SÖYLEŞİ - Hindistan yazılımda neyse, Türkiye de otomasyon mühendisliğinde o noktaya gelebilir

Güncelleme Tarihi:

SÖYLEŞİ - Hindistan yazılımda neyse, Türkiye de otomasyon mühendisliğinde o noktaya gelebilir
Oluşturulma Tarihi: Haziran 21, 2018 16:57

SÖYLEŞİ - Hindistan yazılımda neyse, Türkiye de otomasyon mühendisliğinde o noktaya gelebilir

Haberin Devamı

Hilal Sarı / İstanbul, 21 Haziran (DHA) - Rockwell Automation Türkiye Ülke Direktörü Cenk Ceylan, Türkiye’nin Endüstri 4.0 konusunda verilen mühendislik hizmetlerinde bölgesel bir ihracat merkezi olabileceğini söyledi ve “Hindistan’ın yazılım konusunda söz sahibi olduğu gibi, otomasyon konusunda da Türkiye’nin söz sahibi olmaması içten bile değil.

Endüstri 4.0 uygulamalarına yönelik sistemlerin aslında günlük hayatımızdaki dijitalleşmeden çok farklı olmadığını belirten Cenk Ceylan, Rockwell Automation Türkiye’nin özellikle büyük inşaat şirketlerinin civar ülkelerdeki büyük projelerinde altyapı desteği ve mühendislik hizmeti verdiğini vurguladı ve şu değerlendirmeleri yaptı:

“Dijitalleşme ile insan kaynağı konusunda ihtiyaçlar da değişiyor. Bundan 10 – 15 sene önce ihtiyacımız olan mühendislik yetenekleri ya da bilgi setleri şu anda çok daha farklı seviyelere, çok daha farklı şekillere büründü.

“Yaklaşık yedi yıldır iş birliğinde olduğumuz İTÜ kontrol mühendisliği bölümü ile bizim şu anki meslek anlamında ihtiyacımız olan mühendislik profilininin yetiştirilmesi katma değer yaratmaya çalışıyoruz.  Ve bundan da kendimiz de faydalanıyoruz.

“Rockwell Automation, Türkiye’de ve bölge ülkelerde faaliyet gösteren yüklenici firmalarımız ve yaptıkları büyük projelerin otomasyon alt yapı yüklenicisi olmak istiyor. Bu nedenle Türkiye global organizasyonda oldukça önemli bir organizasyon.

“Türkiye’nin otomasyon teknolojileri konusunda en önemli rakipleri kimlerdir sorusunu ülke bağlamında yanıtlamak isterim.

“Bizim en zengin olduğumuz kaynaklardan birisi genç yetişmiş insan kaynağı ve mühendislik becerileri.

“Bu yetkinliği ihraç edebileceğimiz ve dünyada mühendislik alanında söz sahibi olabileceğimiz teknolojilerden bir tanesi de otomasyon teknolojileri alanı.

“Tabi bu konuda kalifiye mühendis yetiştirmek ve bu mühendislerin yurtdışında kaliteli mühendislik olarak ihraç edilebilmesi, okullarda yaptığımız eğitimlerin saha uygulamalarına yakın olmasıyla mümkün.

“Genç neslin uygulama projeleriyle hayata hazır bir şekilde piyasaya sunulmaları çok büyük önem arz ediyor.

“Türkiye’nin bu konudaki rakipleri belki de aynı segmentte değerlendirmek oldukça zor. Şu an Çin’de ciddi bir mühendislik bilgi birikimi var.

“Fakat Çin coğrafi olarak bu coğrafyalara oldukça uzak olması hasebiyle aynı zamanda özellikle İngilizce seviyesinin bize kıyasla geride olması nedeniyle bize karşı dezavantajlı durumda. Tabi bizim Avrupa’da farklı rakiplerimiz var ülke olarak.

“Burada Polonya, Çek Cumhuriyeti gibi Avrupa’nın gelişmekte olan ülkelerini sayabiliriz.

“Ancak Türkiye olarak bizim koymamız gereken hedef batı standartında, Amerikalı veya Alman mühendislikler seviyesinde ve kalitesinde mühendislik hizmeti vermek olmalı.

“Daha uygun maliyetlerle dünya pazarına sunduğumuz takdirde otomasyon teknolojilerinde mühendisliği daha rekabetçi bir hale getirerek dünya pazarında Hindistan’ın yazılım konusunda söz sahibi olduğu gibi, otomasyon konusunda da Türkiye’nin söz sahibi olmaması içten bile değil.

“Endüstri 4.0 uygulamalarının en büyük katma değeri de iş süreçlerinin çok daha görülebilir olması. Özellikle üretim süreçlerinin karar verme mekanizmalarını olan hızı ve etkisi ve içeriğindeki bilginin doğruluğu ve kararlığı anlamında çok daha büyük imkanlar yol açmaktı.

“Özellikle şirketlerin analitik düşünce ve karar verme mekanizmalarının en büyük bilgi kaynağı haline geliyor.

“Günümüzde sanayide üretim yapan firmaların çoğunda bu fizibilite, bu üretimin süreçlerini görebilme, oradaki bilgileri değerlendirebilme şansı oldukça zayıf.

“Ancak bunlar Endüstri 4.0 uygulamalarıyla şirket karar mekanizmalarına taşındığı takdirde artık bir çok süreçte bilgi akışı zaten otomatik olacağı için karar süreçleri de çok daha hızlı ve etkin bir biçimde hayata geçirilecek.

“Bu yıkıcı teknolojilerin Türkiye’de kullanılması için aslında beklememiz gerekiyor. Tabi ki burada yapılması gereken akılcı yatırımlar.

“Bu sistem, bu mimari ya da bu metodoloji her yerde her şirkete her üretime aynı şekilde uygulanabilecek kapsül şeklinde bir uygulama değil.

“Sanayimizin kendi varlıklarını gözden geçirerek, kendi ihtiyaçlarını ortaya çıkardıktan sonra en hızlı sonuç alabilecekleri alanları beraber tespit ettikten sonra hiç beklemeden bunların uygulamalarını hayata geçirmemiz gerekiyor.

“Sadece dünyayı izlemek için beklersek yine bu teknolojinin gerisinde kalma gibi bir riskimiz var. Çok hızlı yapmaya çalışıp da her şeyi dijitalleştirmeye çalışırsak da gereksiz yatırım bütçelerine de yol açabilir.

“O nedenle vakit kaybetmemek ama akılcı bir şekilde kolları sıvayıp bu dönüşüm sürecine başlatmak gerekiyor.

Rockwell Automation Türkiye, bölge ülkelere mühendislik hizmeti ihraç ediyor

“Rockwell Automation Türkiye olarak yaptığımız bu yazılım tabanlarını kullanarak bunları ürün haline, sistem haline dönüştüren mühendisliği yapmak.

“Yurtdışı projelerde özellikle müteahhitlerimiz ve sistem partnerlerimiz kanalıyla Türkiye’nin dışında da bir çok coğrafyaya bu mühendislik hizmetlerini çözüm olarak sunuyoruz.

“Rockwell Automation’ın platformlarını kendi mühendislik bilgi birikimi ve tecrübeleriyle birleştirerek efektif sistemler haline biz de Rockwell Türkiye organizasyonu olarak hayata geçirmekteyiz." (Fotoğraflı)

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!