Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

SPD kazandı, geriye kaldı üç nalla bir at!

Kurthan FİŞEK

Cumhuriyetimizin en kıdemli partisi olan CHP'yi ne zaman eleştirsem tepki alırım... ‘‘Ne biçim solcusun lan sen?’’ diyenler çıkar. ‘‘Cuntacı geçmişini şaapayım!’’ diyenler olur.

İki açıklama-düzeltme yapmak istiyorum.

Bir kere, benim partimi (TİP), 12 Mart Cuntası kapattı. Onlar kapatmasaydı, 9 Mart Cuntası aynı şeyi yapacaktı. Sosyalist bir partinin barışçı-demokratik yollardan iktidara gelmesini savundum (TİP Dördüncü Kongre kararı, 1970), bir süre hapis yattım, işkence gördüm.

İkincisi, 12 Eylül Cuntası da üniversiteden attı.

Cuntacılık safsatasını geçelim...

* * *

‘‘Ne biçim’’ solcu olduğumu da söylemek isterim.

Sosyal demokrat sayılacak kadar sağda değilim... Ayrıca, siyasi inançlarımı da savunmak zorunda değilim... Kimseye, ammaa, kimseye karşı!

Oyum bana ait, kerhen CHP'ye veriyorum... Oyumun hesabını sormak için CHP'yi eleştiriyorum, ‘‘solumsu’’ tepkiler geliyor.

Ben de kızıyorum, sinirleniyorum, tepki gösteriyorum.

* * *

OR-AN yolunda mûtad sabah yürüyüşünü yapan Deniz Baykal'ı gördüm.

CHP'lilerin tepkisini söyledim. Sevgili Deniz ilginç bir söylem iletti.

‘‘Tanrı aşkına sinirlenme! Aramızı bozmak için, herkes ‘CHP'liyim' diye konuşuyor, faks çekiyor, telefon ediyor. Bunlar muhtemelen FP'lidir...’’

* * *

Dünyada sosyal demokrat rüzgârlar esiyor.

Almanya’da Helmut Kohl'e, ‘‘Yürrüüüü! Ancak gidersin!’’ dediler.

Geriye kaldı üç nalla bir at... Sıra Türkiye'de...

Bulduğunu öpen Deniz Baykal'la, kedilerini bir komşusuna MHP'ye, kitaplarını komşusuna (CHP) kaptıran Bülent Ecevit anlaşabilirse, uzlaşabilirse...

Okuyucu tepkilerini yakından izliyor, süzgeçten geçiriyorum.

Burdur'dan gelen içten tepkiyi ‘‘Sahici CHP'li’’ olarak gördüğüm için, aynen yayınlıyorum...

* * *

<ı>Yazınızı dün okudum. Ancak iş seyahati nedeniyle Denizli'de idim. Bugün Burdur'a döner dönmez ilk işim size yazmak oluyor. Kusurum olursa affola... Çünkü CHP'lilerden gelen her yazıda hop oturup hop kalkıyor ve size pek uygun düşmeyen şöyle sözler ediyorsunuz:

‘‘CHP babayı alır..’’ ,‘‘Ulan Dümbük’’, ‘‘Çüüüüüşşş’’...

Aman hocam bu ne şiddet! Size yönelen her eleştiriye böylesine kızacak yerde basın olarak nerede hata ettik de bu vatandaşlar bize tepki gösteriyor diye düşünseniz daha iyi olmaz mı? Size hiçbir MHP'li tepki göstermiyor. MHP'lileri yaralayacak her sözden kaçınıyorsunuz. Ama dostun acı söylemesini daha da aşıp, CHP'lilere küfürlerle karşı çıkıyorsunuz.

Ne demek cüüüüş, ne demek babayı almak, ne demek dümbük?

Ankara Kalesinden size ‘Halk düşmanı’ diyen varsa kınarız. Halk düşmanı değilsiniz. Bunu söylemek, sizin CHP'ye yaptığınız haksızlığı size yapmak anlamına gelebilir. Oysa ki biz solcuyuz. Siz de solcusunuz, birbirimizi kırmamalıyız... Avrupalı liderlerin CHP'yi desteklemesine karşı çıkmış gibi yazdınız. Anlamıyorum: Sosyalist dayanışmasının neresi kötü? Siz 3. Dünya devrimcisi misiniz? Sosyalist misiniz?

CHP'lilerin mededi Avrupa derseniz, hem Türk halkına, hem CHP'ye, hem Atatürk'e haksızlık etmiş olursunuz. CHP'ye size göre % 14, bize göre % 25 oranında destek veren halkımızın oyunun hiç mi değeri yok?

Siz bize küfürler ettiniz, biz sizi okuyoruz, seviyoruz.

Biliyoruz ki, tahriklerle sizi CHP'ye saldırtanlar ne solcudur, ne de CHP'li... Aklın yolu birdir. Türkiye'de solun da yolu birdir: CHP

* * *

Bütün batı-doğu dünyası, Gorbaçov'un satışına gelindikten sonra, aklın sâdece ‘‘bir-tek’’ yolunun olduğunu biliyor.

Sosyal demokrasi... Veya demokratik sol...

Bizimkiler hâlâ arıyor. Sonra, yol gösterenlere bulaşıyor.













X