Sorun varsa şükredin yaşıyorsunuz demektir

Hürriyet Haber
30 Nisan 2004 - 01:51Son Güncelleme : 30 Nisan 2004 - 01:51

Adizes metodolojinin yaratıcısı Dr. Ichak Adizes, değişim sürecinin sorunlu olduğunu savunarak, ‘Sorunlarınız varsa şükredin yaşıyorsunuz demektir’ dedi. Adizes, ‘Daha az sorun istiyorsanız değişimi durdurun. Ama o da intihar etmek demektir’ diye konuştu.

KURUM ve kuruluşların da canlı organizmalar gibi bir yaşam döngüsüne sahip olduğunu savunan Adidez metodolojisinin yaratıcısı Dr. Ichak Adizes, sorunların değişimin doğal sonuçları olduğunu vurguladı. Şirketlerinde insanlar gibi doğup büyüyüp ve öldüğünü belirten Adizes, buradaki farkı ‘Yaşam süresi olarak’ tanımladı.

Birinci Rekabet Zirvesi’nde bir sunum yapan Adizes Enstitüsü’nün kurucusu ve CEO’su Ichak Adizes, değişimin sorunlarla birlikte olduğunu anlattı. Adizes şu noktalara değindi:

Büyük patlamadan bu yana değişim olduğunu biliyoruz. Türkiye’de kriz var diyorlar, olabilir değişim sürecindesiniz. Değişim sürecinde sorunlar olacaktır. Değişim yenilikleri getirirken, karar alınmasını da gerektirir. Hangi yöne devam edeceğiniz önemli değil, önemli olan statükoyu devam ettirip ettirmeyeceğiniz.

Şimdi de sorunlar ve fırsatlar için kullanılan kelime aynıdır. Sorunlar olmadan fırsat olmaz. Başkalarının sorunu sizin için fırsatsa, kendi sorununuzu niçin fırsata dönüştürmüyorsunuz.

Eğer değişimler kalıcıysa diğer bir kalıcı olanda sorunlardır. Bazen sorunların ne zaman sona erecek diye düşünüyorum. Cevap hiç bir zaman. Sorunların sona ermesi ölümdür. Bu şehirdeki en sesiz yer mezarlıktır. Şirketinizde sorunlar varsa Tanrı’ya şükredin. Bu canlı olduğunuz anlamına gelir. Daha az sorun istiyorsanız değişimi durdurun. Ama o zamanda sorunların en büyüğünü yaşarsanız. Değişimi yavaşlatmak intihar etmek demektir.

Sorunlarınız varsa iyi bir şirketsiniz, rahatlayın. Sorunları olmayan insanlar yalan söylüyordur. Ya da daha da kötüsü aptaldır farkında değildir. Bana danışanlara umarım daha büyük problemlerimiz olur ve onlarla daha iyi başa çıkabilirsiniz diyorum. Türkiye ekonomisine de dayanabilmek için size başarılar diliyorum. Büyüme daha büyük sorunlar getirir. Küçük sorunlar öleceğiniz anlamına gelir. Her zaman daha büyük sorunlara bakmak lazım. Yavaşlayamazsınız. Bir ülke yavaşlayamaz.

Değişimi yalnız nasıl yapacağınız değil, daha hızlı ve daha doğru nasıl yapacağınız da önemli. Bunu da ancak değişimi öngörererek yapabilirsiniz. Bu araba sürmek gibi bir şey. Yabancı bir şehirde yavaş giderseniz, bildiğiniz bir yolda ise hızlı. Eğer sorunları önceden tahmin edebiliyorsanız kriz yoktur.

Herşeyin bir yaşam döngüsü vardır. Şirketlerde doğarlar, gelişirler, yaşanırlar ve ölürler. Fark yaşam süresidir. Bazı şirketler kelebek gibidir, bazı şirketler ise yıldız gibi kolay kolay ölmezler. Şirketinizi bir yıldız nasıl yapabilirsiniz. Herşey bir sistemdir, yıldızlarda bir sistemin parçasıdır. Evler, elektrikli aletler ve çöplerin toplanması bile bir sistemdir. Değişim olunca alt sistemler eş zamanlı değişmezler. Uçurumlar ortaya çıkar ve bu da sorun demektir.

Çin’e değil kendinize bakın

TÜRK tekstilinin Çin ile rekabet konusunda zorlandığına ilişkin bir gazete haberi okuduğunu söyleyen Adizes, ‘Çin ile rekabeti neden fırsata çevirmiyorsunuz? Türkiye’nin rekabet gücünü 21’inci yüzyıla hazırlamak bir fırsat değil midir? Çin değil Türkiye kendi kendine bir tehdit oluşturuyor. Çin sadece bir faktör. Öncelikle kendi içinize bakmanız gerekir’ diye konuştu.

Başarı için iyi ürün ve pazarlama yetmez

DOĞAN Gazetecilik CEO’su Hanzade Doğan, Milliyet’in başarısını anlattığı Birinci Rekabet Zirvesi’nde başarının sadece iyi ürün ve pazarlama stratejisiyle elde edilemeyeceğini vurguladı. ‘Ürünün iyiyse, doğru da bir pazarlama stratejin varsa başarı elde edilir tezini çürütecek yüzlerce örnek var’ diyen Doğan, finansman ve insan kaynaklarının da önemine dikkat çekti. Doğan, başarının bu 4 faktörün harmonisiyle elde edileceğini vurgulayıp, Aydın Doğan’ın Milliyet’i aldığı 1979 yılından bu yana bir çok gazetenin kapandığını ya da sahip değiştirdiğini hatırlatarak şöyle devam etti:

‘Bu duruma düşmeyen tek gazete Milliyet’tir. Bunun en önemli nedeni liderinin sağduyusuna, gazeteye olan aşkına ve hepsinden önemlisi vizyon ve misyon çizebilmesine ve uygulama becerisine sahip olması. ‘Babasını övüyor’ demenizi istemem ama Aydın Bey, Milliyet’e sahip olduğundan bu yana okurunu hiçbir zaman aldatmadı’ dedi. Başarılı bir şirket olmak için sahip olunan markayı tanımak gerktiğini belirten Doğan, markanın doğasına aykırı hareket etmenin başarısızlık getireceğini söyledi. Bir şirketin sicilinde hiç hata olmadığını söylemenin romantizm olacağını dile getiren Doğan, ‘Hataları görüp düzeltmek ilk denemede doğru adım atabilmek kadar önemli’ dedi.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı