Gündem Haberleri

    Söz öğretmenin

    Nuran ÇAKMAKÇI
    24.11.2001 - 12:22 | Son Güncelleme:

    Dün Öğretmenler Günü'ydü.

    Öğretmenlerin söyleyecekleri çok şey var. Bu hafta sözü onlardan birine, Erdal Karasu'ya verdim.

    Öğretmenden, öğretmene yazılan mektupta onların duygularını, sevgilerini, yaşamlarını bulacaksınız:

    ‘‘Değerli meslektaşım Fatma,

    Hatırlar mısın, oralarda, hele yaz mevsimi sonlarında sararmış koruların altındaki ovaların safranlarla morardığı zamanlar ne güzel olurdu?

    İki hafta kadar süren bağ bozumları başlar ve biz neşe içerisinde, oyunumuza devam ederdik!

    - Kutsal meslek... Bilgi... Nice öğrenci?

    - Öğretmen!

    Oyunumuzda bir puzzle'ın parçaları gibi anlam içeren sözler söyler ve ‘‘Bu meslek nedir?‘‘ diye sorardık.

    - Al, sat... Deve yükü para... Rahat yaşa?

    - Tüccar!

    İnsanoğlu, kimliğini uğraşında vurguluyor; onunla adeta özdeşleşiyor!

    Öğretmen, bilgiyi yoğuran, harmanlayan, bunu bütün coşkusuyla öğrencisine sunan, karanlıktan aydınlığa çıkarmayı hedefleyen...

    Bilgi, beceri kazandıran, nesilleri yaratan, biçimlendiren...

    Yarınlara hazırlayan bir bilge kişidir.

    Öğretmen bilinmeyenin uçsuz bucaksız evreninde...

    Güne; bilginin puzzle'larını yanana getirerek, bellekleri aydınlatmayla başlar, öyle bitirir.

    Bu, böylece yaşamımızın büyük kesitinde devam eder gider.

    Bir köyde yahut kasabada öğretmen yoksa, karanlık ve aydınlık dengelerinin tahteravallisi iner, çıkar; cahillik...

    Kız çocuklarını insan görmeme, aşağılama, adam öldürme...

    Din yobazlıkları ve çağdaş olamamak grafiği hep uçurumlaşır.

    Çocuklarla ilgili o kadar çok anımız var ki!

    Öğretmenlik ülküsü bir sevda çiçeği gibi...

    Tomurcuk tomurcuk yüreğimiz kaplamış adeta.

    Eğitim seferberliğinin neferleri olan biz öğretmenler, ilçe ilçe, kent kent dolaşıp, kaldığımız okullarda bilgi ağacının meyvalarını, körpe beyinlere coşkuyla sunduk yıllarca. Kimi arkadaşlarımız PKK terörü nedeniyle yollarda, okullarda, evlerde pusu kurularak hunharca öldürüldü.

    Aileleri mağdur oldu, çocuklar öksüz kaldı.

    Ama yılmadık!

    Bir insan yaratmak, biçimlendirmek, ülkeyi karanlıktan aydınlığa çıkarmak, yarınlara hazırlamak ülkümüzdü!

    Değerli kardeşim, şimdi İstanbul'dayım.

    Emekliliğime çok az kaldı.

    Kentin uzaklarındaki, daha ziyade gecekonduların olduğu bir yerde kalıyoruz.

    Yerler vıcık vıcık çamur.

    Etrafta ağaç bile yok.

    Burada kiralar da çok yüksek.

    Okulum merkeze yakın olduğu için otobüsle gidip geliyorum.

    Bakkala geçen ay parasını veremeyince veresiyeyi kesti.

    Annemin hastalığı da iyice arttı.

    İlaçları da çok pahalı.

    Bilmiyorum ki, ne olacak halimiz böyle?

    Ülkeyi karanlıktan aydınlığa çıkaran, başbakanlar, cumhurbaşkanları yetiştiren, çağdaş nesiller yaratan, yarınları hazırlayan bilge, sefilleri oynayan ve yaşam boyu parasızlık çeken memur!

    Orhangazi'den Gürün'e, Eskişehir'den Urla'ya, Siverek'ten Edirne'ye kadar tüm öğretmen meslektaşlar, bu puzzle'ın hüzün ve sefalet mozayiğinde yerimizi aldık.

    Ama devlet sağ olsun.

    Satırlarıma son verirken,

    24 Kasım Öğretmenler Günün kutlu olsun.‘‘

    Tel: 0212 677 03 66

    Faks: 0212 677 03 40

    e-posta: ncakmakci@hurriyet.com.tr

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı