Dünya Haberleri

DÜNYA

    Söylem başka uygulama başka

    Hürriyet Haber
    01.09.2017 - 09:29 | Son Güncelleme: 01.09.2017 - 09:29

    Eski Doğu Almanya’daki Sosyalist Birlik Partisi’nin (SED) uzantısı konumundaki Sol Parti’nin seçim programına bakıyorum.

    Söylem başka uygulama başkaSIĞINMACILARLA ilgili bölümünde çok insancıl bir tutum sergileniyor.
    “Biz, sığınmacılara karşı değil, kaçış nedenlerine karşı mücadele etmek istiyoruz” deniliyor.
    “Biz, sığınmacıların geri gönderilmelerinin (sınır dışı edilmelerinin) derhal durdurulması ve onlara burada kalma hakkı verilmesi yönündeki talepleri destekliyoruz” deniliyor.
    Evet, bu gerçekten insancıl bir yaklaşım.
    Hem de çok insancıl.
    Bu gerçekten sağduyu herkes tarafından desteklenmesi gereken bir tutum.
    Evet, kağıt üzerinde böyle.
    Sol Partili politikacılar da, başvuruları reddedilen sığınmacıların geri gönderilmesini talep eden diğer partili politikacılara ateş püskürüyor.
    Hayatta kalabilmek için Afganistan, Pakistan, Irak, Suriye gibi savaş bölgelerinden kaçıp gelen bu insanların o ülkelere geri gönderilmesine veya başka ülkelere sınır dışı edilmelerine kararlı bir biçimde karşı çıkıyorlar.
    Hem de haklı olarak.
    Ama uygulamada bambaşka bir tablo ortaya çıkıyor.

    ***
    Yani, uygulamaya bakıldığında, bunun hiç de öyle olmadığı görülüyor.
    Sol Parti’nin iktidarda söz sahibi olduğu veya diğer partilerle ortaklık ettiği eyaletlerdeki uygulama, parti programıyla bağdaşmıyor.
    Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi CDU ile Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) ortaklık ettiği Saarland’da siyah-kırmızı koalisyon hükümeti, başvuruları reddedilen sığınmacıların yüzde 53.7’sini geldikleri ülkelere geri göndererek ilk sırayı aldı.
    İkinci sıraya ise yüzde 45.5’le Thürringen’de Sol Partili Bodo Romelow başbakanlığında SPD ve Yeşiller’in katılımıyla oluşturulan kırmızı-kırmızı-yeşil koalisyon yerleşti.
    Üçüncü sırayı yüzde 21.7 ile Brandenburg Eyaleti’nde SPD ile Sol Parti’den oluşan koalisyon hükümeti, dördüncü sırayı da yüzde 18.6 ile Berlin’de SPD, Sol Parti ve Yeşiller’in oluşturduğu kırmızı-kırmızı-yeşil koalisyon aldı.
    Sığınmacı sayısına üst sınır talep eden Hıristiyan Sosyal Birlik Parti’nin (CSU) tek başına iktidarda olduğu Bavyera, başvuruları reddedilen sığınmacıların yüzde 17.1’ini ülkelerine geri gönderdi.
    Yani Sol Parti’nin söz sahibi olduğu veya ortaklık ettikleri eyaletler CSU’yu bile solladı.
    Daha doğrusu sağladı.

    ***
    Aynı durum Sol Parti’nin Türkiye politikasında da gözlenmekte.
    Sol Parti, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki müzakerelerin derhal durdurulmasını talep ediyor.
    Sol Parti, Türkiye’ye Almanya’dan silah ihracının derhal durdurulmasını talep ediyor.
    Sol Parti, Türkiye’ye AB yardımlarının derhal durdurulmasını talep ediyor.
    Sol Parti, AB’nin Türkiye’ye vaat ettiği sığınmacı yardımının derhal durdurulmasını talep ediyor.
    Gerekçe olarak da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’yi diktatörlüğe götürdüğü iddiası gösteriliyor.
    Ama aynı Sol Parti, Rusya ile AB arasındaki ilişkilerin yeniden rayına oturtulmasını talep ediyor.
    Aynı Sol Parti, Rusya’ya uygulanan yaptırılmaların derhal sonlandırılmasını talep ediyor.
    Aynı Sol Parti, Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesinde hiçbir sakınca görmüyor.
    Tabii aynı Sol Parti, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in diktatörlüğünü bile bile görmezden geliyor.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı