Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sorumsuzluk...

Oktay EKŞİ

Milletvekili sıfatının ona layık ellere verilmesinin ne kadar önemli olduğunu gösteren yeni bir olayı daha yaşıyoruz:

İlkesizlik, parlamentomuzun sadece itibarıyla değil, parlamanter rejimin sağlığı ile oynayacak yeni ve somut bir olayla karşımıza çıktı:

Düne kadar ülkenin en acil sorunlarına, örneğin çetelerle savaşabilmek veya dağdaki eşkıyayı aşağı indirebilmek için yeni yasalar çıkarılmasına hiç ilgi göstermeyen, Uluslararası Para Fonu'nun musluklarını açmak için ‘‘önce Bankalar Yasanızı düzeltin’’ şeklindeki talebine kulak tıkayan... Devletin Bütçe Yasası'nı bile çıkarmadan seçime koşan insanlar akılları şimdi başlarına gelmiş de ülke sorunlarını ele almaya karar vermişler gibi ortaya çıktılar.

İşin hazin tarafı bunların arasında parlamentodaki deneyimleriyle artık bu tür hafifliklere katılmayacağını düşündüğümüz isimler de var. Örneğin bir Yalım Erez'in, bir Ali Dinçer'in, bir Refaiddin Şahin'in, dostumuz İsmet Sezgin'in, Esat Kıratlıoğlu'nun, Metin Emiroğlu'nun, Ahmet Güryüz Ketenci'nin, Cefi Kamhi'nin, Şaban Karataş'ın isimlerini yadırgadığımızı belirtmek zorundayız.

Bu olayın bir faturası, söz konusu milletvekillerine çıkartılmak gerekirse, öteki faturasını da ‘‘milletvekili adaylarını tespit hakkını’’ iki dudaklarının arasında tutmaktan vazgeçmeyen siyasi parti liderlerinin önüne koymak gerekir.

Milletvekillerini kapı kulu gibi görür, onların temiz ve dürüstçe yapılmış bir önseçimle belirlenmesini isteyenlere kulak tıkarsanız, onlar da size, bu tavrınızla dengeli bir tepki koyarlar.

Nitekim aslında 1987 seçimlerinden önce aynı şekilde imza toplayıp TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağırmaya kalkan 101 milletvekilinin de isyanının gerisinde bu gerçek vardı.

Ancak liderlerin ödemesi gerekeni memlekete veya parlamanter rejime ödetmeye kalkmak sorumsuzlukların en büyüğüdür. Şimdi yapılmak istenen de maalesef bundan ibarettir.

Gerçekten seçimlerin hazırlıkları bu kadar ilerlemiş, adaylar belirlenmiş, kampanyanın bütün motorları ateşlenmiş iken tutup seçimleri erteletme amaçlı tertiplere girişmek, bu ülkeyi sevdiğini söyleyen hiç kimsenin yapacağı bir şey değildir.

Evet... Necmettin Erbakan kendisinin 5 yıllık siyasi yasağını delebilmek için her tertibe girebilir. Bu amaçla kendisinin müridi konumundaki (Fazilet Partili) milletvekillerini tahrik edip onların da bu teşebbüsü desteklemesini sağlayabilir.

Ama aynı tür sorumsuzluğu öteki partilerin milletvekillerinde de görmek, son derece hüzün vericidir.

Biz öyle sanıyoruz ki TBMM üyelerinin çoğunluğu, rejimi zedelemesi ve ülkede bir keşmekeş yaratması ihtimali büyük olan bu teşebbüsü doğduğu yerde boğacaklardır.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI