Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sorumlu yanı başındaki koltukta oturan Çalışma Bakanı

    Hürriyet Haber
    10.09.2014 - 02:08 | Son Güncelleme: 10.09.2014 - 02:24

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Şişli'deki asansör kazasına ilişkin, "Şimdi sorumlusu kim? Her biri topu başkasına atıyor. En son Başbakan da Başbakanlık Teftiş Kurulu'na havale etmiş; 'gidin sorumluyu bulun' diye. Aslında sorumlu çok basit, yanı başındaki koltukta oturan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı" dedi. ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de “Asansör faciası yaşandığında gözler doğal olarak bize çevriliyor ama, herkes kendi alanındaki sorumluluğu tam olarak yaptığında sistemin tıkır tıkır işler. İşin her aşamada sorumlusu belli aslında. Kimse topu başkasına atamaz” diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediyesi tarafından CHP Genel Merkezi yanında yapılan 9 Eylül Kuruluş Parkı'nın açılış törenine katıldı. "Bizim mücadelemiz kolay bir mücadele değil ama biz zor işleri başarmayı seven bir gelenekten geliyoruz" diyen Kılıçdaroğlu, 9 Eylül'ün CHP'nin kuruluş yıl dönümü olduğunu anımsattı.

    Sorumlu yanı başındaki koltukta oturan Çalışma Bakanı Çelik: Kimse topu başkasına atamaz



    Anadolu ve Rumeli Kuvayi Milliye hareketlerinin, CHP'nin kökenini oluşturduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

    "Kendimizi hep dev bir çınara benzettik. Aslında 'dev çınar' haklı bir söylem çünkü dünyada bizim kadar eski, köklü ve hala yaşayan 3 ya da 4 parti var. Eğer biz 91 yıldır yaşıyorsak, haklı olduğumuz için, halk için mücadele ettiğimi için, ezilenler için mücadele ettiğimiz için, mazlumlar için mücadele ettiğimiz için yaşıyoruz. Her gelenin bizi eleştirdiği, eleştirirken demokrasiden söz ettiği bir süreci yaşıyoruz. Eleştiriden hiçbir zaman korkmadık. Demokrasi getiren bir parti olarak hep demokrasiden yana olduk. Son kurultayımız bunun tipik bir örneğiydi. Herkes bekliyordu 'acaba bir kavga çıkar mı' diye. Niye çıksın? Herkes bekliyordu, 'karşılıklı sert söylem olacak mı?' Hayır, uygar ortamda tartıştık ve eleştirdik birbirimizi. Demokrasi örneğini verdik, bütün Türkiye'ye verdik. Bizim kurultaylarımızın bir şenlik havası içinde geçmesi için hep mücadele ettik. Tercihimizi bu yönden yana koyduk. Bizim dışımızda hangi siyasi partinin kurultayında demokrasi şöleni gerçekleşiyor?"

    Parti Meclisi (PM) seçimleri sırasında oyunu kullanmaya gittiğimde çarşaf liste dolayısıyla adaylara ait, yüzlerce binlerce afiş gördüğünü anlatan Kılıçdaroğlu, "Anladım ki demokrasinin özgürleştiği bir ortama giriyorum ben" ifadesini kullandı.

    "BİR ÇINAR FİLİZ VERMEZSE YAŞAYAMAZ"

    CHP için "Dev çınar" sözünü yineleyen Kılıçdaroğlu, bir çınarın filiz vermezse yaşayamayacağını vurguladı.

    Kılıçdaroğlu, "Genç filizlerimiz var. Bir ilki daha gerçekleştirdik. Bu PM'de yüzde 10 geçlik kontenjanının üzerinde gençler var. Gençler siyasete girmeli. Kuşkusuz hepsi milletvekili olacak değil. Ama partinin mutfağında tartışmalar nasıl oluyor, bir kültürü orada teneffüs edecekler" dedi.

    CHP'deki "cinsiyet kotasını" da hatırlatan Kılıçdaroğlu, çok sayıda kadının bu uygulama ile yönetimlerde yer aldığını belirtti.

    Kılıçdaroğlu, kadınlardan ve gençlerden kendilerine ayrılan kotaların daha fazlasını hayata geçirmelerini beklediğini de söyledi.

    ASANSÖR KAZASI

    Açılışı görkemli bir şölen havası içinde yapacaklarını ancak Şişli'deki asansör kazası nedeniyle bunu iptal ettiklerini bildiren Kılıçdaroğlu, "Maalesef iş cinayetleri sonucu 10 emekçi hayatını kaybetti. Şimdi sorumlusu kim? Her biri topu başkasına atıyor. En son Başbakan da Başbakanlık Teftiş Kurulu'na havale etmiş, 'gidin sorumluyu bulun' diye. Aslında sorumlu çok basit, yanı başındaki koltukta oturan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı. Emrinde bir sürü denetim elemanı var" diye konuştu.

    "O asansörün bozulduğunu herkes biliyor. Herkes bunun tanığı ama şimdi büyük bir olasılıkla göreceksiniz, sorumluluğu ölenlere atacaklar" değerlendirmesini de yapan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    "Tıpkı, bir hızlı tren macerası yaşadık biliyorsunuz. Pamukova'da kaza oldu, çok sayıda yurttaşımız hayatını kaybetti. Fatura sadece iki makiniste çıktı ve olay kapatıldı. Soma, hala kim sorumlu belli değil. Göreceksiniz o dosya da kapatılacak. Ama bunların takipçisi olacağız, tamamının hesabını soracağız. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. İş güvenliği diye bir kavram var. ILO'nun kuralları var, neden bu kurallara uymuyoruz? Bizim insanımızın hayatı bu kadar ucuz mu? Ölüm kapımızı bu kadar kolay mı çalmalı? Çadırda, asansörde, yeraltında hayatını kaybeden gene işçiler. Sorumlu? Siyasal iktidar sorumluluğu almıyor. Çağdaş ülkelerde şöyle bir kural var; bir iş açıldığında önce risk alanları saptanır ve riskler giderilir, ondan sonra işçiler çalışmaya başlar. Bizde açarsınız, risk oluşur, insanlar hayatını kaybeder, ondan sonra önlemini
    alırsınız. Çağdaş, uygar devletlerle temel farkımız bu."

    Parkın hayırlı olmasını dileyen Kılıçdaroğlu, acıların yaşanmadığı, huzurun ve barışın egemen olduğu bir Türkiye temennisinde bulundu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı