‘Soy tükenmesi’nin ilk safhası ‘Dünya 2010 Raporu’nu öne çıkardı

Hürriyet Haber
02 Ocak 2011 - 00:00Son Güncelleme : 01 Ocak 2011 - 21:16

Boyut Yayın Grubu’nun Hürriyet Gazetesi ile yayınladığı BBC Dünya Raporu belgeselleri, “En yoğun soy tükenmesinin ilk safhası”nda olduğumuzu ortaya koydu. Boyut Grubu patronu Bülent Özükan, rapora Türkiye’de büyük ilgi olduğunu belirtti.

EKOLOJİK ekonomi kavramının öne çıktığı Boyut Yayın Grubu’nun Hürriyet Gazetesi ile yayınladığı BBC Dünya Raporu belgeselleri, susuzluk sorununa da dikkat çekiyor. “Rapora göre içinde bulunduğumuz yüzyılın en büyük sorunu olacak” diyen, Boyut Yayın Grubu’nun patronu Bülent Özükan, “Rapora Türkiye’de büyük ilgi var. Hürriyet Gazatesi ile 49 kupona BBC Dünya Raporu veriyoruz. 20 kitap ve 20 DVD’den oluşan bir set bu” diye konuştu. BBC Dünya Raporu’nun genç nüfusun çok azalacağına vurgulandığını belirten Özükan, rapor hakkında şu değerlendirmeleri yaptı:
50 yılda 2 kat arttı
Türkiye kendini besleyebilen ender ülkelerden biri olduğunu sanıyor ama kendini besleyen ülkelerin sayısı sıfıra doğru hızla ilerliyor. Geçtiğimiz son 50 yılda iki katına çıkan dünya nüfusu ve aynı dönemde yedi katı büyüyen ekonomi ile beraber dünyadan bize verebileceğinden fazlasını isteyerek sahte bir ekonomi yaratıyoruz böylece beklentimiz mantıksız bir hale geliyor. Ağaçları öyle bir hızla kesiyoruzki yenilenemiyorlar. Çayırları, otlaklıkları tüketip çöle çeviriyoruz, suyollarını ve su kaynaklarını kurutuyoruz.
İklim değişiminin kaybı
Toprağın yenilenmesi yavaş kalıyor ve özündeki verimliliği yavaş yavaş kaybediyor. Okyanuslardaki aşırı avlanma su altındaki yaşamın kendini yenilemesi için gereken zamanı tanımıyor. Gökyüzüne soğurabileceğinden fazla karbondioksit salıp sera etkisini arttırıyoruz. Böylece aynı oranda dünyanın ısısı da artıyor. Doğal yaşam alanlarının tahribi ve iklim değişimi hayvan ve bitki türlerinin kaybına yol açıyor, yenileri doğamadan hızla yok oluyorlar. 65 milyon yıl önce dinozorların yok olmasından sonra kendimizi en yoğun soy tükenmesinin ilk safhasında buluyoruz.
70 milyon daha fazla insanın sofrasına yiyecek koymak için bir önceki yıla kıyasla daha az ekilebilir arazi kalıyor. Suya olan talebimiz tarımsal, endüstriyel ve evsel ihtiyaçlarımız ile 3 katına çıktı ve birçok ülkenin kaynakları yetersiz kalıyor. Sonuç olarak, yer altı su seviyeleri düşüyor ve kuyular kuruyor. Ayrıca suyollarının da kuruması ile ekosistemler ve hayvan hayatı zarar görüyor. Kişi başına ekilebilir alanın yüzölçümü azaldıkça arazilerin üretkenliğini arttırmak öncelikli mücadele halini alıyor.

Topraklar, tohum ve besinle zenginleşmeli

TOPRAĞI erozyondan korurken tohumları ve tanelerindeki besinler ile de zenginleştirmenin gerektiğine dikkat çeken belgesellere talebin çok fazla olduğunu söyleyen Bülent Özükan, şöyle konuştu: “Birçok ülkede baş göstermeğe başlayan bu sorun ile mücadele dağıtımın yepyeni bir yaklaşım ile yapılmasını gerektiriyor ve bu yaklaşım sadece talebi karşılamaya değil bunun yerine talebin yönetilmesine dair olmalı. Su kıtlığının yönetimi, ne yediğimizi, ve doğal yaşam alanımızla ilgili tercihlerimizi etkileyecek. Düşen yer altı su seviyesini tamamlamazsak tükenecekler, su kaynakları yok olacak ve gıda üretimi dramatik bir şekilde düşecek.”

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı