeki taraftarın görmesi gerekir. Nokta.

"DEMEK Kİ PARA EN İYİ TRANSFER DEĞİLMİŞ"

6- LOS Galacticos döneminde Real dünyanın en ünlü futbolcularını aldığında, “Futbolun en güzel yanını, sonucun bilinmezliğini ortadan kaldırıyor” eleştirisi yapılmış ve bu takımın yenilmez olduğu iddia edilmişti. Öyle olmadı, geçen hafta olduğu gibi. Futbolun ayrı bir ruhu var. Para, kazanmanıza yetmiyor. En fazla yardımcı oluyor. Kazanan, “Ben transfere değil, daha çok çalışmaya ve antrenmana inanırım” diyen Jürgen Klopp’lar oluyor. Futbol sürekli gelişen ve değişen bir oyun. Bu gelişmeye ayak uyduran oyuncu ve teknik adamların birlikteliği başarıyı getiriyor. En iyi transfer değil.

Beşiktaşa medeni bir ayrılık yakışır

Yorumları Göster
Yorumları Gizle