"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Sözüm işi kişiselleştirenlere

TAM tartışmaya başlamıştık ki, hemen Türkiye’nin, kentin gündemi değişiverdi.

Biz de yarım bıraktık.
Oysa artık konuşmalıyız. Daha cesurca konuşmalıyız. Ve farklı ortamlarda, platformlarda konuşmalıyız.
Birkaç gündür İzmir’de değişen ruh halinin ve iklimin farkında mısınız?
Düşen sıcaklıktan, ekimin ortasında Erzurum’dan bile 10 derece daha soğuk olmasından bahsetmiyorum.
Bu böyledir, insanlar iyi haberlerden etkileniyorlar; moraller yükseliyor, olaylara bakış değişiyor, gündemler farklılaşıyor.
Şaşırtacak bir süratle hem de...
Ve elbette tam tersi olduğunda da bir domino etkisi görüyorsunuz.

***

Size bir örnek vereyim.
Yeni İzmir Projesi’yle ilgili mahkeme kararının İzmir’de ne kadar heyecan yarattığını gördünüz.
Birkaç gündür farklı çevrelerden açıklamalar geliyor.
Belli ki, insanlar en az 10 yıldır devam eden davalardan bıkmış durumda.
Kentin üzerine adeta ölü toprağı atıldığını iddia edenler bile gelecekle ilgili ne kadar umutlu konuşuyorlar gördünüz.
O yüzden diyorum ki...
Yarım kalan tartışmaya devam edelim.
Yani İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş’ın iyi niyetli çıkışıyla, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun ve Vali Cahit Kıraç’ın destek açıklamalarıyla bu işi bitirmeyelim.
¡¡¡
Ne demişti Ekrem Demirtaş...
“İzmir’in geleceğini yaratacak Çeşme ve liman planları davalık yerler. Dava açmaya hazırlanan odalarımızın yöneticilerine bir kez daha seslenmek istiyorum: Yalvarıyorum. Ne istiyorsanız bu konuları ilgili yerlere iletelim, tartışalım, ama projeleri durdurmayalım.”
Haksız mıydı? Bana göre sonuna kadar haklıydı.
Kocaoğlu ile Demirtaş, bazı projelerde karşı karşıya geldiler. Hatta tartışmalar kamuoyunun gözü önünde yaşandı. Ama her ikisi de kentin önemli aktörlerinden ve iki önemli kurumun başında olan kişiler...
Demirtaş’ın bu çıkışına Kocaoğlu da seyirci kalmadı ve sözleriyle destek verdi. Çünkü, İzmirliler böyle davranılmasını bekliyor. Yani herkes uzlaşmanın, kentin menfaatleri gündeme geldiğinde ortak akıl bekliyor.
Bu konuya Vali Cahit Kıraç da katılarak, tam bir uyumun olduğunu gösterdi. Bunlar önemli ayrıntılar...

***

Bunun üzerine ben de oturdum, “Odalardan benim de beklentim var” diye bir yazı yazdım.
Çünkü, istiyorum ki...
Hem odaların kamuoyundaki yanlış algılanmaları da bu tartışmayla değişsin. Odalar da “İstemezukçu” pozisyonundan sıyrılıp kendilerini daha iyi anlatabilecekleri bir ortam yakalayabilsinler.
Ve elbette onlar da taşın altına ellerini soksunlar.
Yani “Olmaz, yapılamaz” demek yerine, “Şöyle olabilir, şu şekilde olabilir” desinler.
Hatta bir adım öteye geçerek, “Biz de bu projelerde danışman olarak yer alalım, gelin proje sahipleriyle odaların temsilcileri ve kenti yönetenler birlikte hareket etsin. Kamu yararı sonuna kadar korunsun” diyebilsinler.
Günlük çıkışlarla, onlara verilen cevaplarla bu işler yarım bırakılamayacak kadar önemli bir hal aldı.
Kentin geneline yayılan bu olumlu hava bir fırsattır. Bunu sonuna kadar korumalıyız ve insanların gündemini asıl bu konularla işgal etmeliyiz.

***

Projelere itiraz edilmesine bir şey demiyorum. İnanıyorum ki, bu itirazları yapanların da bir tezleri var. Şunu hiç unutmamak gerekiyor. Bu itirazları yaparken işi kişisel meseleymiş gibi olmaktan çıkarmak gerekir.
O yüzden “Asıl mücadele şimdi başlıyor” gibi yaklaşımlar, “Bir daha itiraz ederiz, sonunda Yeni İzmir Projesi’ni de, İnciraltı Projesi’ni de, Dünya Ticaret Merkezi Projesi’ni de durdururuz arkadaş” demek de artık kamuoyu önünde inandırıcı olmaktan çıktığını çok net söylemeliyim.
Bu algıyı hatırlatmak ve İzmir’in artık daha liberal bir dile kavuşması gerektiğini bir kez daha belirtmek istedim.

 

X