Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    Sosyal sorumluluk ve yetişkinliğe adım

    Prof. Dr. Orhan DERMAN - Hacettepe Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü
    04.09.2017 - 12:37 | Son Güncelleme:

    Eflatun’un dediği gibi, “Ergenlik dönemini bir dürtü zorluğu dönemi olarak düşünmemek, hayattaki en büyük yanılgıdır.” Hayatımızı en fazla şekillendiren bu yılları, çoğunlukla bir geçiş dönemi olarak düşünüyoruz. Nasıl olsa herkes bir şekilde geçiyor diye düşünüp önemsememeye kalkıyoruz ama bedelini erişkin hayata geçince biz ve çevremiz ödüyor. Erişkinlik; kurallı yaşamı bilen, sorumluluk alabilen ve dürtülerini kontrol eden bireylerden oluşursa ancak toplum bedel ödemeden mutlu olabilir. Kurallı yaşam ve sorumluluk alabilme ise ergenlik öncesi kazanılması gereken beceriler arasında yer alıyor. Bu konuda gençlere sosyal sorumluluk projeleri yardımcı olabilir.

    Hocam Prof. Dr. Erol Kınık’ın çok güzel bir sözü var: “Efendim, bazıları adolesan olarak ölürler” diyor. Hocam bu sözle, bazı bireyler erişkin hayata geçse bile ergenlik dönemini tamamlayamadıklarını vurguluyor. Gençlerin fiziksel ve cinsel gelişimlerini tamamlamaları, onların erişkin olabildikleri anlamına gelmiyor. Çünkü en son noktayı psikososyal gelişim koyuyor. ‘İdrak’ın gelişmediği her genç, bedeninin ve ruhunun coşkusu ile yaptığı her eylemden sonra, hayatta bedel ödemek zorunda kalıyor. Gençlerdeki bu coşkuyu bir Ukrayna atasözü çok güzel ifade ediyor: “Sancak bir kez ayağa kalktığında, bütün söz borazandadır.” 

    SORUMLULUK ALABİLEN ERİŞKİN OLUR
    Erişkinlik; kurallı yaşamı bilen, sorumluluk alabilen ve dürtülerini kontrol eden bireylerden oluşursa ancak toplum bedel ödemeden mutlu olabilir. Kurallı yaşam ve sorumluluk alabilme ise ergenlik öncesi kazanılması gereken beceriler arasında yer alıyor. Ergenlik, tam bir kontrol mekanizması kurabilmenin zor olduğu bir dönem. Kurallı yaşamı bilmeyen, sorumluluk alamayan bir birey dürtülerini kontrol edip ergenlikteki riskli davranışlarla nasıl mücadele edebilir ki!

    Gençler her zaman güvenli ilişkilerden, doğru rol modellerden çok olumlu etkileniyorlar. Akıllarından en çok geçirdikleri ikilemleri, “Toplum, ailem, arkadaşlarım beni adam yerine koyuyor mu?” oluyor. Ancak sorumluk alabildiklerinde, toplum tarafından erişkin bir birey olarak algılanıyorlar. Onun için lütfen gençlerimize sorumluluk verelim ve kendilerine olan güvenlerini arttıralım. Ama onlar açısından kendine güven hiçbir zaman yeterli bir nokta değil, ideal hedef kendi denetimlerini de sağlamış olmaları. Kontrolsüz güç, güç değildir.

    ÜRETEN İNSAN YAŞLANMAZ
    Toplumsal hizmet uygulamaları, gençlerin sosyal yönden gelişebilmeleri ve sorumluluk alarak sağlıklı bir erişkin olabilmeleri açısından çok önemli. Alan çalışmaları ile gönüllülük faaliyetlerinde bulunmak, onlara çok büyük faydalar sağlayacaktır. Öğrenmenin en güzel yolu öğretebilmeye çalışmak, birey olmanın en güzel yolu ise sorumluluk almak olarak ifade edilebilir. Maalesef ülkemizde gönüllülük, eğer keyfim yerinde ise, zamanım varsa yapabilecek aktivite olarak algılanıyor. Gönüllük ne kadar ciddi algılanırsa, ne kadar konulan kurallar çerçevesinde yapılırsa, o kadar hedefine ulaşabilen aktiviteler haline gelir.

    Gençler sorumluk alabildikçe erişkin olabilirken, ileri yaşlılarda ne kadar üretirlerse o kadar yaşlanmalarını öteleyebilirler. Üreten hiçbir insan yaşlanmaz. İnsan üretebildiği yaştadır. Kıyısına köşesine çekilen bir yetişkin, “emekliliğin tadını çıkarıyorum” derken aslında yaşlanmanın basamaklarından çıkıyor demektir. İleri yaştakilerin tecrübeleri ile gençlerin dinamizmlerini bir araya getirebilmek sosyal sorumluluk projelerindeki kazı kazana en güzel örnektir. Üretebilmek var olabilmenin aynasıdır.

    HERKES YAPABİLDİKLERİYLE DEĞERLENDİRİLMELİ
    Gençlerin iş bulmalarında, meslek seçimlerinin de ne kadar süre ile hangi sosyal sorumluluk projeleri içinde olduklarının tespiti; gelecekte herkes için doğru kişi olmanın temelini oluşturacaktır. İnsanlar söyledikleri ile değil, yapabildikleri ile değerlendirilmeliler. Gençlerin geleceklerindeki çalışma ve yaşam koşullarını yapılandırırken, içinde olup, aktif olarak faaliyet gösterdikleri her toplumsal hizmet uygulamalarının, onların seçilmelerinde önemli bir kriter olacaklarını bilmeleri, onlara verilecek en büyük mesaj olmalı.

    Gençlik akan bir nehre benzer, nehir iyi değerlendirilebilirse enerji üretir, toprağa can verir, eğer akışına yanlış yöntemlerle müdahale edilirse etrafına zarar verir. Dürtüleri ile baş etmekte zorluk çeken gençlere, toplumsal hizmet uygulamaları ve sosyal sorumluk projeleri, onları sağlıklı erişkin olmanın basamaklarında hızla ilerletir.

    Etiketler: yetişkinlik
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı