Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sonbaharda seçim zor...

Muharrem SARIKAYA

Başbakan Mesut Yılmaz, Avrupa Konseyi liderler zirvesi için Strasbourg'a giderken, seçim tarihi ile ilgili bir soruya şöyle yanıt veriyordu:

‘‘En erken 1998'in sonbaharında, en geç ise 2000 aralık ayında...’’

Yılmaz, 2000 tarihine kadar azınlık koalisyonunun devamını olanaklı görmüyor. Başbakan Yılmaz her ne kadar kesin konuşmasa da 1998'in sonbaharına endekslenmiş durumda.

NEDEN GURBETÇİLER

Ancak ortada bir gerçek var ki, 1998'in sonbaharında bir seçim bugün için olanaksız görülüyor. Tek nedeni de yurtdışındaki Türkler...

1995 yılında değişikliğe uğrayan Anayasa'nın 67'nci maddesine göre yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları bu seçimde oy kullanacaklar.

Anayasa, ‘‘Yurtdışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler’’ diyor.

Anayasa değişikliğinin üzerinden iki yıl geçmesine karşın, ‘‘uygulanabilir tedbirleri’’ getirecek bir kanun çıkmadı.

Hükümet bu kanunu kasım ayında TBMM'ye sevk etmeyi planlıyor.

Her ne kadar Yüksek Seçim Kurulu ‘‘vekaletle oy kullanmayı’’ önermiş olsa bile, Başbakan Mesut Yılmaz yurtdışındaki Türkler'in ‘‘mektupla oy kullanacaklarına’’ karar verdiklerini, kanunun da bu düzenlemeyi getireceğini açıkladı.

Kanun kasım ayında TBMM'ye geldiğinde, bunun çıkışı ve yürürlüğe girişi ve kanuna bağlı tüzük ve yönetmeliklerin hazırlanışının ocak ayına kadar devam edeceğini konuyla ilgili hemen herkes teslim ediyor.

Konunun uzmanları ise bunların ‘‘en basit işler’’ olduğunu belirterek ekliyor:

‘‘Kanunun çıkması değil en büyük güçlüğümüz, yurtdışında yaşayan seçmen kütüklerinin tespiti...’’

Sadece Almanya'da 1 milyon 400 bini aşkın seçmenin olduğu varsayılıyor. Almanya'da kayıt dışı seçmenlerin de kütüklerin oluşumu sırasında ortaya çıkması halinde bu rakamın 1.5 milyona çıkması kaçınılmaz görülüyor.

Bu kadar kişinin adreslerinin tespitinin süratle nasıl yapılacağı ise şu an için bilinmiyor.

Almanya için hükümetin düşündüğü yöntem, 14 konsolosluğa seçmenlerin başvurarak seçmen kütüğünün oluşturulması yönünde. Ancak bunun için, bugün Almanya'da konsolosluklardaki ne kadro, ne de yazım için arzu edilen süre yeterli. Bir de yazım sonrası seçmen kütüklerinin askıya çıkıp yenilenmesi düşünüldüğünde, yazımın öyle 3-6 ayda bitebileceğine inanılmıyor.

‘‘Kamu güvenliğini sağlayamayız’’ diye seçim sandığı konulmasına izin vermeyen Almanya'nın, böyle bir yazım için izin verip vermeyeceği ise bilinmiyor.

Yurtdışında yaşayan Türkler'den sorumlu Devlet Bakanı Rifat Serdaroğlu, bütün bunların 6 ay içinde çözümleneceğine inanıyor. Serdaroğlu, oy kullanmanın şekline de karar verdiklerini belirterek bunu şöyle açıklıyor:

‘‘Mektupla olacak. Seçmene üç zarf gönderilecek. En dıştaki zarfta seçmenin adı ve adresi. Onun içindeki zarfta oyunu kullandığı anda göndereceği adresin üzerinde yazılı bulunduğu zarf olacak. En içte de oy pusulasının bulunduğu zarf olacak. Oyunu kullandıktan sonra pusuluyı zarfın içine koyup ağzını kapatacak, bunu da diğer zarfın içine koyup bize postalayacak.’’

OY KULLANIMINA BAĞLI

Almanya'daki konunun uzmanları ise kısa sürede yazımın yapılabileceğine inanmıyor ve ekliyor:

‘‘Kanun çıktıktan sonra iki yıldan az sürede seçmen kütüğü tespiti zor. Seçim tarihi de liderlerin arzusuna değil, yurtdışındaki Türkler'in oy kullanma şekline bağlıdır.’’

Serdaroğlu 6 ayda bu işi çözeceklerini söylese bile, uzmanlara bakıldığında sonbaharda seçim zor görülüyor...

X