Canaydın’ın vefatı milattır

Ne bir kere Galatasaray Lisesi’ne gitmişliğim var, ne bir kelime Fransızcam.
Ne Galatasaray’ı severim, ne Mecidiyeköy’ü.
Ne o denli rezillikten sonra alkışlayan cesaretli bir adam gördüm, ne bu kadar uzun alçakgönüllü bir adam.
Ne işi için bu kadar hayatını ortaya koyan bir insan gördüm, ne bu kadar hayatı kayan.
Ne bu kadar genç duayen gördüm, ne o kadar yaşlı ağabey.
Ne bu kadar şirin bir diktatör gördüm, ne bu kadar sinirli şirin baba.
Ne basket severim, ne de tekstilden anlarım...
Ne Özhan Canaydın’ı bilirim, ne de Galatasaray ruhunu.
Film bitti.
Bir kez daha kötüler kazandı.
Bir kez daha iyi adam öldü.
Süleyman Seba’nın gittiği gün milattı.
Özhan Canaydın’ın vefat ettiği gün milat falan da kalmadı.
Ben bugün ne yazacağımı bilmiyorum...
Fakat şunu biliyorum.
Adamı öldürdüler.
Şimdi fair play yazacaklar, saygınlığını yazacaklar, kibarlığını yazacaklar, ölümsüz diyecekler, efendi diyecekler.
Eline civciv versen, o civcivi 40 yıl yaşatır. İşte o adamı öldürdüler...
2 metrelik çınar, stadı göremeden vefat etti.
Bundan emeği geçen herkesi Allah bildiği gibi yapsın!




