Sözler tutulmuyor yabancılar kaçıyor

Hürriyet Haber
05 Kasım 2001 - 00:00Son Güncelleme : 05 Kasım 2001 - 00:01

TEŞVİKLERDE gayri ciddilik olduğunu söyleyen Profilo Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Jak Kamhi, ‘‘Doğuya teşvikli yatırım daveti üzerine İtalyan ve İsveçli firmalarla Şanlıurfa'da yörenin en büyük iplik tesisini kurduk. Ancak verilen sözlerin tutulmaması nedeniyle neredeyse bu firmaları kaçırtacak duruma geldik’’ dedi.YABANCI sermayeye en çok ihtiyaç duyulan bugünlerde yenilerin gelmesi bir yana, önceden gelen yabancı yatırımcılar da Türkiye'deki istikrarsızlık ortamından ve verilen sözlerin yerine getirilmemesinden şikáyetçi... Verilen teşviklerin uygulanmaması ve sözlerin tutulmaması, yabancı ortağı olan firmaları da zor durumda bırakıyor. Teşviklerde gayri ciddilik olduğunu söyleyen Profilo Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Jak Kamhi, ‘‘Doğuya teşvikli yatırım daveti üzerine İtalyan ve İsveçli firmalarla Şanlıurfa'da yörenin en büyük iplik tesisini kurduk. Ancak verilen sözlerin tutulmaması nedeniyle neredeyse bu firmaları kaçırtacak duruma geldik’’ dedi. Yabancı ortaklarının düşündükleri yeni yatırımlarından da vazgeçtiklerini söyleyen Kamhi, tek başına genç nüfusun yabancı sermayeyi Türkiye'ye çekmeye yetmeyeceğine işaret etti. Kamhi ile yabancı sermayeden ekonomik krize uzanan bir yelpazede konuştuk.Yabancı sermaye Türkiye'ye gelmekte neden tereddüt yaşıyor?- Teşviklerde gayri ciddilik var. Yaşadığımız bir örnek Güneydoğu'daki yatırımımız. Doğuya teşvikli yatırım yapma daveti üstüne, çok değerli İtalyan ve İsveçli firmalarla Şanlıurfa'da önemli bir yatırım yaptık. Yörenin en büyük tesisi olan bir iplik fabrikası kurduk, faaliyete geçirdik. Ancak verilen teşviklerin ve sözlerin tutulmaması nedeniyle neredeyse bu firmaları kaçırtacak duruma geldik. Çünkü vadedilen krediler sağlanmadığı gibi verilenler de kapatma yoluna gidildi. Bir süre bedelsiz elektrik vereceklerdi o da durduruldu. Sanayi bölgesinde altyapı bedelsiz sağlanacaktı, şimdi bedel talep ediliyor. Yabancı ortaklarım düşündükleri önemli yeni yatırımlarından ise vazgeçti.Yabancı sermayeyi çekmek için neler yapılmalı?- Genç nüfus, yabancı sermaye çekmek için tek başına yeterli değil. Ülkenin jeopolitik konumu ve kaynakları belirtilerek karşılaşılan sorunlara çözüm üretmek, istikrarsızlığı giderip güveni sağlamak, Türkiye'yi yabancı sermaye yatırımları için çok çekici bir hale ulaştırabilir. Hazırlanan Yabancı Sermaye Kanunu Tasarısı'nı nasıl buluyorsunuz?- Tasarıdaki sonsuz serbestlik hükmünün dünyada örneği yok. Yabancı firmanın ev sahibi ülkede kurduğu firmasına, kendince belirlenen yüksek fiyatlarla mal satması ve yine kendisinin bildiği zararlı fiyatlarla kendisine ihracata zorlaması, danışmanlık, denetim, know how gibi adlar altında şişkin faturalar ödetmesi çeşitli ülkelerde yaşandı. Transfer ilke olarak elbette serbest olmalı. Ne var ki, kuralsız ve sonsuz serbestlik düşünülmemeli. Sanayileşmiş ülkelerde transferler ilke olarak serbest, fakat bu serbestliğin kuralları da konulmuş. Her ülke başta ulusal güvenlik olmak üzere ulusal ekonomik çıkarlar gibi nedenlerle yabancı sermaye girişlerini inceleyip denetleme hakkına sahip olmalı. Uygulanan ekonomik programı doğru buluyor musunuz?- Güçlü ekonomiye geçiş programının, başlığı ile içeriği pek uyumlu değil. Programın ağırlığı, dış ödemeler, para ve kredi alanlarında. Ekonomik küçülme, çeşitli daralmalar, kısıtlama ve sınırlamalarla donatılmış bir programla karşı karşıya bulunduğumuz apaçık görülüyor. Kategorik biçimde, küçülme, dalgalı kur ve diğer yaklaşımların yeni ekonomik dengeleri kurabileceği varsayımına dayanılıyor. Yanlışlık burada. Hiçbir ulusal ekonomi, mal ve hizmetlerin üretimini, yatırımları, istihdamı, bilgi teknolojisini böylesine gözardı ederek, yaralarını iyileştiremez. Bedelini de yıllardır olduğu gibi toplum olarak öderiz. Bankaların yanlışları sanayicileri batırdıBugün yaşanan krizin öncekilerden farklı yönleri neler?- 1994'te yüzde 110'luk bir devalüasyon oldu ama ekonomi çabuk toparlandı. Çünkü ilave kredi politikalarıyla, prodüktivite etkilenmedi. 2000 Kasım ve 2001 Şubat devalüasyonu sonrasında bankaların uyumlu veya yatıştırıcı politikalara yönelmesi beklenirdi. Tam tersine bankalar kredilerin geri dönüşünü talep edip sanayi sektörünün üretimini felce uğrattı. Dış sermaye piyasalarında ve yatırımcılarda güven tamamen sarsıldı. Reel sektör çöküş içinde. Yabancı sermaye de çok rahatsız. İstikrarsızlığın sebebi, TL'nin değer kaybının nerelere ulaşacağının meçhul olması. IMF kredileri, nerede ise tamamen bankalara tahsis edildi. Reel sektörün desteklenmesi beklenirken, bu kere bankaların yanlış değerlendirmeleri, sanayide prodüktivitenin düşmesine, bazılarının felce uğramasına, bazılarının batmasına sebep oldu. JAK V. KAMHİProfilo Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Jak V.Kamhi, 1925 İstanbul doğumlu. Saint Michel Fransız Lisesi'ni bitirdikten sonra İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi'nden mezun oldu. Çelik konstrüksiyon konusunda Fransa'da master yaptı. İSO, İKV, DEİK, MESS, TÜSİAD gibi mesleki kuruluşlarda uzun yıllar yönetim kurulu üyeliği ve bazılarında başkanlık görevini yürüttü. Dışişleri Bakanlığı ‘‘Üstün Hizmet Ödülü’’ne layık görülen Kamhi'ye İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi tarafından da ‘‘Fahri doktor’’ ünvanı verildi. Fransa tarafından 1991'de ‘‘Legion D'Honneur’’, 1997'de Fransa Cumhurbaşkanı tarafından ‘‘Commandeur Dans L'ordre National du merite a’’ nişanına layık görüldü. ABD'de Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu Şeref Madalyası ile Türk Amerikan Dostluk Konseyi'nin ticaret liderliği ödülüne hak kazandı.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı