Sözcülük Burhan Bey'e kaldı

Hürriyet Haber
12 Eylül 1998 - 00:00Son Güncelleme : 12 Eylül 1998 - 00:01

Hükümetin bankalara 900 trilyon liralık vergi yükü konusunda zaman kazandıran kararına gelen tepkilere yanıtları Yapı Kredi Genel Müdürü Burhan Karaçam veriyor. Bu durum, olayı Bankalar Birliği toplantısında en fazla Karaçam'ın dile getirmesinden kaynaklanıyor. Karaçam, ‘‘Bu Türkiye'nin meselesidir. Çünkü, Hazine bu kararla 1 katrilyonluk yükten kurtuldu’’ diyor.

Başbakan Mesut Yılmaz'ın 2 Eylül'de katıldığı Türkiye Bankalar Birliği toplantısında açıkladığı ‘‘bankaları rahatlatan kararlar’’, o günden beri tartışılıyor. Bankalar bu kararlarla rahatlarken, kamuoyundan, özellikle bazı köşe yazarlarından, ‘‘bankalara büyük kıyak’’ tepkileri geldi. Sektörden bu eleştirilere cevap vermede en fazla ön plana çıkan Yapı Kredi Bankası Genel Müdürü Burhan Karaçam oldu.

Karaçam, bir yandan eleştiri oklarını yönelten köşe yazarlarını arayıp, ‘‘Olay düşündüğünüz gibi değil, bankalar 900 trilyon liralık vergiyi elbette ödeyecek’’ deyip, sektörün yaşadığı sorunu anlatmaya çalıştı. Eleştirilerin sürdüğünü gören Karaçam, bu kez Yapı Kredi'nın 54. kuruluş yıldönümü vesile yapıp, başta Genel Müdür Başyardımcısı Hasan Ersel olmak üzere, Genel Sekreter Salih Başağa, Genel Müdür Yardımcıları Naci Sığın ve Birol Yücel'den oluşan ekibini toplayıp, konuyu bir kez de gazetelerin ekonomi editörlerine anlattı. Karaçam ve ekibinin verdiği en vurucu mesaj şuydu:

‘‘Hükümetin 1 Ocak 1999 tarihinden önce ihraç edilmiş kamu kağıtlarının alış bedelleriyle değerlendirilmesini sürdürme kararı, bankaları 900 trilyon liralık vergiden kurtarmamıştır. Vergi Yasası'nın Meclis'ten geçen hali, 900 trilyon liralık vergiyi zamanından çok erken ödememizi öngörüyordu. Hükümetin kararı, bu haksızlığı gidermek oldu. Bankalar 900 trilyon liralık vergiyi yine peşin vergi dolayısıyla erken ödeyecek. Ama, en azından bankalara planları doğrultusunda biraz zaman tanınmış oldu. Hükümet bu kararı almakla Hazine'yi 1 katrilyon liralık ek faiz yükünden kurtardı.’’

NEDEN KARAÇAM?

Peki, bu konuda sektörde en çok neden Burhan Karaçam öne çıktı?

Bu, Karaçam ve ekibinin vergi yasası meclisten geçer geçmez sıkı bir rapor hazırlayıp, bunu Başbakan Mesut Yılmaz'a göndermesiyle başladı. Bu hazırlığı zaman zaman yaptıkları görüşmelerden bilen Bankalar Birliği Başkanı Ünal Korukçu, Karaçam'dan 2 Eylül'deki toplantıya katılmasını özellikle istedi. Zaten Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olan Burhan Karaçam, normalde o gün yapılan toplantıya, başka işleri nedeniyle katılmayıp, yerine bankadan bir başka yöneticiyi göndermeyi planlamıştı. Korukçu'nun isteği üzerine, Karaçam, Başbakan Yılmaz'ın da katıldığı 2 Eylül'deki toplantıda hazır bulundu. Vergi yasasının bankacılık sektörüne getirdiği yük konusunda bu toplantıda en çok konuşan da Karaçam oldu.

TÜRKİYE'NİN MESELESİ

Karaçam, bankaları geriye dönük vergiden kurtaran hükümet kararına gelen eleştirilere yanıt konusunda kendisinin ön plana çıkmasını şöyle yorumladı: ‘‘Biz bütün bunları Bankalar Birliği toplantısında hükümete aktardık. Ancak, kamuoyunda bankalar aleyhine haksız bir hava doğdu. Bu sadece Yapı Kredi'nin veya herhangi bir bankanın değil, Türkiye'nin meselesidir. Dolayısıyla olayın gerçek yönünü bizim anlatmamız gerekiyor.’’

Ersel: Devlet güven vermeli

Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Başyardımcısı Hasan Ersel de, devletin attığı her adımda piyasalara güven vermesi gerektiğini söyledi. Ersel, şunları dile getirdi: ‘‘Düşünün bir kere, siz Hazine'den iç borçlanma kağıdı alıyorsunuz. Aldığınız zamanki kurallara göre faiz teklifinde bulunuyorsunuz. Aradan zaman geçiyor, bu kağıtlar elinizdeyken devlet çıkıyor, ‘Ben kuralı değiştirdim, bunun vergisini erken ödeyeceksiniz' diyor. Bu olmaz. Devletin yaptığı akite uyması gerekir. Bu hareket hem iç piyasada, hem dışarda güveni sarsar. Nitekim sarstı da. Yasa Meclis'ten çıkıp, yürürlüğe girdiği anda Hazine'nin faiz yükü 40 puan birden arttı. Devletin yarattığı bu güvensizlik, yabancı fonları da olumsuz etkiledi. Dolayısıyla Türkiye'nin dışarda da risk primi arttı. Hükümetin yaptığı, bankaların müktesep hakkını korumak oldu. Bunu yapması gerekiyordu.’’






Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı