Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Spor sayfalarında takımlara ayrılan alan dengesiz

    Faruk BİLDİRİCİ
    30 Mayıs 2010 - 23:07Son Güncelleme : 30 Mayıs 2010 - 23:07

    OKUR Temsilciliği’ne başladığım günden beri spor sayfaları ile ilgili çok sayıda eleştiri geldi okurlardan.

    Çoğunluğu da takımlar arasında taraf tutulduğu ve Fenerbahçe haberlerine daha çok yer verildiği yolundaydı. Özellikle Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ve Bursasporlu okurlar, “takımlarının görmezden gelindiği” kanısındaydı. Tabii o sırada lig devam ediyor, kıyasıya bir şampiyonluk mücadelesi sürüyordu. Beşiktaşlı Necmettin Genç, FB maçıyla ilgili haberleri eleştirirken, “Her gün aldığımız Hürriyet bizi çok yaraladı” diyordu. Trabzonsporlu Cengiz Özdemir, “takımlar arasında ayrımcılık yapıldığını” savunuyor; Cengiz Köse, bazı haberleri “Bursaspor için psikolojik baskı yaratıcı” olarak nitelendiriyordu. Cem Çamlıbel de benzer eleştirilerin ardından “Lütfen araştırın” talebini dile getiriyordu.

    Sayfalar ölçüldü

    Haklıydı, bu denli yoğun eleştirilere araştırmadan yanıt verilemezdi. Yüzeysel bir yanıt ne okuyucuyu tatmin edebilirdi, ne de gazeteye katkıda bulunabilirdi. Bu düşünceyle Muğla Üniversitesi’nden iletişim alanında uzman Doç. Dr. Abdülrezak Altun’dan bana yardımcı olmasını rica ettim. Altun, spor aktivitelerinin yoğun olduğu hafta sonlarına denk gelen 3-4-5- Nisan, 10-11-12 Nisan, 17-18-19- Nisan, 24-25-26 Nisan ve 1-2-3- Mayıs’ta çıkan 15 günlük Hürriyet’in spor sayfalarını ölçüp biçti. İlk sonuç, Hürriyet’te Fenerbahçe haberlerinin diğer takımlara göre hayli fazla olduğuydu. Fenerbahçe’yi Galatasaray ve Beşiktaş epey geriden izliyor; Bursaspor ve Trabzonspor, Hürriyet’te çok az yer bulabiliyor; kalan 15 takım ise neredeyse hiç haber olamıyordu.
    Bu tablo yeni bir soruyu da beraberinde getirdi. Acaba Hürriyet’in futbola özellikle Fenerbahçe ve üç büyük takım penceresinden bakışı, spor basınının genel durumuyla ne kadar örtüşüyordu? Bu sorunun yanıtı, tablonun bütününü birlikte görebilmek açısından zorunluydu. Araştırmayı genişletmeye ve aynı tarihlerdeki Sabah, Milliyet ve Habertürk gazetelerinin spor sayfalarını da incelemeye karar verdik. Zaman sorunumuz olmasaydı araştırma daha da geniş tutulabilirdi.

    Fener önde

    Doç. Dr. Altun, bu kez “Gazetelerin spor sayfalarında spor kulüplerine yer verilme oranları” başlıklı yeni bir rapor hazırladı. Rapor, Hürriyet ile birlikte Sabah, Milliyet ve Habertürk’te de en çok haberi yazılan takımın Fenerbahçe olduğu tespitini yapıyordu. Altun, takımların futbol, voleybol ve basketbol faaliyetlerini de içeren araştırma sonuçlarını raporunda şöyle özetledi: “İncelenen 15 günlük dönemde, dört gazetede en çok yer verilen spor kulübü Fenerbahçe’dir. Hürriyet gazetesi araştırılan 15 günlük dönemde, 90 spor sayfasının yüzde 23.3’ünü Fenerbahçe haberlerine ayırmıştır. Bu oran Sabah’ta 25.8, Milliyet’te 23.7, Habertürk’te 19.4’tür. Fenerbahçe haberlerine en çok alan ayıran gazete Sabah’tır. Gazetelere göre farklılaşmakla birlikte sayfalarda en çok yer bulan kulüpler, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’tır. En düşük alanlar Trabzonspor’a ayrılmakla birlikte, gazeteler arasındaki oransal fark dikkat çekicidir. Milliyet ve Sabah, Trabzonspor haberlerine Hürriyet’in dört katı daha fazla yer vermektedir.

    Bursa’ya ilgi yok

    Asıl dikkat çekici rakamlar, lig şampiyonu Bursaspor’a ilişkin olanlardır. İncelenen dönemde, söz konusu dört gazetenin de bu takıma elde ettiği başarıya yakışan ilgiyi göstermediği rahatlıkla söylenebilir. Bu dönemde Sabah sayfalarının yüzde 11.2’sini Bursaspor’a ayırırken, Habertürk yüzde 7.4’ünü, Milliyet yüzde 6.2’sini, Hürriyet ise yüzde 4.4’ünü ayırmıştır. Bu araştırma, Bursaspor’un belirgin bir başarısından söz edilmediği ligin ilk günlerinde yapılmış olsaydı, Fenerbahçe’yi ve özellikle de “üç büyükleri” öne çıkaran bu habercilik anlayışı bir ölçüde kabul edilebilirdi. Ancak, ligin bitimine sayılı günler kala başa baş bir mücadele sürerken, habercilik açısından ortaya çıkan bu tablo belki de sadece, medya endüstrisinin futbol endüstrisi ile iç içe geçmiş olması ile açıklanabilir.”

    Okur temsilcisinin görüşü

    Spor sayfalarında takımlara ayrılan alan dengesiz

    Spor sayfalarında takımlara ayrılan alan dengesiz


    Araştırmanın sonuçları spor medyası açısından önemli. Özetlersem; 1) Hürriyet’te oranlar arasındaki fark daha yüksek olsa da Milliyet, Sabah ve Habertürk’te de en çok Fenerbahçe haberleri veriliyor. 2) Bu dört gazetede üç büyük takıma ayrılan alan spor sayfalarının yüzde 50’sini aşıyor. 3) Bursaspor gibi bir takımın şampiyon olması bile ona ayrılan alanı üç büyüklere yaklaştıramıyor. 4) 15 küçük takım, skorlar dışında sayfalarda yer bulamıyor. 5) Futbol dışındaki spor dalları çok az haber olabiliyor. Bu sonuçların spor sayfalarını izleyenleri şaşırttığını sanmıyorum. İtiraz eden taraftar okurların haklı olduğu ve Hürriyet’in spor sayfalarında Fenerbahçe ve üç büyük takım ağırlığı olduğunu ortaya çıkıyor. Ancak Sabah, Milliyet ve Habertürk’te de benzer bir dağılım olması Türkiye’de spor medyasının genel olarak bu tarz habercilik yaptığına işaret ediyor. Peki bu habercilikte ölçü nedir? Takımların başarısı mı? Taraftar sayısı mı? Eski şampiyonluk sayıları mı? Borsadaki değerleri mi? Maalesef spor sayfalarındaki ölçüler, bunların hiçbirine uymuyor. Haberciliğin genel ölçütlerinin spor sayfalarında da hakim olması gerekir. Spor sayfalarında anlayış değişimi yaşanması gerektiği çok açık.

    Baykal’a komplo görüntülerindeki yanlış

    HÜRRİYET, 25 Mayıs’ta “Onlar ama montaj var” manşetiyle çıktı. Haberin spotunda ise “Emniyet Kriminal Dairesi, görüntülerdeki kişilerin Deniz Baykal, Nesrin Baytok ve Can Baytok olduğunu tespit etti” deniyordu.Ardından Baykal’ın avukatı Muzaffer Yılmaz da basın toplantısı düzenleyerek, “Emniyet raporunda Baykal’ın adının bile geçmediğini” söyledi. Bu açıklama ertesi gün Hürriyet’te yer aldı. Bu gelişmeleri izleyen Fahri Yaşar Akdoğan adlı okur, “Bir haber nasıl bu denli çarptılabilir? Kamuoyunu doğru bilgilendirme açısından biraz titizlik istesek çok şey mi istemiş oluruz?” diye soruyordu. Bu hatanın nedenini haberi yazan Soner Gürel’e sordum. Gürel, gece geç saatlerde oluşturulduğunu vurguladığı haberin serüvenini anlattı: “Bu bilgiyi önemli bir haber kaynağından öğrendim. Emniyette üst düzey bir başka kaynağıma da doğrulattıktan sonra yazdım. Ancak savcılık talimatında kimlik teşhisi istenmediği için raporda bu yönde bilgilere yer verilmediğini bir gün sonra öğrendim.”
    Demek ki, Baykal ve avukat haklı. Emniyet raporunda görüntülerdeki kişinin Baykal olduğu tespiti yok. Haberin ana unsuru doğru değil ve bir “kaynak yanıltması” söz konusu. Ayrıca ikinci gün ilk habere atıf yapılarak, avukatın o haberi yalanladığına dikkat çekilmemesi de eksiklik. Baykal ile diğer kişilerden özür dileme zorunluluğu doğuyor.

    Mide kelepçesi taktırmamış

    VERSO Araştırma Şirketi sahibi araştırmacı Erhan Göksel’in ABD’de ölümüyle ilgili haberde “Mide kelepçesi taktırmıştı” deniyordu. Hürriyet’in 23 Mayıs’taki bu haberine Erhan Göksel’in eşi Güler ve oğlu Berk Göksel itiraz etti. Güler Göksel, “ABD’de uygulanan yeni bir yöntemle midesinin bir bölümü laparoskopik yöntemle yapıştırıldı” dedi. Konuyu haberde imzası olan Razi Canikligil’e aktardım. Hatayı kabul etti: “İlk kaynağımın verdiği bilgi, Erhan Göksel’e, Columbia Presbyterian Hastanesi’nde mide kelepçesi takıldığı yönündeydi. Daha sonra elde ettiğim bilgiye göre mide küçültmesi yaptırmış. Sanırım eşinin söylediği en doğrusu.” Keşke bu araştırma haberin yazımından önce yapılabilseydi. O zaman böyle yanlış bir haberin gazetede yer alması önlenmiş olacaktı.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı