"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Sosyal ve siyasal tespitler yaptım

* ABD Başkanı’nın Türk Başbakanı’na ayırdığı görüşme süresinden gurur ve onur devşirenlerin başat rol oynadığı bir memlekette, “aşağılık kompleksiyle mücadele derneği”nin kurulmasının vakti gelmiş demektir.

*Türkiye’de basın özgürlüğünün ABD’dekinden bile fazla olduğunu iddia etmek için, herhangi bir Amerikan gazetesine ya da herhangi bir Amerikan televizyonuna iki dakika bile bakmamış olmak gerekir.

*Siyasetçilerin birbirlerine kolayca “hain” diyebildikleri bir siyasal ortamda, ne “açılım” yapılabilir, ne de “saçılım”.


*
Geç de olsa şu tespiti yaptım: İstanbul’da işleri güçleri süslenip püslenip o davetten bu davete koşturmak olan bir “sosyal zümre” var ve bu zümreye mensup olanlar sayıca kalabalık değil...


*
Herhangi biri kendini rezil etmesi halinde hiç korkmasın... Çünkü memleket matbuatımızdan kendisine destek atan mutlaka çıkacaktır...


*
Artık herhangi bir iddiası kalmamış bir sanatçı eskisinin, “rezil olma eşiği” git gide düşer... Rezil olma eşiği düşmüş bir sanatçı eskisi karşısında Allah’a sığınmak dışında yapacak bir şey yoktur.


*
Terör örgütüyle ilişkisi aşikar olan bir partinin kapatılmaması durumunda, şiddetle hiç işi olmamış partilerin “şak” diye kapatılmasının bir açıklaması olamaz.


*
Kürt çocuklarının da “Mehmetçik” sıfatıyla şehit olduğu bir mücadelede, “Türk / Kürt” ayrımı yapılamaz.

 

Gülben Ergen’e büyük ayıp

 

NE zaman karanlık bir dönem başlasa...


“Kirli haberler” de tezgaha konar...


Yok İbrahim Tatlıses PKK’ya haraç ödüyormuş... Yok Mahsun Kırmızıgül PKK bayrağıyla şarkı söylemiş... Yok şu, yok bu... Hepsi iftiradır... Hepsi yakıştırmadır... Karanlık dönemin gereği yerine getirilir:


Haberlere konu olan isimler, huzursuz edilir, yıpratılır, hedef gösterilir...


Ta ki karanlık dönem bitene kadar...

* * *


İşte yine bir karanlık dönem...


Ve yine bir sanatçı kirli tezgaha kurban edilmek isteniyor.


Gülben Ergen güya dağdan inen birine iş vermiş...


İnternet sitelerinde yayınlanan bu iftiranın, bu asılsız ve düzmece haberin, bu kadar hassas bir dönemde bir sanatçı açısından ne anlam ifade edebileceğini düşünen yok... Salla gitsin...


Sonra toz duman dağılıp karanlık dönem sona erdiğinde...


Tıpkı Ahmet Kaya’dan özür dilendiği gibi Gülben Ergen’den de özür mü dilenecek?


Ama yağma yok...


Bu sefer karanlık dönemin dümen suyuna girilmeyecek. Nokta.

 

Kürt cephesinden bazı söylentiler

 

*DTP’li de olsa milletvekili milletvekilidir. Milletvekilliği ayrıcalıklarını kaybetmek istemeyen DTP’lilerin partinin kapatılması ihtimaline yol açan arkadaşlarına hafiften kıl oldukları söyleniyor.


*Abdullah Öcalan’ın avukatları aracılığıyla İmralı koşullarından yakınması, bir tür “eylem çağrısı” olarak algılanıyor... Öcalan’ın DTP’nin kapatılmasını sağlayıp, “Tek muhatap benim” mesajını vermek istediği, Kürtler arasında en çok konuşulan gizli gündem maddesi...


*
Ahmet Türk ile Emine Ayna arasındaki ihtilaf, sanılandan daha büyük... Üslup, anlayış ve yaklaşım farkı yüzünden iki isim arasında çok büyük tartışmalar yaşandığı belirtiliyor.


*
Parti içinde Ahmet Türk kanadı daha güçlü ve daha etkin...


*
Kürtler, sanılanın aksine Ahmet Türk’ün üslubuna daha yakın duruyorlar. Emine Ayna’nın üslubu çıkmaz yok olarak görülüyor.


*
Akın Birdal ve Sırrı Sakık, parti içinde ılımlı kanatta yer alıyor. Selahattin Demirtaş ise üslubu yatıştırıcı olmakla birlikte radikal kanatta değerlendiriliyor.


*
Tokat’ta 7 askerin şehit olduğu saldırının PKK içindeki bir odak tarafından provokasyon amaçlı gerçekleştirildiği ihtimali Kürtler arasında sıkça vurgulanıyor. Amaç: Açılımı baltalayıp DTP’nin etkinliğini İmralı’ya kaydırmak olarak ifade ediliyor...

X