Sosyete berberliğine takılıp kalmadı Kanada, kozmetik markasına kapıyı açtı

Demet CENGİZ BİLGİN
15 Kasım 2009 - 00:00Son Güncelleme : 15 Kasım 2009 - 01:57

Zekai Erdem, 10 yaşındayken göç ettikleri İstanbul’da Divan Otel’in kuaföründe çırak olarak çalışmaya başladı. Çalıştığı kuaföre ortak oldu. Ünlü sosyete kuaförü olmak yetmedi, doğal kozmetik ürünleri geliştirip Pagi markasını yarattı.

İSTANBUL’a göç eden neredeyse her Sivaslı’nın kaderi garson olmaktı o yıllarda. Zekai Erdem, 10 yaşındayken İstanbul’a geldiklerinde babası ‘Oğlum Sivaslısın ama seni garson yapmayacağım’ diye yemin etti. Divan Otel’in şefini tanıyan baba, torpille oğlunun kuaförde çırak olmasını sağladı. Yıllar sonra çalıştığı kuaföre ortak oldu. Daha sonra kuaförünü bir zincire dönüştürmeyi başaran Zekai Erdem, “Zekai Erdem 2001’de başladı. 5 salonlu zincir olduk. Fakat gördüm ki kuaförün zinciri olmuyor. Şu anda iki salonlu bir zinciriz. Ulus’taki devam ediyor, bir de 12 yıllık elemanım Kıbrıs Jasmin Court otelde salon işletiyor” dedi.

Marka yaratma tutkusu

“Kuaförlük bir yere kadar” diyen Zekai Erdem, hep daha kalıcı işler yapmak ve bir marka yaratmak hayali kurduğunu söylüyor. Kafayı sabun ve zeytinyağına takan Erdem, şunları aktarıyor: “Avrupalı bu işe sahip çıkmış biz hiçbir şey yapmamışız. Ortada çok sağlıksız sabunlar, ürünler var. Biz zeytinyağını kozmetikle özdeşleştirdik. 30 ülke 70 şehir gezdim. Manikür, pedikür için herkesin şampuan ya da benzer bir şey kullandığını gördüm. Bu eksikliklere çözüm üretmek istedim. Zeytinyağından manikür, pedikür tozu geliştirdim. Tırnak etlerini kesmeye gerek bırakmayan, peeling yapan, hijyenik ürün, kuaförlerden çok ilgi gördü. Pagi markasını yarattım. İlk ürünler sabun, yağ ve manikür tozu oldu.”

5 Pagi mağazası açtı

Pagi’yi kurmadan önce 5 yıl zeytinyağı ve kozmetik alanını araştıran Zekai Erdem, kimyagerlerle çalışıp, saç serumları da geliştirmiş. YKM’lerde shop-in-shop noktalar açmaya hazırlanan Pagi’nin şu anda 5 mağazası var. Kişisel, profesyonel ve spa kategorileri bulunuyor. Profesyonel ürünler 3 bin noktada satılıyor. Son bir aydır ise hastane, belediye gibi hijyene çok önem veren kurumlar için endüstriyel ürünler geliştirmiş.

ABD ve Kanada’dan teklif

Dört tesiste fason üretim yaptıran Pagi’nin methi kulaktan kulağa yayılmış. Genç girişimcileri destekleyen Endeavor kapsamına da alınmış. 2012’de 10 milyon dolar ciro hedefleyen Pagi, Endeavor sayesinde pek çok ülkeden ilgi görmeye başlamış. ABD, Kanada ve Yunanistan’dan franchise teklifleri alan Pagi, küçük çaplı ihracatını da kısa sürede artırmayı planlıyor. Zekai Erdem, bugün geldiği noktanın babasını memnun ettiğini belirterek, “Babam biraz ketumdur. Dile getirmez ama gurur duyduğunu hissediyorum” diyor.

Vehbi Koç’a kolonya döktü, bahşişi uğur diye sakladı

DİVAN Otel’in kuaföründe çalışmaya başladığında çelimsiz bir çocuk olan Zekai Erdem, Koç Holding’in kurucusu Vehbi Koç’un da dikkatini çekti. Otel’in lavabosunda ellerini yıkayan Koç’a her seferinde Zekai Erdem kolonya dökerdi. Çalışkan çocuk bir kaç kez Vehbi Koç’tan bahşiş bile kaptı. Erdem, “Bahşişi alınca ‘Vehbi Bey’in parası kıymetli’ demişlerdi. Ben de ondan aldığım paraları uğur yapıp sakladım” diyor. 1986 yılında yoğun kar yağışı yüzünden otelde kalan Vehbi Koç, kahvaltısını Erdem ile yapmış.

Abdülhamit’in 7 kokusunu günümüze uyarladı

ZEKAİ Erdem, Osmanlı’da sabunun çok önemli bir fenomen olduğunu belirterek şunları aktarıyor: “Osmanlı Harem kültürü Avrupa’da çok merak ediliyor. Harem’de sabun çok önemli. Padişah hediye olarak sabun gönderip, karşılığında altın alıyor. Topkapı Sarayı’nın etrafında 7 sabunhane var. Osmanlı’nın zeytinyağı, sabun ve vücut yağı kültürünü modernize ederek yeniden hayata geçirdik. Zeytinyağına koku kattık. Abdülhamit’in 7 kokusunu günümüze uyarladık.”

Gecekonduda oturup, lüks otelde çalıştım ikili hayat yaşadım

İSTANBUL’a taşındıklarında Elma- dağ’da bir gecekonduda yaşamaya başladıklarını söyleyen Zekai Erdem, yaşadığı ikili hayatı şu sözlerle anlatıyor: “Elmadağ’da küçücük bir gecekonduda oturuyoruz. İşe Divan Otel’e gidiyorum; karşımda yüksek sosyete. Televizyonda, gazetede gördüğüm herkes önümde. O hayatın içindesin ama hayat senin değil. İkili bir hayat yaşadım.”

Hep kadınlara bakarım

DÜNYANIN neresinde olursa olsun sürekli kadınlara bakıp, onları inceleyen Zekai Erdem, “Ne yapayım bu da benim meslek hastalığım. Kadınların saçından tırnağına, makyajından kaşına her ayrıntısına bakarım. Çok bakımlı bulursam içimden tebrik ederim” diye konuşuyor.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı