Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sorgu kilitlenince polisler mahkemeye sevk edildi

    Çetin AYDIN- Özge EĞRİKAR/İSTANBUL
    06 Ağustos 2014 - 18:59Son Güncelleme : 06 Ağustos 2014 - 19:02

    İstanbul merkezli 14 ilde gerçekleşen yasadışı dinleme operasyonunda, Emniyetteki işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilen 11 kişiden 1’i savcılıktaki ifadesinin ardından serbest kaldı. 10 polis ise hem kendileri hem de avukatlarının ifade alma işlemini kasıtlı olarak kilitlemeye çalıştıklarına kanaat getirerek, tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.

    Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nin yürüttüğü operasyonla gözaltına alınan ya da teslim olan 32 polis memurundan 11’i, Emniyet’teki işlemlerinin ardından dün öğle saatlerinde Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Adliye bünyesindeki Adli Tıp’ta sağlık kontrolünden geçirilen 11 şüpheli polis memuru, sorgulamalarının yapılması amacıyla soruşturmayı yürüten Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Okan Özsoy’un karşısına çıkarıldı. Sorgusu yapılan şüpheli polislerden Ömer Hüseyin Eroğlu, İstanbul Barosu tarafından atanan avukat eşliğinde verdiği ifadenin ardından serbest bırakıldı.

    SAVCI’NIN DEĞİŞMESİNİ İSTEDİLER

    Diğer şüpheli 10 polisin avukatları ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu’na bir dilekçe vererek, soruşturmayı yürüten savcı Özsoy’un müvekkillerinin sorgusundan alınarak, sorgunun başka savcı tarafından yapılmasını istedi. Avukatlar, dilekçelerinde, bir gazetede Savcı Okan Özsoy hakkında yayınlanan yazıyı gerekçe göstererek, tarafsız olamayacağını öne sürdüler. Şüpheli polisler de, avukatlarının Başsavcı Salihoğlu’na verdiği dilekçenin sonucunu bekleyeceklerini gerekçe göstererek, Savcı Özsoy’a ifade vermedi. Bu nedenle sorguya bir süre ara verildi. Ancak Başsavcı Salihoğlu, soruşturmayı yürüten Savcı Okan Özsoy’un değiştirilmesi talebini kabul etmedi.

    İFADE VERMEDİLER

    Savcının değiştirilme talebi kabul edilmeyen şüpheli 10 polis memuru Savcı Okan Özsoy’a ifade vermeyi kabul etmedi. İfade alamayan Savcı Özsoy da, polislerin soruşturmayı kilitlemeyi amaçladıkları gerekçesiyle dosya üzerinden Furkan Donkar, Haluk Ural, Hacı Şerif Erikmen, Ergün Acar, Hasan Aladağ, Ebubekir Özen, Veli Karlı, Serdar Kurtoğlu, Ebubekir Gül ve Burhan Alioğlu’nu tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk etti.
    Şüphelilerin avukatları, savcılık kararının ardından adliye önünde yaptıkları açıklamada, ifade alınmadan mahkemeye sevk işlemi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak, karara tepki gösterdi.

    “BÖYLE BİR YARGILAMA 12 EYLÜL ZAMANINDA YAPILMIŞ”

    Avukat Ahmet Aslan, “10 tane müvekkilimiz için bu açıklamayı yapan savcının bu soruşturmayı yürütemeyeceğine çünkü savcının sadece aleyhe değil, lehe olan delilleri de toplaması gerektiği için, değiştirilmesi gerektiğini, görevden alınması gerektiğini beyan eden bir dilekçe verdik. Bunu bizzat başsavcıya verdik. Başsavcı dilekçelerimizi inceledi. Sürecin uygun yürütüldüğü için taleplerimizin reddine karar veriyoruz şeklinde karar verdi. Bizim bu karardan sonra gidecek başka bir kapımız yok. Bundan sonra müvekkillerimizin ifadesine katılmayı düşünürken savcı müvekkillerimizin 10 tanesinin de ifadesini almadan tutuklanması talebiyle mahkemeye sevkine karar verdi. Bu yapılanlar müvekkillerimizin savunma hakkının kısıtlanmasından başka bir şey değildir.” dedi.

    AVUKATLARDAN İKİNCİ KAÇ İSMAİL VAKASI İDDİASI

    Öte yandan avukatlar, polislerin gözaltında tutulduğu sürede “İkinci kaç İsmail” vakasının yaşandığı iddia etti. Soruşturma savcısı Okan Özsoy’un gözaltındaki şüpheli polis Veli Karlı’ya psikolojik baskı yaptığını öne süren avukatlar, yaşanan durumu tutanağa geçirdiklerini ifade etti. Tutanağa göre şüpheli polis Veli Karlı, avukatların savcının reddini istediği sırada Okan Özsoy’un talimatıyla sorgu odasına alındı. Karlı’nın tutanağına göre olay şöyle gelişti:
    “Odaya girdiğimde savcının dışarıda müfettiş olabileceğini tahmin ettiğim sivil giyimli üç şahıs daha bulunmaktaydı. Siz rahat konuşun diyerek bu kişilerden ikisinin odadan ayrılmaları sonra yanında avukatımda yokken, savcı Okan Özsoy, önce yumuşak bir tonla “Otur Veliciğim, rahat ol” dedi. Akabinde savcı beyin karşısında oturan 45-50 yaşlarındaki sivil giyimli şahıs bana hitaben “Bu süreçten zararlı çıkacaksınız, seninle ilgili Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdürlüğü’nden bazı bilgiler geldi, senin bu konuyla ilgili bilgiler vereceğini söylediler. Çalıştığın dönemle ilgili bize bu örgütsel yapı ile ilgili bilgiler ver” dedi. Ben örgütten kastının ne olduğunu sordum. Cevaben, “Cemaat yapılanması” dedi. “Efendim ben avukatımın, savcının tarafsız olmadığı gerekçesiyle soruşturmanın kendisinden alınması için cumhuriyet Başsavcılığı’na yapacağı müracaattan dönmesini bekliyorum. Müracaatımın sonucuna göre avukatım eşliğinde ifademi vermek istiyorum” dedim.
    Bu esnada sivil giyimli şahıs devreye girerek savcıyla beraber, “Avukatını kendin mi tuttun, bu avukatlar cemaatin avukatı, size avukatı cemaat mi tuttu, avukatlar sizi kullanıyor, size örgütsel propaganda yaptırtıyor” şeklinde ifadeler ile soruşturma konusu ile ilgisi olmayan bir şekilde baskı yapmıştır. Benim bu hususlara olan itirazım üzerine, savcı bana hitaben, bu husustaki beyanımı ve ifademi almayıp, “Ben böyle ifade almam ve tutanağa da geçirmem, kanunda avukatların savcının reddi ile ilgili bir talebi olamaz. Ya ifadeni ver, ya da tutulan tutanağa ifade vermiyor ve imzadan imtina etti şeklinde katibe tutanak çıktısını aldırıp önüme koydular. O sırada, sivil şahıs devreye girerek, “Çalıştığın dönemde İstihbarat Şube’de cemaatin örgütsel yapılanması var mıydı? Cemaatin istihbarat imamı kimdi? Hiç İsmini duydun mu? Cemaat sizden düzenli olarak himmet toplar mıydı? Üstlerinizden herhangi birinin astlarına “abi” diye hitap ettiğini duydun mu? Gördün mü? Gazeteye abone oldun mu? Bildiklerini anlat, aksi halde başın yanacak” şeklinde ifadeler ile psikolojik baskı altına alındım. Daha sonra savcı bey de tutmuş olduğu tutanağı, şerh verme talebimi de kabul etmeden, imzalamaya zorladı. Bahse konu olaylara savcılık katibi de şahittir. Ayrıca güvenlik kamerası incelendiğinde de, anlattıklarımın sabit oldukları görülecektir.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı