GeriFutbol Ali Koç'a ağır eleştiri! 'Otobüs olayı, şaka gibi!'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ali Koç'a ağır eleştiri! 'Otobüs olayı, şaka gibi!'

Ali Koç'a ağır eleştiri! 'Otobüs olayı, şaka gibi!'

Yazarlarımızdan Hakan Ünsal, Uğur Meleke, Mehmet Arslan ve Uğur Vardan Futbol Konseyi'nde gündeme dair kendilerine yöneltilen soruları yanıtladı.

Hakan Ünsal

BAŞ SORUMLU KOÇ’TUR

Net şekilde Ali Koç’un eseri. Comolli ile çalışmak isteyen, Cocu’yu alan ve fazlasıyla sabreden Koç baş sorumlu. Değişim ve vizyonu Türkiye ve F.Bahçe için fazla geldi. Büyük camialarda değişim çok sert ve yetkiler tamamen devredilerek olmaz. Sorumlular: 1-Koç, 2-Comolli, 3-Cocu. Otobüs cezası ise tecrübesizlik ve kızgınlık emaresi. Futbolcular, otobüs cezasıyla kendine gelmez. Düşme hattına gerilemiş takıma “Otobüsle dönün” demek alt ligler uygulaması. F.Bahçe için bu komik durdu.

DERBİ UYUŞTURUCU ETKİSİ YAPTI

Kesinlikle geç. Kırılma noktası aslında G.Saray derbisidir. F.Bahçe kaybetseydi değişim o zaman olacak ve zaman kazanılacaktı. Derbi, moral kazandırdı gibi gözükse de durumu daha kötü hale getiren bir uyuşturucu etkisi yaptı. F.Bahçe bu pozisyonu hak eden ve kötü bir takım değil. Dibe vurmuş takımların sıçraması da etkileyici ve çabuk olur. Yanal etkili olacak ve takım çabucak yukarı çıkacaktır. Bu tür durumlar teknik adamlar için büyük fırsattır. Şampiyonluk şansı olmaz ama Avrupa’da başarı şansını yakalayabilir.

FATİH TERİM, ÖNGÖREMEDİ

G.Saray’da en büyük sorun Fatih Hoca’nın kontrolü kaybetmiş olması. Kriz zamanlarında çıkıp kontrolü alan hoca şimdilerde sessiz. Camia ve oyuncuları toparlayacak olan ne Mustafa Cengiz ne de Abdürrahim Albayrak’tır. Hocanın çıkıp konuşması ve işi toparlaması lazım. Fakat diğer taraftan hocanın oyuncular üzerindeki baskısı ve yansıyan olumsuz tablo da ortada. Bugünkü durumun tek sebebi de Gomis’in gidişi. Ya da Gomis’in gidişine izin verilmesi. Fatih Hoca, bu gidişe izin verirken hem ligde hem de Şampiyonlar Ligi’nde durumun bu kadar vahim olacağını öngöremedi. Gomis’in takımın skor gücünün ötesinde oyun ve bireysel performanslara katkısını da ıskaladılar. Hal böyle olunca tamamen kayıp bir ilk yarı yaşandı.

SORUN GÜNEŞ-ORMAN KOPUŞU

Beşiktaş’taki sorunun saha içi kadar, saha dışı da olduğu aşikâr. Fikret Başkan ile hocanın ilişkilerindeki kopuş direkt takıma da yansıyor. Kaybolan havayı sahada toparlaması gereken Şenol Hoca ve saha dışında dengelemesi gereken başkanın dertleri birbirleri olunca sorunlar büyüdü. Kayıplar sonrası oyuncuların özgüven kaybı, formsuzluklar ve saha dışı problemler durumu toparlanması zor hale getirdi. Aslında her iki isim de kendi işlerini yapamaz hale geldi ve takım bu boşluğu görüp oyun olarak dağıldı. Yani Beşiktaş için sorun saha içinde bitiyor ama başlangıcı dışarıda Fikret Başkan ve Şenol Hoca’da..

ŞAMPİYONLUK ÇOK ZOR

Trabzon ve G.Saray’ın yaşadığı durumdan daha fazla etkilenmelerini engelleyen F.Bahçe oldu. F.Bahçe’nin tarihi başarısızlık yaşadığı bir dönemde, bu iki takımın taraftarını nispeten sessiz tutan ligdeki sıralamaydı. Ünal Hoca ile daha bir takım görüntüsü veriyor olması avantaj olsa da şampiyonluk telaffuz etmek zor. Çünkü, ligin ikinci yarısı tamamen değişecek ve doğal sıralama oluşmaya başlayacak. Dolayısıyla Trabzonspor’un daha fazla üstüne koyması gerekecek. Durumu şöyle özetleyelim: Trabzonspor’un şu andaki pozisyonunun sebebi kendi formu mu yoksa G.Saray, F.Bahçe ve Beşiktaş’ın kötü hali mi?

İKİ TAKIM DA YOLA DEVAM EDER

Her iki takım da devam eder. Ancak nereye kadar devam eder sorusunun cevabını devre arası verecek. Transfer ve iyi bir kamp dönemi her şeyi değiştirir.

HAFTANIN ENLERİ:

HAFTANIN OLAYI: Fenerbahçe’nin küme düşme hattında olması.
HAFTANIN TAKIMI: ANTALYASPOHAFTANIN HOCASI: BÜLENT KORKMAZ
HAFTANIN FUTBOLCUSU: MEVLÜT ERDİNÇ
HAFTANIN HAKEMİ: HALİL UMUT MELER

Uğur Meleke

SORUMLU, BORCU YAPAN

Bu oyunun çok basit bir kaidesi var: İyi futbol, iyi futbolcuyla oynanır. Şu anda F.Bahçe’de ‘kaliteli’ diye adlandırabileceğiniz kaç futbolcu var? Belki 2, belki 3... Pazar akşamı Akhisar’ın kulübesi, F.Bahçe’den kaliteliydi. Bu tablonun bir numaralı sorumluları, son 5 yılda yanlış transfer politikalarıyla borcu 600 milyon Euro’lara getirenler. Bursa’ya bir servet dökülerek alınan Volkan’la Ozan bilgisayar oyunu oynuyorlar. Şener, ikinci lig seviyesinde. Fernandao, Arabistan’da.

YANAL İLE AVRUPA’YI HEDEFLER

Yanal’la acilen imzalamalılar, zira yanılmıyorsam (satabildiğin kadar alabilirsin kaidesi gereği) devre arasında kullanabilecekleri 9 milyon Euro’luk bir transfer bütçeleri var. Yanal’ın da görüşü alınarak nokta atışı 2-3 kaliteli adam katmalılar kadroya. Geçmişte devre arasında Sow, Webo, Ziegler gibi isabetli transferler yapmıştı F.Bahçe. Yine o standartta 2-3 adam yakalayabilirlerse, Yanal’la Avrupa kupalarını hedefleyebilirler. Bu lig çok sıkı ve rekabetçi. Bu sezon Avrupa barajı 55 puan civarında kalır zaten.

GERÇEKLERİN ÜSTÜ ÖRTÜLDÜ

G.Saray, Gomis’i kaybettiğinde takımın yarısını yitirmiş oldu. 2018 şampiyonluğu Gomis’in eseriydi, yeri doldurulamadı. F.Bahçe maçı 2-0’dan verilip, VAR’ın statüsü gereği inceleyemeyeceği taç atışlarına filan algı yönlendirilerek, 15-16 yaş ortalamalı dijital gençlik manipüle edilerek gerçeklerin üstü örtüldü. Sonuç, 7 haftada 7 puan. Kariyerindeki 417 maçta tek bir kez ön libero oynamamış Mariano’nun oraya konup, Celil’in konmaması; Muğdat’ın ikinci santrfor oynatılıp Atalay’ın düşünülmemesinin sebebini merak ediyorum doğrusu.

4’Ü, BİR CENK TOSUN ETMEZ

Şenol Güneş’in elindeki 4 golcünün toplamı Cenk etmez. Belki Negredo da etmez. G.Saray’ın medyayı kullanıp Gomis’in kamuoyundaki algısını zedelettirerek, insanları Fransız santrfora karşı manipüle ederek kaybediş hikâyesinin bir benzeri de Beşiktaş’ta yaşandı. Müthiş profesyonel Negredo, medya da kullanılarak, yüksek maaşı bahane edilerek, zorla gönderildi. Siyah beyazlılar da devre arasında bir santrfor bulmak zorunda.

SEZONUN KAZANANI TRABZON

Ligin sonucu ne olursa olsun, Trabzonspor sezonu kaçıncı sırada bitirirse bitirsin, bu yılın kazananıdır. Ahmet Ağaoğlu’nun kulüp tüzüğüne borçlandırmama ilkesini eklemesi ufak çaplı bir devrimdir. Kendilerini takımın üzerinde gören Onur-Burak’ı kadro harici bırakıp, ipleri Abdülkadir-Yusuf-Sosa gibi tertemiz adamlara vermesi, aşağıdan yukarıya bir yönetişim dersidir. Bu sezon hemen her takımın şampiyonluk düşü kurabileceği çok sıkı bir sezon. Trabzon da dahil elbette.

ÜÇÜNE DE BİR DIAGNE LAZIM

Türk futbolu açısından tatsız geçen 2018’in sanırım en güzel haberi, Şubat’ta Avrupa Ligi’nde 3 takımla birden yer alma ihtimalimiz. F.Bahçe zaten Şubat’ı garantiledi. G.Saray, Porto’nun yedeklerini umarım yenecektir. Beşiktaş’a da terfi için beraberlik yetiyor; zira Sarpsborg kazanır da iş üçlü averaja kalırsa dahi siyah beyazlılar lider bitiriyor. Devre arasında 3 temsilcimiz de birer Diagne bulurlarsa, daha ötesi için de umutluyum ben.

HAFTANIN ENLERİ:

HAFTANIN OLAYI: Fenerbahçe’nin 15’inci haftayıküme düşme hattında kapaması.
HAFTANIN TAKIMI: AKHİSARSPOR
HAFTANIN HOCASI: EROL BULUT
HAFTANIN FUTBOLCUSU: ABDÜLKADİR ÖMÜR
HAFTANIN HAKEMİ: METE KALKAVAN

 

Mehmet Arslan

1. SORUMLU KOÇ YÖNETİMİ

Otobüs cezası şaka gibi. Komik ve absürt. Taraftarlara “Tüm suç oyuncularda, cezalandırdım” demek. Ama onlara yarın da ihtiyacınız var. Ne yazık ki şu anda F.Bahçe’yi Ali Koç yönetmiyor. Yaşanan hayal kırıklıkları yönetiyor. Soğukkanlı olmalı F.Bahçe. Elbette bu kadar kötü dönem yaşamadı. Ama Aziz Yıldırım da ilk yıllarında başarısızdı. Gelecek yılın planları yapılmalı. Ama işte o planlamayı yapacak soğukkanlı bir akıl ve duruş yok. Şimdi Koç, o liderliği göstermek zorunda. Bu tür krizlerde herkes lidere ve tavrına bakar. Koç, ‘otobüs cezası’ dışında bir liderlik gerektiğini fark etmeli. Otobüs cezası ile daha kötü olur. Sorumluları sıralamamı istediniz peki: Ben üç değil bir sorumlu olduğunu düşünüyorum: Ali Koç ve yönetimi. Ama Fenerbahçe’nin bu krizden nasıl çıkacağını soruyorsanız da, çözüm için yine tek adresi gösteririm: Ali Koç ve yönetimi. Tüm bu
eleştirilerime rağmen ısrarla yineliyorum: Koç’un liderliğine ihtiyacı var F.Bahçe’nin.

YANAL’DA ÇOK GEÇ KALINDI

Çok geç kalındı. Sadece Yanal için değil. Kadro dışı bırakmada hissi ve acele karar verildi. Hemen hemen her gün, “Geleceğim konusunda hiçbir şey bilmiyorum” diyen bir teknik adamla çalışıyor F.Bahçe. Bu teknik adam takıma ne katabilir? Hiçbir şey yapılmasa bile Koeman’a, “Bu konuda sus” denilebilirdi. O dahi yapılmadı. Yanal gelirse bu kadar yara takımla ne yapabilir, doğrusu bilmiyorum. Gelirse ilk işi kadro dışı kalanların affedilmesini istemek olur herhalde.

AZİZ YILDIRIM DİLİNE GEÇTİ

Haftalardır söylüyorum. Hakemler, MHK, federasyon.. Peki ama bu takımın hiç mi kusuru yok? Hiç mi özeleştiri yapılmaz? Ligde 7 maçta 1 galibiyet alınmış. Ama tüm kusuru başkalarında arayan bir yapı var G.Saray’da. Ve daha kötü bir alışkanlık edinildi. Bir dönem Aziz Yıldırım’ın, F.Bahçe’deki “Her kesimle tartışma” politikasının izinden gidiyor gibi G.Saray. Üstelik bunu son derece uzlaşmacı bir dil kullanan Mustafa Cengiz gibi bir başkan yapıyor! Şaşkınlıkla izliyorum; konuşan gerçekten Cengiz mi diye?

ALANYA’DAKİ 1 PUAN BAŞARI

Geçen hafta “Beşiktaş değil ama Şenol Güneş formunu yakaladı” demiştim. Hâlâ da o iddiadayım. Pepe, Babel, Tolgay, Caner ve Babel Alanya’da yoktu. Evet bu bankolar geçen haftalarda da yoktu ama Güneş yeni bir yol bulmuştu genç oyuncularla. Ve ısrarcı. Yol kazaları olacak. Karamsar değilim. Alanya’da alınan 1 puan tökezleme değildir. Böyle bir geçiş döneminde yenilmemek de
başarıdır bazen; alınan 1 puan da...

TRABZON İÇİN HENÜZ ERKEN

Erken değil mi? Başakşehir ve Kasımpaşa, yıllardır kurulan bir sistemin ürünü. Trabzon travmadan yeni kurtuluyor. Zirveye yürümesi mutluluk verici. Ama şempiyonluk için henüz erken.

BİR AVRUPA HAYALİM YOK

Sezon başında “Türk futbolu hep transferlerle yürüdü. Hocalar hep transfere bel bağladı. Deniz bitti. Para yok. Bu sezon hocaların becerilerini gösterme, transfersiz de takımlarını parlatma sezonu” demiştim. Ne yazık ki bu konuda özellikle büyük kulüpler için bir hayal kırıklığı
yaşıyorum. Avrupa kupaları için kurulacak bir hayalim yok. Maalesef böyle..

HAFTANIN ENLERİ:

HAFTANIN OLAYI: Fenerbahçe’nin tarihinde ilk kez düşme hattına gerilemesi.
HAFTANIN TAKIMI: AKHİSAR
HAFTANIN HOCASI: OKAN BURAK
HAFTANIN FUTBOLCUSU: ABDÜLKADİR
HAFTANIN HAKEMİ: BÜLENT YILDIRIM

 

Uğur Vardan

SONRAKİ CEZA DOLMUŞ MU?

‘Tarihsel dönüşüm’ beklentisiyle gelen Ali Koç yönetimi, gerçekten de ‘tarihsel’ tablolara imza atıyor! Elbet tek kişinin eseri değil. Kadroyu oluşturanlar ve eldeki değerleri yollayanlar öncelikli sorumlu. Koç-Comolli ikisi ilk elde sorumlu. Cocu’nun günahı az, çünkü meselenin kadro
olduğu netleşti. Elbette Aziz Yıldırım döneminde oluşturulan kadronun maliyetleri ve küçülme zorunluluğu da etken. Otobüs cezası ise Koç’un muhteşem vizyonunu göstermek bakımından önemli! Uuçuş korkusu olan biri olarak ben her yere otobüsle gidiyorum (2006 Dünya Kupası yolculuğum dahil), yani bu bana ceza gibi gelmiyor! Koç’a sormalı, bir sonraki ceza ‘dolmuşla evlere bırakılmak mı olacak?’

Fenerbahçe İstanbul’a takım otobüsüyle döndü!Akhisarspor’a deplasmanda 3-0 mağlup olan Fenerbahçe, İstanbul’a hava yolu yerine takım otobüsüyle döndü. Bu kararı maç sonrası soyunma odasına giren Başkan Ali Koç verdi. Bursa'da, Yalova'da ve Samandıra'da Fenerbahçe kafilesi için yoğun güvenlik önlemleri alındı.

GUARDIOLA DA GELSE FAYDASIZ

Bu kadroyla değil Yanal, Guardiola, Klopp veya Sarri de gelse takımı düze çıkaramaz sadece pansuman yapabilir. Yanal da eldeki en iyi pansumancı gibi. Taraftarın gönlü de onda ama en fazla ortalara taşıyabilir. Tabii devre arası 3-4 çok önemli isim alınırsa görüntü değişebilir ama öyle isimleri devre arası hem de bu ekonomik koşullarda nasıl bulacaksınız, orası da ayrı muamma.

BU GÖRÜNTÜ ORTAK ESERDİR

G.Saray hakkında bu sütunlarda defalarca yazdıklarımız her hafta kendisini doğruluyor. Geçen hafta da belirtmiştim; bir önceki sezonun yetersiz kadrosu eksilirken Ömer Bayram, Muğdat, Onyekuru gibi ‘yetenekler’ takviye edildi, Eren Derdiyok, Selçuk İnan gibi miadı dolmuş isimlere güvenildi. Sonuç
ortada. Cezalar, sakatlıklar, hayali “Dış mihraklar bizi yok etmek istiyor” gibi gerekçelerle de başarısızlık ört bas edilmeye çalışıldı. Terim de bu durumda “Ocak’a kadar bekleyiniz”i umut ışığı olarak sahaya sürdü. Bu arada hocanın ilk dönemindeki ‘devre arası Marmaris kampı’ formülü de devreye girebilir. Ama ne olursa olsun yönetim ve Terim, Süper Lig’de ve Şampiyonlar Ligi’ndeki elverişli ortamı değerlendiremedi ve şu andaki kötü tabloyu birlikte yarattılar...

KALİTE VE GOLCÜ AÇMAZI VAR

Daha önceki açmazın en kapasiteli kadro olmasına rağmen yaşlanma tehlikesi olduğunu düşünüyordum
ama artık sorunun bu olmadığı da açık. Galiba gerçek neden geçmiş sezonlarda takımı sırtlayan isimlerin yerine gelenlerin aynı kalitede olmaması. Net golcü problemi kesin. Demba Ba, Gomez, Cenk Tosun aranıyor. Ve elbette takımın üzerindeki ölü toprağını klas bir golle kaldıran Talisca gibi bir değerin eksikliği. Onların bireysel olarak yokluklarını diri ve organize bir takım yapısı halledebilirdi ama olmadı. Ljajic, takıma geç monte edildi ve deplasmanlarda gereğinden fazla puan kaybedildi.

TRABZON DA DÜŞ KURABİLİR

Valla yükseliş gibi görünen tablo son haftaların eseri, kimi gereksiz puan kayıpları olmasa takım daha ileri noktalara gidebilirdi. Öte yandan Trabzonspor bir sezonda bildiğim kadarıyla ilk kez uzun bir aradan sonra Galatasaray ve Fenerbahçe’yi yenebildi. Bu açıdan bu haftaki Beşiktaş deplasmanı da ilginç bir randevu. Bu sezon yarış daha fazla sayıda takıma açık, böylesi bir ortamda da bordo mavililer şampiyonluk düşü kurabilir elbet.

G.SARAY’IN İŞİ DAHA ZOR

Beşiktaş’ın devam etme şansı elbette daha yüksek. G.Saray’ın öncelikli koyulu ise şu; önce evinde
Porto’yu yenecek. Portekiz temsilcisi de Schalke de ikinci turu garantiledi. Bu açıdan en azından kâğıt üzerinde 90 dakika boyunca kendilerini zorlamayacakları bekleniyor. Yani en gerekli sonuç G.Saray’ın kazanması, bu durumda Lokomotiv’in ne yapacağının bir önemi yok. Geçmişin G. Saray’ında Avrupa özel bir ihtisas alanıydı, lakin eldeki kadro iç sularda da Avrupa’da da kulaç atma konusunda beceri yoksunu. Bekleyelim görelim...

HAFTANIN ENLERİ:

HAFTANIN OLAYI: Elbette, Fenerbahçe’nin Süper Lig’in dibini görmüş olması..
HAFTANIN TAKIMI: AKHİSARSPOR
HAFTANIN HOCASI: CİHAT ARSLAN
HAFTANIN FUTBOLCUSU: MEVLÜT ERDINÇ
HAFTANIN HAKEMİ: BÜLENT YILDIRIM

Yorumları Göster
Yorumları Gizle